Seni anlamak ve seninle ilişki kurmak neredeyse imkansız. Çünkü çevrendekileri kolaylıkla kandırabiliyor ve kendi çıkarlarını herşeyden üstte tutuyorsun. Ailene zaman zaman yalan söylüyor veya yaptığın şeyleri onlardan gizliyorsun. Bu da inmsanların sana şüpheyle yaklaşmasına ve inanmamasına yol açıyor. "Küçük şeytanlıklar yapmaktan bir şey olmaz" diye düşünüp şeytana uyma., çünkü her yanlış biraz daha büyük bir yanlışa yol açar. Çığ gibi büyüdükten sonra da hatalar içinden çıkılamaz bir hale gelir. Aslında içinde kocaman bir melek var. Bir an önce ortaya çıkartmak senin elinde...
Efendi insanları seversiniz siz. Müstakbel eşinizden de düzgün bir yaşam, pratik bir zekâ ve olgun davranışlar bekliyorsunuz. Ne yaparsa yapsın, başarıya ulaşacaklardan müstakbel eşiniz. Sağlam bir kariyer sahibi, kendi ayakları üzerinde duran, sakin ve yetenekli biri. Ayrıca bilgili olduğu kadar da mantıklı da… Böyle birinden maddi ve manevi çok destek görürsünüz. Saygılı ve oturaklı yapısı ile insanlar arasında da dikkat çeken biri olur. Onu, yanınızda gururla taşıyabilirsiniz. Mutluluklar dileriz…
Çok ayrıntıcısınız, hem de çok. Makul ve mantıklı bir sebebin sunulmadığı, daha iyisi tarafınızdan bulunmadığı hiçbir şeye inanmanız mümkün değil. Sizin için yalnızca, bilgisini akılcı yollarla elde ettiğiniz haller, olaylar ve şeyler geçerli. Ama bilginin mutlaka kanıtlanabilir olması da gerekiyor. Analitik bakış açınızla, zaten siz deşmişsinizdir konunun altını üstünü. Çok düşünüp, kılı kırk yarmışsınızdır… Bu kadar da düşünmeyin canım! Bazen çok karmaşık zannettiğimiz şeyler aslında fazlasıyla basittir. Arada ağları sıkı örmemek, size de rahat bir nefes aldıracaktır.
Sakin uzulmeyin size aslinda en hos yer uygunmus.Her zaman opulmesi gereken yer adres istemez.Onemli olan dogru adrese giden yolda ise baslamaktir.Mutlu etmenin stratejik konumu diye birsey yoktur.Siz icinizden gelen o masum ve sicak opucugu sakin karsinizdakinden esirgemeyin.Kim bilir belki hosnut kalacaktir...
Onu seviyorsunuz, sevginizi de gösteriyorsunuz. Onu sevdiğiniz zaten inkar edilemez. Fakat aşkınızdan bulutların üzerinde uçmuyor, dünyayı toz pembe görmüyorsunuz. İlle de bulut üzerinde uçun demiyoruz zaten, fakat birazcık daha fazla sevgi göstermenizin de yararlı olacağı kanısındayız. Ortalama bir puan
Tamam, aşk konusunda konuşabilirsin ama aşık olmak denince, işte o başka bi' şey. Evet, aşk senin için önemli ama aynı zamanda kendini özgür hissetmek de istiyorsun! ! "O"ndan istediğin şeyler; sıcak ve anlayışlı omalsı, senden kendine özel zamanını çalmaması. Senin yaşamında arkadaların da var! Sonuç olarak aşık olacağın kişi hem rahat ve eğlenceki biri olmalı hem de asla canını sıkmamalı :)
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Her şey yolunda. Siz de çok normal bir şeysiniz. Normal insanlardan birisiniz. İlişkilerinde gayet düzeyli, kibar, yardımsever, sevecen bir insan nasıl bir kimyasal madde olabilir ki? Yıllar böylece geçer, kimse kendi kendine itiraf edemez ama bir patlama anında en yakınınızdaki insandan, eşinizden, çocuğunuzdan, ebeveyninizden şu lafı duyarsınız: “Ömrümü çürüttün ömrümü!” Haklıdır. “Ben öyle değilim, çok iyiyim, şöyle ettim, böyle ettim” diye ağlamayın şimdi. Her türlü kötülükten uzak olduğumuzu düşündüğümüz anda bile “öteki”nin hayatını zehirleriz. Azar azar, yavaş yavaş, öksürte tıksırta, keyif vere vere... Latin atasözü: Homo homini lupus Türkçe meali: İnsan insanın kurdudur by Bahtiyar Koçin
En azından ilk buşuşmanızda sessiz kalmaya çalışın, sizinle ilgili şeyleri konuşmaya biraz erken başlıyor olabilirsiniz. Karşı tarafa da biraz zaman tanımanız ve siz anlatmadan sizin bazı özelliklerinizi çözmesine izin vermelisiniz. Açıksözlülük her zaman iyidir ancak çok fazla konuşmak açıksözlülük değildir. Dinlemeyi öğrenmeniz gerekiyor olabilir. Her şeyi açık açık anlatabildiğiniz için gizemli ilişkileriniz olmaması normaldir. Zaten sırlardan çok hoşlandığınız da söylenemez.
Sizi için kararlı, ayağını yere sağlam basan, güvenlilik arayan birisi olarak görürler,Tabi damak zevkine düşkün ve boğazını seven birisi de olduğunuz kesindir ! Büyük bir servet sahibi olmak ve lezzetli yemekler yemek yaşamınızın temel içgüdüleridir. Sizi son derece inatçı bulurlar. İyice düşünüp taşındıktan sonra hedefiniz olan yere ulaşmaktan asla vazgeçmezsiniz. Önünüze çıkacak engelleri bir bir aşacak gücünüz de vardır. Tabi karşınızdaki sizden daha güçlü olursa durum değişebilir. Çok dayanıklı sayılırsınız. Ağır ve kendinden emin adımlarla ve sabırla ilerleyeceksiniz. Hedefinize inanmak kadar çalışmak da sizin tarzınızdır. Bildiğinden şaşmayan birisiniz. Engelleri tanımıyorsunuz. Güven içinde olmak sizin için çok önemlidir. Bunları sağlayacak olanlar da para ve mülktür.
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz. Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki 'ben' bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki 'ben'i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.