Seni anlamak ve seninle ilişki kurmak neredeyse imkansız. Çünkü çevrendekileri kolaylıkla kandırabiliyor ve kendi çıkarlarını herşeyden üstte tutuyorsun. Ailene zaman zaman yalan söylüyor veya yaptığın şeyleri onlardan gizliyorsun. Bu da inmsanların sana şüpheyle yaklaşmasına ve inanmamasına yol açıyor. "Küçük şeytanlıklar yapmaktan bir şey olmaz" diye düşünüp şeytana uyma., çünkü her yanlış biraz daha büyük bir yanlışa yol açar. Çığ gibi büyüdükten sonra da hatalar içinden çıkılamaz bir hale gelir. Aslında içinde kocaman bir melek var. Bir an önce ortaya çıkartmak senin elinde...
En cesur ve güçlü 0 Kan grubu Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Önünüze çikan firsatlarin degerini çok iyi bildiginizi ve olanaklardan yararlamak için elinizden gelen her seyi yapmaya hazir oldugunuzu gösterin. Sizi mutluluga ulastiracak derin bir iliskiye gireceginizi müjdeler. Kimseden yardim beklemeyin. Degerlendirmelerinizi kendiniz yapin. Güveneceğiniz BİRİSİ varsa O'da sizsiniz. Parasal harcamalarınızı düzene sokmanız gerekiyor.
Sizin beklediginiz yakinlarinizda aradiginiz hayatinizin aski aslinda sizden cok ama cok uzaklarda.Sadece birgun kavusmayi ve sizin onu bulmanizi bekliyor.Umudunuzu sakin kaybetmeyin sonucunda hayatta kazanabileceginiz ve beraber yasayabileceginiz mutluluklar otesinde bir ask var.Bizce buna deger.Sizde bunun degerini bilin ve arayisinizdan ugraslarinizdan vazgecmeyin...
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Kendinizle ve çevrenizle ilgili düşüncelere etrafınızdaki çoğu kişiden daha sık ve daha derin bir şekilde dalıyorsunuz. Üstünkörü hareketler ve konuşmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa yalnız kalmayı tercih edebiliyorsunuz. Ama yakın arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli ki bu da size ihtiyacınız olan uyumu ve gücü getiriyor. Yine de yalnız başına kalmaktan hiç sıkılmıyorsunuz.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Sen Nero'sun. Devil May Cry 4 serisinde karşımıza çıkan baş karakterdir. Kendisi bir yaratık avcısıdır. Silah olarak Red Queen adında, bir motosiklete gaz verirmiş gibi kılıcın kabzasını da o şekilde döndürerek güç verdiği ,iri kıyım bir kılıç, Blue Rose adında Magnumu andıran ama çift atar büyük bir silah ve Devil Bringer adındaki mavi ışıklar saçan sağ kolunu kullanmaktadır. Tabiki onunda her genç gibi başında bir aşk vardır.
Sonunda sushi sevmenin nedenini buldunmu? peki ya o izledigin animelere ne demeli, japon cizgi filmlerini oldum olası severdin zaten.Ne zaman amerikalıların hiroşimaya attıgı atom bombasından konu acılsa hep garip bi üzüntü duyardın içinde, belkı bir filmde rastlardın belkide bir belgeselde,japon turisteri gördügünde hep bir gülümseme olusurdu yüzünde,japon teknolojisinede hep ilgin olmustur ayrıca geysa dendigindede hep bir merak uyanmıstır icinde.Dunyanın en guzel sehirlerinden birinde,tokyodaydın...