Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Franklin seri içerisinde ki en genç karakterdir. Los Santos'un varoş kısımlarında halası Denise Clinton ile birlikte yaşamaktadır ve bir araba soyguncusudur. Franklin'in "Chop" adında Rottweiler cinsi bir kopeği vardır. Franklin hayatını araba soygunu yaparak kazanmaktadır bir soygun sırasında Michael ile tanışır ve hayatı baştan aşağı değişir.
Hayatında sürekli inişler çıkışlar olacak.Niye hep ben diyeceksin ama bu sürekli kötü şeyler yaşayacaksın anlamına gelmiyor.Sende bunun farkına varıp hep umutla güzel günler bekleyeceksin eğer çok sabırlı davranırsan her konuda mutluluk seni bekliyor ama çok karmaşık bir hayatın olduğu için sen bu mutluluğun tadını tam olarak alamayabilirsin...
Sizin ruhunuzda sanatçılık var. Bir manzara seyretmektense bazen size gerçeküstü bir manzara resmine bakmak daha fazla keyif verir çünkü sanat çoğu zaman gerçekten daha kusursuzdur. Genellikle hayalinizde bir karakter yaratırsınız ve önce ona aşık olursunuz sonra da gerçek hayattan biriyle karşılaştığınızda hayalinizdekine ne kadar benzeyip benzemediğine bakarasınız. Bu yüzden çoğu kez olduğundan başka gözüken kişiler size çekici gelir çünkü bu türdeki kişiler sizin hayalinizdeki kişiyi azçok algılarlar ve kendilerini ona benzer bir karakter olarak gösterirler. "Tanıdığımı sanmıştım" lafı sizin genelde ilişkilerinizin bitiminde kullandığınız bir sözdür. Sizin gibi sanatçı ruhlu ve sevmeye açık birinin kalbini kazanmak her ne kadar kolay olsa da bunu sürekli kılabilecek kişi hayalinizdeki mükkemel sevgiliyi unutturup size gerçekliğin güzelliğini gösterebilecek kişidir. Bu kişiyi tanıdığınızda onu hatalarıyla sevmeyi öğreneceksiniz.
Onları aşkla besliyorsunuz/ besleyeceksiniz. Günün her anında yanlarında olabilmek için kişisel isteklerinizden kolayca vazgeçiyorsunuz. İletişiminiz kuvvetli, çocuklarınız sizden utanıp sıkılmadan ağlamayı, gülmeyi, soru sormayı ve değer vermeyi öğreniyorlar/ öğrenecekler. Çocuklarınızla aranızdaki sıkı bağın doğumdan önce oluştuğunu, çocuklar büyüdükçe de kendi ihtiyaçlarını sağlayabilmek için bu bağın gevşemesi gerektiğini unutmayın. Çocuklarınız bağımsızlıklarını belirtmeye başladıklarında korkmamaya çalışın.
Hayatınızdaki insan tüm verileriyle sizin için doğru kişi tanımına uygun. Siz onunla birlikteyken ne kadar huzurlu ve mutluysanız, o da aynı oranda sizinle olmaktan dolayı bir o kadar mutlu. Herşeyden önce siz bir aradayken adeta etrafa güzel bir enerji yayıyorsunuz. İlişkinizi çıkmazlara sürükleyecek tepkilerden kaçınıyorsunuz ve yarattığınız bu huzur ortamında birbirinizin hayatlarına artı değer katıyorsunuz. Hem sizin hem sevgiliniz açısından birbirinize olan tavrınız ne kadar önemliyse diğer insanlarla olan ilişkileiniz de bir o kadar önemli. Kısacası doğru bir ilişki kurmak için doğru ve iyi insanlar olunması gerektiğinin farkındasınız. Kısacası doğru insanı bulduğunuzu söyleyebiliriz.
Kendine güven konusunda sorun yok. İnsanlar önderlik ve ilham için size güveniyorlar. Muhtemelen, yine de, bazı kesim sizin kendini beğenmiş ve ezici olduğunu düşünüyor. Doğru söylemek gerekirse egonuz epey fazla. Siz de şahsi olarak sizi öldürmeyen şeyin sizi güçlendireceğini düşünüyorsunuz. Ancak Goethe’nin ifadeleriyle “İstenilen herşeyi yapmak için insan kendini olduğundan daha iyi görmelidir"
Siz aşka aşıksınız. Aşkla birlikte ayaklarınızın yerden kesilmesi o kadar hoşunuza gidiyor ki her yerde aşkı arıyorsunuz. Öyle ki aşkın beraberinde getirdiği acılar umrunuzda olmuyor. Aşkın büyüsü sizi sardığında siz inanılmaz verici bir insan oluyorsunuz. Heyecan, adrenelain sizin için vazgeçilmez duygular arasında. Mantık evliliği sizin için kabul edilemez birşey. Hani derler ya aşk kapıdan girince mantık bacadan uçarmış, işte siz tam bu söze uyuyorsunuz. Aman dikkat edin de sizin aşka verdiğiniz bu değeri anlayabilecek birine aşık olun!
Aşk gelince, gönül ne söz dinler, ne bahane… İşte siz tam da aşkı böyle yaşıyorsunuz. İçinde bulunduğunuz ilişkiye ve kişiye kendinizi tamamen bırakıp, aşkın dalgalı kâh durgun kâh dalgalı suları içinde akıp gidiyorsunuz. Aşk, sizin yaşam besininiz. Ne geçmiş, ne gelecek sizi bugün var olan bir aşk kadar etkileyemez. Hep böyle doyasıya yaşamaya devam edin, keyfini sürün, keyfini saçın… Bugünün aşkını elinizden bırakmayın.