Dünyanın en büyük lideri,Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu.. Sen de ATATÜRK gibi özel yaşamında sadelikten yanasın.Karizmatik,bilgili,zeki ve cesursun.İşlerinde sabırlı planlarında kararlısın.Özgürlüğüne düşkünsün birilerinin sana emir vermesi,yönetmesi hiç hoşuna gitmiyor.Model alınacak bir kişiliğe sahipsin ve harika olduğun için seni çekemeyenler çok ama seni bilenler,anlamak isteyenler ve gerçekten anlayanlar çok seviyor hatta onlar için vazgeçilmezsin.Çok iyimser,hoşgörülü ve merhametlisin fakat düşmanlarına karşı acımasızsın.Sen bilimi,aydınlığı ve gelişmeyi temel alıyorsun.İdeolojik görüşün Cumhuriyet rejimi;soyal,demokratik ve laik devlet anlayışını benimsiyorsun.Seni tebrik ediyor ve bu yolda ilerlemeni diliyorum..
Ooo bu ne haL ya.. Sen test kitaplarıyla dost olcksn yknda..az kaLdr başını şu yapraklardan..Biraz etrafına bak..böLe test test nereye kadar.. yeterLi oLan kadar çalış bnCe.. aYrıca yakında yani öğretmenlerin isimlerini olasılıkla ya da okuldaki öğrencilerin 3/1 'nin 2 katının 1646466 fazlasını hesapLamaya bşLrsn sen .S xD
Sen Leon'sun. Leon bir polistir. Ve başkanın kaçırılan kızını bulmak için şehrin başkanı tarafından zombi şehrine gönderilir işte bütün macera burada başlar. Yola çıktıklarında Leon arkadaşları tarafından yarıyolda bırakılır ama bu arkadaşların sonu iyi olmaz ve arabalarıyla birlikte derin bir çukura düşüp ölürler Leon ise tek başına başkanın kızı Ashley'i arama macerasına koyulur. Sonuç olarak Leon kızı kurtarır. Dönüş yolunda Ashley boş zamanında ne yapıyorsun der Leon'da mesleği gereği bunun olamayacağını söyler ve kısacası kızın çıkma teklifini reddeder. Ne kabalık ama :D:D
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Sen, önüne geleni süpüren bir elektrikli süpürge gibisin! Neredeyse bütün gün boyunca atıştırmaya bayılıyorsun. Kalori hesabı, diyet yapmak, vitamin, protein sana hiçbir şey ifade etmiyor. Bu şekilde beslenmek doğru olmadığı için, bir beslenme uzmanına danışarak neyi, ne kadar yemen gerektiğini öğrenmelisin. Ve en önemlisi, yemek aralarında gereksiz abur cuburdan uzak durmalısın!
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Beyaz Show'da Sagopa Kajmer'i Görmek İstiyor. Tanıtımı; Asıl adı Yunus Özyavuz olan Sagopa Kajmer, müzik yaşantısına Samsun'da yerel bir radyoda dj'lik yaparak başladı. Bu sırada Rapper M.C. (Rapper Mic Check) müstear ismini kullandı. İstanbul'a gelişinden bir yıl sonra, 1998'de yeraltı rap dünyasında halen varlığını sürdüren bir oluşum olan Kuvvetmira'yı kurdu. Kuvvetmira gurubunda halen kendisi, eşi Kolera ve Abluka Alarm, bulunmaktadır. 1999'da "Silahsız Kuvvet" mahlasıyla Yeraltı Operasyonu isimli toplama (compilation) albümünde yer aldı. 2001 ve 2002'de "Silahsız Kuvvet" mahlasıyla peşpeşe Sözlerim Silahım ve İhtiyar Heyeti isimli 2 albüm çıkardı. Daha sonra Silahsız Kuvvet mahlasını bırakıp Sagopa Kajmer mahlasıyla müzik yaşantısına devam etmiştir.
İnsanlar sizi doğal liderlik yeteneğinizle ama ama biraz düşüncesiz biri olarak tanırlar. Başlıktan da anlaşılacağı üzere özgürlüğünüze son derece düşkünsünüz. Hayatta her şeyi en azından bir kere yaşamak istiyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar yaydığınız bu heyecan dalgasından çok mutlular ve sizinle yakın olmak istiyorlar.