Çok fazla umursamazsın. Sevgilin bir kızı/erkeği öpse bile onu kıskanmayacaksın. Ona çok mu güveniyorsun yada sana göre o çok mu değersiz bilmiyoruz. Bize göre onu gerçekten isteyip istemediğine karar vermelisin. Bunu kendin için yapmalısın çünkü bir ilişkide sadece tek bir sevgili olamaz. Eğer ona çok güveniyorsan, bu açıklamayı kâle alma ve bu kadar da emin olma ;)
EVLENECEĞİN KİŞİ SENİN İÇİN ÖLÜME BİLE HAZIR AMA SEN ONU YANLIŞ TANIDIĞIN İÇİN TEKLİF EDİNCE DELİ OLUYORSUN ONDAN NEFRET EDİYORSUN AMA O SENİ ÇOK SEVİYOR ONUNLA EVLENECEKSİN
Arayacak O da düşünüyor henüz “arasam mı, aramasam mı” diye. Açıkçası elinde sizden başka ihtimaller de var. O yüzden emin değil. Kendisine de pek güvenmiyor bu işlerde. Dolayısıyla referanslarınız ne kadar güçlüyse o kadar şanslı olacaksınız. Ortak tanıdıklar vs. varsa harekete geçirmekte, ama tabii asla çaktırmamakta fayda var. Aramazı biraz zaman alacak. Belki de aradığında sizin için de iş işten geçmiş olacak… Kim bilir? O kadar önemli de değil zaten. Aradığı zaman düşünürsünüz gerisini…
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz. Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz. Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini görebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz. Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz. Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz. Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz demektir. Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.
1971 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'ne seviye sınavı ile girdi. Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü'nden 1977 yılında mezun oldu. Devlet Tiyatroları'nda önce oyuncu daha sonra yönetmen olarak çalışmalar yaptı. Devlet Tiyatroları genel müdürlüğü ve genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. Yönettiği oyunlar, Rusya, Kanada, Güney Kore, İran ve Kuzey Kıbrıs'ta festivallere davet edildi. Halen Devlet Tiyatroları'nda rejisör kadrosundadır ve Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı TOBAV ile Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği TOMEB Genel Başkanıdır.