Cinsiyet: Erkek Saç: Sarışın Yaş: 9 İş: Öğrenci Din: Katolik South Park'ın fakir ve en küfürbaz karakteri. İlk beş sezon boyunca birkaç istisna hariç dizinin her bölümünde ölür. Her zaman parka ve kapşon giydiğinden yüzü belli değildir. Bir tek bölümde kapşonunu çıkarır. Söyledikleri neredeyse hiç anlaşılmaz. 5.sezonda 13.bölümde ve South Park the Movie yayınlandıktan sonra tamamen öldürülerek (kanser olup) dizide artık gösterilmemeye başlamış ve onun yerini bir süre Butters almıştır.
Fenasınız! Hakikatten sizin sağınız solunuz belli olmaz. Aklınızdan pis şeyler sıklıkla geçiyor ama o da belli olmaz. “Ne yapalım ağabey, dünya fani” ya da “bir daha mı geleceğiz dünyaya” sloganınız olsa gerek. Rahatsınız, sizin için kötülük denen kavram pek bir anlam ya da ayrım içermiyor. Yargılanacak bir husus değil. Tehlikeli, kırıcı, umursamaz olabiliyorsunuz. Aman biz kendimize dikkat edelim, sizden en az hasarla geri çekilelim.
Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında daha anlamlı ve değerli aşamalar kat etmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen ya da ebeveyn gibi insanların yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz. Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk taslayabilirsiniz.. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz ya da otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir. İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü her zaman fark edemeyebilirler. Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda ya da sarhoş olduğunuzda kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları içindir. Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü 1995 yılının ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Eylül ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren Mor ve Ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Ocak 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan Mor ve Ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Ocak ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının Haziran ayında Mor ve Ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Ağustos ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi "morveotesi.com" da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002 Nisan ayında, Mor ve Ötesi; İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. Grup, 7 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde, tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 1 Ekim 2002 tarihinde Mor ve Ötesi, Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren Mor ve Ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.[1] Ocak - Şubat 2004 arasında Dünya Yalan Söylüyor albümü için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 5 Mart 2004 Cuma günü yayımlandı. Albüm 250.000'den fazla sattı.[2] İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirdi. Fikret Kızılok'un "Sevda Çiceği" adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümün üçüncü single'ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi "Küçük Sevgilim",üçüncüsü ise "Ayıp olmaz mı?" oldu. 2007 yılının sonlarına doğru kapsamlı bir Amerika ve Almanya turnesi planlayan Mor ve Ötesi, vize problemleri nedeniyle turnenin Amerika etabını iptal etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, "Deutschland 2007" adıyla Almanya turnesine çıkan grup, 10 Kasım 2007 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'nın 8 şehrinde 9 konser verdi (Berlin, Köln, Nürnberg, Rüsselsheim, Hamburg, Bochum, Stuttgart, Hannover, ve ilk konserin biletlerinin tamamının satılması nedeniyle tekrar Rüsselsheim). Mor ve Ötesi Eurovision'da Deli adlı şarkılarını söylerkenMor ve Ötesi grubu, Türkiye'yi 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda söz ve müziği kendilerine ait olan Deli (şarkı) adlı Türkçe sözlü şarkı ile temsil etmiştir. Öncelikle ikinci yarı finade yarışan grup, ilk 10'a girmeyi başarınca 24 Mayıs'taki Eurovision finaline katılmaya hak kazanımıştır. Rusya'nın şampiyon olduğu yarışmada finalde 12. sırada sahneye çıkıp, yarışmayı 138 puanla 7. olarak tamamlamıştır. Böylece Türkiye'nin Eurovision'da bu ana kadar ki en iyi 5. derecesine sahip olmuşlardır. Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup,26 Kasım 2008'de Başıbozuk (albüm) isimli albümü çıkardı.Eurovision içi kaydedilen üç şarkı Deli (şarkı),İddia (şarkı) ve Sonbahar (şarkı)'nın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Sizin beklediginiz yakinlarinizda aradiginiz hayatinizin aski aslinda sizden cok ama cok uzaklarda.Sadece birgun kavusmayi ve sizin onu bulmanizi bekliyor.Umudunuzu sakin kaybetmeyin sonucunda hayatta kazanabileceginiz ve beraber yasayabileceginiz mutluluklar otesinde bir ask var.Bizce buna deger.Sizde bunun degerini bilin ve arayisinizdan ugraslarinizdan vazgecmeyin...
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Aslinda pekte uzun sureniz kalmamis.Hatta uzakta olan akrabalariniz ve sevdiklernizden helallik toplamaya baslasaniz iyi bile edersiniz.Omrunuzun geri kalan yillarinida bilgisayar basinda gecirmeyin bizden size sadece ufak bir tavsiye herseyin tadini cikarin hicbirseyi dert edip kafaniza takmayin...
Önünüze çikan firsatlarin degerini çok iyi bildiginizi ve olanaklardan yararlamak için elinizden gelen her seyi yapmaya hazir oldugunuzu gösterin. Sizi mutluluga ulastiracak derin bir iliskiye gireceginizi müjdeler. Kimseden yardim beklemeyin. Degerlendirmelerinizi kendiniz yapin. Güveneceğiniz BİRİSİ varsa O'da sizsiniz. Parasal harcamalarınızı düzene sokmanız gerekiyor.