Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Sen aşkı, insan ruhunu canlandıran duygular sıralamasında en üst sıraya koyuyorsun. Aşık olduğunda ışık, heyecan ve canlılık saçıyorsun! Ancak "o"ndan kesinlikle beklediğin bi' şey var: Bütün dikkatini sana vermeli ve sana son derece hayran olmalı! Aşırı kalp çarpıntılarının yerine biraz gülümsemeyi koymayı denemey ne dersin ? Ayran budalası gibi her daim peşinde olamaz ya :)
Aşk vE siz asLa biR araya geLeMezsiNiz. MümküNsE karşı CinstEn MutLaka uzak duRun. Hani, " BöyLesi düşMan başına " dEnEn insaNLaR vardıR ya, O bu iNsanLardaN biRi ;) . KiminLe birLiktE oLurSa OLsun, Ona zaRaR vErEcEği KaçınıLmaz. Dünya insanLarıNıN SağLığı açısındaN Onu aciLeN biR yErE kapaMak gErEkiyOr ! biRaz abarttıM GaLibaaa :D
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Aslinda hayatinizin aski sizinle ayni mahallede yada sokakta ama siz bunun farkinda bile degilsiniz.Gozunuz hep uzaklarda yakinlara bakmak hic akliniza bile gelmemis.Bence gec olmadan bu firsati kacirmadan siz siz olun mahallenize yada oturdugunuz cevreye bir goz atin olmaz demeyin belkide olacak olan en guzel sey sizi orda bekliyor...
Sizin orijinallilik, akıl ve yaratıcılık özellikleri ile donatılmış birisi olduğunu söylemeliyiz. Farklı yönleriniz ile hemen dikkati çekiyorsunuz. Bunun yanında ne zaman ne yapacağınız da pek belli olmuyor ve insanları şaşırtıyorsunuz. Yenilikler peşinde koşan ve insanlar için faydalı bir şeyler yapmak isteyen birisiniz. Aklınıza o kadar güveniyorsunuz ki, bunun sonu kendinizi beğenmeye ulaşıyor. Başka insanların fikirlerini beğenmez bir tavrınız da göze çarpıyor. Size kısaca duyguları ile değil ama mantığı ile davranan birisi diyeceğiz ! Arkadaşlık sizin için önemli sayılır. Başkaları ile beraber çalışmayı başarıyorsunuz. Yinede insanlar arasından akıllı ve becerikli olanları daha çok beğeniyorsunuz. Özgürlüğünüze düşkünlüğünüzü pek ortaya koymasanız da için için bunun peşinde olduğunuz anlaşılır.
Tebrikler! Şans meleğiniz daima omuzlarınızda! Bu hayata hep pozitif yaklaştığınız için... Siz insanlara sevgiyle yaklaştığınızda her zaman sevgiyle karşılık bulacağınızı biliyorsunuz. O yüzden sevginizi koşulsuz bir şekilde dağıtıyor ve kat kat fazlasını geri alıyorsunuz. Şansın, mutluluğun ve kaderin elinizde olduğunun bilincinde hareket ediyorsunuz. Her daim enerji dolusunuz. Sizinle birlikte olan insanlar da mutluluk doluyor...
Sizin durumunuz için “fena değil” demek daha yerinde olur. Hem sabırlısınız hem de testimi ciddiye almışsınız. Sosyal yaşamda ve iş ortamında pratikliğinizle göz dolduruyorsunuz. Örneğin kilosu 8 YTL olan tam yağlı Ezine koyun peynirinin 1 kilo 250 gramının kaç YTL tutacağını kafadan hesaplayabiliyorsunuz.
Ponpon kuyrugunu işine geldiğinde sallayarak yürümesi ve rakiplerini erkek olsalar da dudaktan götürmesi (dikkatimi çekti de neredeyse tüm Warner Bros karakterleri erkek) hakkındaki eşcinsel iddialarini pekiştirmektedir. Kırıldığında kulaklarını indirir, o durumlarda süper sevimlidir ipnetor.
Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…
“HER BÜYÜK AŞKIN ARKASINDA SAĞLAM BİR HİKAYE YATAR.!” THE NOTEBOOK – NOT DEFTERİ Konu : Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. Yazın sonunda ise bu büyük aşkın önüne çıkan engeller bir bir kendini göstermeye başlayacak ve iki aşığın yolları ayrılacaktır...