Sen Leon'sun. Leon bir polistir. Ve başkanın kaçırılan kızını bulmak için şehrin başkanı tarafından zombi şehrine gönderilir işte bütün macera burada başlar. Yola çıktıklarında Leon arkadaşları tarafından yarıyolda bırakılır ama bu arkadaşların sonu iyi olmaz ve arabalarıyla birlikte derin bir çukura düşüp ölürler Leon ise tek başına başkanın kızı Ashley'i arama macerasına koyulur. Sonuç olarak Leon kızı kurtarır. Dönüş yolunda Ashley boş zamanında ne yapıyorsun der Leon'da mesleği gereği bunun olamayacağını söyler ve kısacası kızın çıkma teklifini reddeder. Ne kabalık ama :D:D
G3, 20 adet 7.62x51mm NATO fişekli şarjörle beslenir. Tüfeğin üzerindeki değiştirme düğmesi sayesinde istenilen şekilde atış sağlanabilir. Düğme "E" veya "1" seçeneğine getirildiğinde tüfek tek tek tetiğe her basıldığında ateş alır. Eğer düğme "F" veya "20" seçeneğine getirilirse tüfek tam otomatik atış yapacaktır. Düğme "S" veya "0" seçeneğine getirildiğinde ise tüfek güvenlidir, tetik mekanik olarak devre dışı olur. Bu seçenek kaza ile ateşlenmesini engeller. Tam otomatik seçeneğinde tüfek dakikada 500-600 adet kurşun atabilmektedir. Ayrıca G3 boşken 4,25 kilogram, doluyken 4,5 kilogram çekmektedirTürkiye de G3 kullanan ülkeler arasındadır. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu(MKE), G3A7 adlı tüfeğin lisansını alarak üretmektedir ve TSK tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. G3A7, G3A3 modelinin MKE tarafından geliştirilmiş versiyonudur.
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Romantik ve tatlı birisin. Zaman zaman kırılgan görünebiliyorsun. Ama belki de sen aşık olmayı seviyorsun! Aşkı, elle tutulabilecek bi' hayal olarak görüyorsun. "O"nun bi' şair-prens/prenses olmasını hayal ediyorsun... Peki ya "son derece normal" bi' çocuk seni beğeniyorsa n'olcak ? Önündeki aşkı tepecek misin ?
Çok stres dolu bir hayata sahipsiniz. İş hayatınızdaki yoğunluk yüzünden kendinize fazla zaman ayıramıyorsunuz. Arada ufak bir Cevahir kaçamağınız olsa da hayatınızın yoğunluğu canınıza tak ediyor.Son zamanlarda yeni kolaylıklar (zincirlikuyu-söğütlüçeşme metrobüs hattı :] ) sayesinde yoğun trafiğiniz biraz daha sevimli olmuş durumda.
Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğini sorgulayan geleneksel bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız. Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar. Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız; sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz.. Fakat içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız. Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız.. Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsin iz. Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanız başarılı olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanız o işi bırakın ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek ihtiyacındasınız, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız kaçınılmazdır. Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını incelersiniz. Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır.
Salıncakta sallandıracaksınız,değil mi?Lolipop da alırsınız siz bize,e öyle ya,yala yala sallan,sallan sallan yala!100 tanesi sallandırılırsa,69.999. 900kişinin hakkı kalır ki,bu da anayasanın eşitlik ve adalet ilkesine aykırı dır.Onların ne günahı var?Hem,çoğunluğun istediği olmaz mı?Çoğunluk hakları üstün değil midir?Onların sallandırılmaya hakkı yok mu,n'etekim?!Cık cık cıkk,olmadı,size yakışmadı ki bu!Baştan alalım mı,bir daha?Memle ket,salıncak cenneti olsa..çoluk-çocuk hepsini sallandırsaaakk..dii miii?!Kızma ama birader,kendi kuyunu kazma ama birader!Keskin sirke,kendi küpüne zarar eder..Amaaa,bedava sirke baldan tatlıdır daa,ne alakaa?!
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.