Şehirden sıkıldınız, yoruldunuz, bunaldınız. Ev sizin kaçacak deliğiniz, sığınacak kovuğunuz… Ama bir delik ya da kovuktan daha konforlu olmasında da bir sakınca yok. Mesela büyükçe bir garaj olsun ki eşiniz de siz de arabalarınızı rahatlıkla park edin. Kendi halinde bakımlı bir bahçe çocuklara da size de iyi gelir. Musluğundan hem sıcak hem soğuk suyu akmalı, arada bir jakuziye de girmeli… Küçük havuzda çocuklarla oynayıp, sonra bir kenarda güneşlenmek gibisi de olmayacak. Komşulara hem yakın, hem biraz mesafeli, küçük bir villa… Daha ne istersiniz? Fena fikir değil, umarız en yakın zamanda bir adet edinirsiniz…
1923 yılında James Jageson tarafından icat edilmemiş olsaydı bugüne kadar beklenir miydi bilemiyoruz ama kesin siz icat ederdiniz. Televizyon sizin en büyük kaçış ve rahatlama yolunuz. Ne olursa olsun izlemekten zevk alıyorsunuz. Televizyonun hemen herkesi rahatlattığını ve yoğun bir günün ardından kafa boşaltmaya büyük yardımı olduğunu biliyoruz, fakat unutmamakta fayda var: Televizyon başında geçirdiğimiz zaman içerisinde dışarıda akan kocaman bir hayat var.
Avrupaya korku salan dünyayı titreten büyük Türk kahramanı.Büyük Türk-Hun Imparatorudur.Tuna kiyilarindan Çin Seddine kadar uzayan imparatorlugun tek hakimi oldu. 750 bin kisilik ordusuyla Galya sehirlerini alt üst etti. Orleansi kusatti. Kuzey Italyayi silindir gibi ezip geçti. Avrupayi titreten bir cihangir oldu. 453 yilinda öldü.
Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler. Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli, daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar. Enerjilerini özenle kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha müsamahakardır.
Tamam, aşk konusunda konuşabilirsin ama aşık olmak denince, işte o başka bi' şey. Evet, aşk senin için önemli ama aynı zamanda kendini özgür hissetmek de istiyorsun! ! "O"ndan istediğin şeyler; sıcak ve anlayışlı omalsı, senden kendine özel zamanını çalmaması. Senin yaşamında arkadaların da var! Sonuç olarak aşık olacağın kişi hem rahat ve eğlenceki biri olmalı hem de asla canını sıkmamalı :)
Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Melodik mizaç özelliğine sahiptirler. Bunlar yaşamın tadını en iyi çıkaran, dünya nimetlerinden en geniş biçimde yararlanan kişilerdir. Hayati bir melodi gibi yaşar ve kavrarlar. İçinde bulundukları ortama çok iyi uyum gösterirler. Tüm insanlarla ve bütün varlıklarla anlaşırlar. Onlara ters düşmeden, olumlu ilişkiler kurmayı başararak yaşarlar.Amaçladıkları sonuca, büyük uğraşlara kalkışmadan, kolayca ulaşırlar. Onların bu başarılarındaki en büyük etken, dış dünyayla, sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalarıdır. Aşk hayatında karşı cinse ilgi duymasa bile en kolay "seni seviyorum"diyen gruptur.
O kadar iyisin ki! sen tam bir meleksin... hani derler ya bi kanadı eksik diye, aynen öyle. ailene her zaman doğruyu söyleyip arkadaşların için hep iyi şeyler düşünüyorsun. Çünkü onlar iyi olduğunda sen de iyi oluyorsun. Herhangi yanlış bir şey yaptığında bile dürüstlükten ödün vermiyor, bu dürüstlüğün sayesinde de her türlü durumu kolaylıkla atlatıyorsun. Ayrıca çevrendekiler de bu saflığından dolayı sana çok güveniyorlar. Bu da uzun vadeli ve başarılı arkadaşlıklar kurmanı sağlıyor. Tebrik eder şeytana uymamanı dileriz...
Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...