Sahiplenici bir yapın var. Sevgilinin senin kontrolün altında olmasını, yapacaklarıyla ilgili sana fikir sormasını istiyorsun. Sevgilini sahiplenişin onda sana karşı güven duygusunu uyandırıyor. Bu yönün sayesinde çevrendeki insanlar arasında güvenilecek biri olarak görülüyorsun. Sevgilin seninleyken kendini rahat hissediyor. Fakat sahiplenme yönününü fazla abartırsan sevgilin bu ilgiden boğulup senden soğuyabilir. Sevdiğin insana onu sahiplendiğini, onunla ilgilendiğini göstermek, hissettirmek sağlam bir ilişkinin temelidir, güven ve mutluluğu getirir. Böyle olmaya devem et tabi sevgilini sıkmadan :) (Bu Sistem Hasan HAN & Ali Sipahi Tarafından Oluşturulmuştur.)
Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Sizin doğal mesleğiniz kurtarıcılık. Bu nedenle çoğu zaman, kişisel veya aile hayatında problemleri olan insanlara aşık oluyorsunuz. "Beni hep sorunlu kişiler bulur" sizin çokça sarfettiğiniz bir cümle. Bu durumdan çok yakındığınız zamanlar oluyor fakat aksi sizin için düşünülemez. Eğer bir kişinin hiç problemi yoksa, hayatını huzur içinde yaşamayı seçmiş ve başarmış biri ise size çekici gelmeyecektir. Çünkü o kişide düzeltilmesi gereken bir yön yoktur ve bu sizin asli görevinizi yerine getiremeyecek olduğunuzu gösterir. Siz aşık olmak için; problem çözücü, onarıcı, tamir edici ve kurtarıcı vasıflarınızı kullanabileceğiniz ilişkiler ararsınız. Bu yüzden daha ziyade sorunlu olan kişiler size çekici gelir.
Gwen Stefani'de parfüm çıkaran ünlüler kervanına katıldı ve yeni kokusu L.A.M.B. piyasadaki yerini aldı bile! Parfüm açıklamasında unisex bir koku olarak geçiyor ama ben de, pek çok kişi gibi, erkekler için şekerli bir koku olacağını düşünüyorum. L.A.M.B. için kullanılan notalar: frezya, armut, menekse yaprakları, yasemin, gül, zambak, tatlı bezelye, portakal çiçeği, şeftali, vanilya çiçeği ve misk. L.(Love) A.(Angel) M.(Music) B.(Baby) yapışkan parfümler grubuna giriyor ve defalarca yıkasanız bile etkisi geçmiyor. Kısaca L.A.M.B. hedef kitlesi için (14-20 yaş gurubu) uygun ve giyilebilir bir parfüm olmuş. Şişe tasarımını da dikkat çekici buldum. Bu parfümü sevdiyseniz, Thierry Mugler'den Alien isimli parfümü de denemenizi öneririm.
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
'Nasıl yani?!?!?! Bu insan acaba aşk yaşamak için doğru insan mı diye test cevaplamış olmanız bile harcadığınız zaman açısından bir kayıptır. Yani biz olmasak bu insanın doğru olmadığını bilmiyor muydunuz? Aman diyoruz başka bişey demiyoruz. Ortak yönleriniz ve ona karşı hissettilkleriniz ile ilgili ciddi endişelerimiz var ama işin şöyle bir tarafı da var. Eğer ne olacak 1 hafta bile sürse benim için kayıp olmaz derseniz, bu durumda bize söz söylemek düşmez. Kısacası doğru insan olmanın yakınından bile geçmiyor ama sizin zamanınız bolsa bize laf düşmez :)'
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Teknik detayları isteyen ve gerçeklere dayalı yaklaşımları tercih eden bir kişiliktir. Bir konunun doğruluğunu kabül etmek için,, o konu ile ilgili bütün gerçekler ve veriler hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Konular hakkında yargıya varmak için mantık yolunda ilerler ve duygularının sonuçları etkilemesine izin vermez.
Siz de uzun süre aynanın önünden ayrılayamayanlardasınız.İşte, okulda, derste, her yerde saçlarınızla oynuyor kendinizi çok beğeniyorsunuz. Ve tabiki siz de ttk gibi kitleniyorsunuz...Baktığınız noktadan gözlerinizi ayırmadan saatlerce vakit geçirebiliyorsunuz. Kimbilir aklınızdan neler geçiyor :p Evet siz okulumuzun herkesin dilinde olan bi tanecik Tülay hocasısınız =)
Hayatınızdaki kişi yüzde yüz doğru insan olmayabilir, henüz birbirinizi yeterince tanımıyor da olabilirsiniz. Bir takım yargıları zamana bırakmanız gerekiyor. Rahatsız olduğunuz durumlarda içinize atmayıp bunu uygun bir dille karşınızdakine söylemelisiniz ki, karşı tarafın neyi niye yaptığını kavrayabilmeniz mümkün olsun, böylece hayatınızdaki kişiyle ilgili doğru çıkarımlar yapabilirsiniz. Görünen o ki siz ve sevgilinizin birbirinizi daha iyi tanımak, anlamak ve birbirinize uyum sağlayabilmek için biraz daha zamana ihtiyacınız var.Olayları daha uzaktan ve rahat bir açıdan bakabilmek için bazı yargılarınızı beklemeye alın ve dingin bir ruh haliyle ilişkinizi çözümlemeye çalışın.
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Çok ayrıntıcısınız, hem de çok. Makul ve mantıklı bir sebebin sunulmadığı, daha iyisi tarafınızdan bulunmadığı hiçbir şeye inanmanız mümkün değil. Sizin için yalnızca, bilgisini akılcı yollarla elde ettiğiniz haller, olaylar ve şeyler geçerli. Ama bilginin mutlaka kanıtlanabilir olması da gerekiyor. Analitik bakış açınızla, zaten siz deşmişsinizdir konunun altını üstünü. Çok düşünüp, kılı kırk yarmışsınızdır… Bu kadar da düşünmeyin canım! Bazen çok karmaşık zannettiğimiz şeyler aslında fazlasıyla basittir. Arada ağları sıkı örmemek, size de rahat bir nefes aldıracaktır.
En başarılı Osmanlı Padişahı.Çağ değiştiren ve İstanbul'u feth eden lider.. Dürüst,namuslu,hoşgörülü ve saygılı birisin.Çok kültürlüsün;okumayı araştırmayı yeni şeyler öğrenmeyi seviyorsun.Hümanistsin,adalet ve eşitlikten yanasın.Gösterişten yana değilsin,sadesin çünkü kimsenin senin hakkında ne düşündüğü umrunda değil.İman dolusun,inançlısın..Önüne bir hedef koymuşsan eğer onu yapmak için karşına ne gelirse gelsin kim çıkarsa çıksın ezer geçersin,asla pes etmez,kafaya koyduğun bir şeyi mutlaka yaparsın,başarılısın.Sen nereden geldiğinin ne olduğunun farkında olduğun için asla insanları küçük görmezsin.Çevrende sevilen birisin,popüler ve sempatiksin.Ayrıca insanlar bir çok konuda sana danışırlar..
Çin, Moğolistan, Rusya, Ukrayna, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Irak, Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan, Tacikistan, Afganistan, Türkmenistan, Moldova ve Kuveyt'in büyük bir bölümünü ele geçirmiştir.National Geographic'in araştırmasına göre; Cengiz Han Dünya'da en fazla ırkı devam eden kişidir. (16 milyon kişi)