İnsansın sen!! En alasından bi adet homosapiens'sin! Benim vampir olmaya ihtiyacım yok diyorsun..Haklısın. Sen çeşit çeşit yemeğinle ve faniliğinle mutlusun dostum :D Mahluklar içinde en tehlikelisi insan olamayan insandır zaten, kan emiciler de kim?! Ama şunu da unutma en zoru insan olmaktır ve nesli tükenmek üzere, aman dikkat :)
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Amerikalı aktris, model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi. Gerçek adı Angelina Jolie Voight’tur. Birçok dergi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilmiştir. Golden Globe, Emmy ve Oskar ödüllerinin sahibi olan ünlü oyuncu kimsesiz çocuklara yardım amaçlı projeler yürütmektedir. Filmlerinden bazıları Gia, George Wallace, Girl Interrupted, Alexander ve The Good Shepherd’dır.
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Aslinda pekte uzun sureniz kalmamis.Hatta uzakta olan akrabalariniz ve sevdiklernizden helallik toplamaya baslasaniz iyi bile edersiniz.Omrunuzun geri kalan yillarinida bilgisayar basinda gecirmeyin bizden size sadece ufak bir tavsiye herseyin tadini cikarin hicbirseyi dert edip kafaniza takmayin...
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Sarışınlar ekseriyetle kuvvetli, orijinal fikirli, her vaziyete uyar, hevesli, yaratıcı ve çeşit kabiliyetli kimselerdir. Değişikliğe bayılırlar. İyi bir şey. Ama sarışınların çoğu da lüzumundan fazla kıymet bilmezlerdir. Herhangi bir şeyin başında bitirinceye kadar durmak kabiliyetleri azdır. Canları sıkıldı mı - ki çok çabuk sıkılır- ellerindeki işi bırakıp bir yeni işe başlamayı tercih ederler. Bir kere harekete geçtiler mi yeri göğü birbirine katarlar. Kendilerini ve enerjilerini idare etmek kabiliyetinden mahrum oldukları için enerjilerini lüzumundan fazla sarf eder ve hemen yorulurlar. Sabırlı olmazlar, çabuk ve hevesle çalışırlar. Huzursuz tabiatları daima yeni heyecanların peşinde koştuğu için hercai ve belki de sadakatsiz olurlar. Sarışınlar etraflarına hakim olmayı ve söz geçirmeyi severler. İşlerinde ve özel hayatlarında liderlik etmek sevdasındadırlar. Bu hususta sarışın kadınlar daima sarışın erkeklerden baskın çıkar. Sarışın bir erkekle evli olan sarışın bir kadın kocasını ve evini istediği gibi idare etmesini bilir. Ama ev işlerinden çabuk yorulur ve bıkar. Onun için sık sık alışverişe, sinemaya, terziye veya dişçiye gider. Sarışınların bir de kuvvetli karakterde olanları vardır. Böyle sarışınlar cesur ve sabırlıdırlar. Kavgacı olmamakla beraber, karşılarındakini yatıştırmayı da bilmezler. Hisleri daima kontrol altındadır. Başkalarının işlerini merak etmez. Kendini alakadar etmeyen işlere burnunu sokmadığı gibi, başkalarının kendi işlerine karışmasından da nefret eder.