Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Ne kendinizi tam olarak dış dünyadan soyutlamışsınız, ne de merkezde olmayı seviyorsunuz. Sizin için "dengeyi tam oturtmuş" diyebiliriz. İnsanların sizinle ilgilenmesinden hoşnutsunuz. Ama biliyorsunuz ki sürekli merkezde olmak da tehlikeli... Bunun için zaman zaman geri planda kalmayı başarabiliyorsunuz.
ŞANS KAPIYI KIRINCA Konu:Yurdum ailesi, TV'deki bir yarışma programına katılır. Kuddusi Yurdum, büyük ödülü kazanabilmek için kalori tablosunu ezberden saymak zorundadır. Ancak ne olursa yarışma sırasında olur ve Kuddusi, son anda şaşırır. Aile, teselli ödülü olarak tatil kazanır. Daha önce adını hiç duymadıkları Küba yakınlarındaki Barbunya Adası'na giden aile, burada ilginç maceralar yaşar…
Sen Kratos'sun. Kratos bir tanrıdır. Silah olarak bir çok şey kullanır ama kendi silahı kollarına zincirle bağlı ateş saçan ufak kılıçlarıdır. (ufak dediğime bakmayın o silah oyunda sizi hayatta tutuyor :D) Babası ise tanrıların başı olan Zeus'tur. Babasıyla hiç iyi anlaşamamaktadır. Hatta onu gördüğü yerde öldürmek istemektedir. Tabi Zeus'ta onu. Ares adlı düşmanıda Kratosun karısını ve kızını öldürür. Kratos'un bir ara Tanrı güçleri elinden alınır ama sonra tekrar güçlerine kavuşan Kratos birçok şeyin intikamını babasından alacaktır.
Her ne kadar sürekli yalan söylemesenizde, siz tam bir yalancısı nız. İstediğiniz an, istediğiniz koşulda yalan söyleyebilir ve karşınız dakini inandırabilirsiniz. Yalan söylemek adeta sizin meziyetiniz zaman zaman bu yönünüzle gurur duyduğunuz bile olur ama her ne kadar başarılı bir yalancı da olsanız her yalan gibi sizin de yalanlarınız bile ortaya çıkmaktadır, genelde bir zaman aşımından sonra ortaya çıkar yalanlarınız bu yüzden çok dert etmezsiniz ama diğerlerinin gözünde sözüne güvenilmeyen biri haline gelmek üze resiniz.