Schuyler gibisin. Sen farklısın, diğer asillerden de farklısın..Eşsizsin sen! Hayat zor ama sen kendi tarzınla ayakta kalmayı başarıyorsun hep. Şimdi bırak kendini küçük görmeyi, özel olduğunun farkına var.Ayrıca sandığın kadar yalnız değilsin, etrafına bak. En önemlisi de hayallerinden asla vazgeçme. Eğer pes etmezsen ve çabalarsan kaderi baştan yazabilirsin yeter ki inan:)
Herşey Spor/Sanat a olan yatkınlığınızı değerlendirebilmeye kalmış durumda dostum daha ne bekliyorsun sen yeteneklerinle doğmuşsun tek yapman gereken sahneye adımını atmak veeee şhow başlasın demek aslında şimdiden arkadaşların senden imzalı bi foto almaları gerek gelecekte çok karizma eder :)))
Sizi için kararlı, ayağını yere sağlam basan, güvenlilik arayan birisi olarak görürler,Tabi damak zevkine düşkün ve boğazını seven birisi de olduğunuz kesindir ! Büyük bir servet sahibi olmak ve lezzetli yemekler yemek yaşamınızın temel içgüdüleridir. Sizi son derece inatçı bulurlar. İyice düşünüp taşındıktan sonra hedefiniz olan yere ulaşmaktan asla vazgeçmezsiniz. Önünüze çıkacak engelleri bir bir aşacak gücünüz de vardır. Tabi karşınızdaki sizden daha güçlü olursa durum değişebilir. Çok dayanıklı sayılırsınız. Ağır ve kendinden emin adımlarla ve sabırla ilerleyeceksiniz. Hedefinize inanmak kadar çalışmak da sizin tarzınızdır. Bildiğinden şaşmayan birisiniz. Engelleri tanımıyorsunuz. Güven içinde olmak sizin için çok önemlidir. Bunları sağlayacak olanlar da para ve mülktür.
Sizin hikâyeniz, aşkın insana özgü diğer bütün duygulardan daha güçlü bir duygu olduğuna bir örnek. Aşk, insanı zorluklara ve engellere karşı dirençli kılabilir. Tıpkı Romeo ve Juliet'in hikâyesinde olduğu gibi. Romeo ve Juliet, birbirine düşman iki ailenin çocuklarıdır. Aşklarını onaylamayan tüm kurallara karşı çıkarlar. Bu arada kendi sonlarını hazırladıklarından habersizdirler. Kader, onları nefretin kurbanı olarak seçer ve ölümleri iki aile arasındaki düşmanlığın sona ermesinin bedeli olur. Bu hikâye aşıklara engel olmaya kalkanların, eninde sonunda pişman olacaklarını anlatır.
ŞANS KAPIYI KIRINCA Konu:Yurdum ailesi, TV'deki bir yarışma programına katılır. Kuddusi Yurdum, büyük ödülü kazanabilmek için kalori tablosunu ezberden saymak zorundadır. Ancak ne olursa yarışma sırasında olur ve Kuddusi, son anda şaşırır. Aile, teselli ödülü olarak tatil kazanır. Daha önce adını hiç duymadıkları Küba yakınlarındaki Barbunya Adası'na giden aile, burada ilginç maceralar yaşar…
Sizin beklediginiz ask,aslinda size cok yakın yerde sizi bekliyor sizden habersiz.Arkadaslariniz arasinda ama siz gozlerinizi acip bakmiyorsunuz bile mutlulugu uzaklarda arayarak vakit harciyorsunuz.Biran once durumun farkina varmalisiniz.Yoksa is isten gecmis olacak bizden size tavsiye....
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.Özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur
Yok kardeşim yook,sen adam olmazsın..demedik ama,bu kadar da kökü dışarda,zehirli mahlukat ve Alman tipi badem bıyık,akıllara zarar diyoruz ama nerdeee,dinletemiyoruz ki!Peki tamam,madem köyüne geri döneceksin,gel seni bir posta arabasına,pardon,öküz arabasına bindirelim de,helalleşip ayrılalım.Varınca artık,bi kürek tezek yollar,ya da yakar dumanını salarsın da haberleşir-anlaşırız sağ-salim olduğunu!Bu halinle sol-solim olacak değilsin tabii..Engereklerden ve çiyanlardan uzak durmanı şiddetle önersek,acaba kar eder mi?Yoksa,çiyanı çiğ çiğ yerim,engereği pek severim kostaklanmasıyla bize posta koymaya mı kalkarsın?Bilemeyiz,bilmek istemeyiz.Allah ıslah etsin,memlekete bir daha yolunuz düşmesin dileriz.Zira,düşen üstümüze düşüyor,bunu gören yürek fena halde üşüyor.Bilmem,anlatabildik mi veya atlatabildik mi?(Hendek mi?Ne hendeği yahu,kanal burası kanaal!)Hangi kanal abi?Saat kaçta çıkacak bu?İyi çeek,dur bir çeki-düzen veriim kendime..Şu kılı-tüyü tariim,allasen..Duurr,kaçmaaa..İyi ama,senaryoda bu yoktu:Çok saçma yaaa..
Siz, aile kurumunun en sadık üyelerindensiniz. Sizin için, aile çok önemli. Aile, mutluluğun kaynağı, insan türünün doğal yaşam ortamı… Seçeceğiniz eş de, sizin gibi olur. Evine, eşine ve çocuklarına düşkün, düzenli yaşamayı seven biri. Üstelik yardımcı, ilgili ve fedakâr da. Bırakın gözü dışarıda olmayı, evine ve eşine o kadar bağlı ki dışarıdayken dahi aklı hep sizinle.... Onunla evlenmenizin sebebi ise hayat yolunda yanınızda sadık bir dost istemeniz. Tabii çocuklarınız için iyi bir ebeveyn olacağından da eminsiniz. Mutluluklar dileriz…
İnsanlar sizi doğal liderlik yeteneğinizle ama ama biraz düşüncesiz biri olarak tanırlar. Başlıktan da anlaşılacağı üzere özgürlüğünüze son derece düşkünsünüz. Hayatta her şeyi en azından bir kere yaşamak istiyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar yaydığınız bu heyecan dalgasından çok mutlular ve sizinle yakın olmak istiyorlar.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Birbirinize ihtiyaç duyuyorsunuz. Gün içinde sık sık araşıyorsunuz. Bazen bahaneler uyduruyorsunuz. Bazen de “sesini duymak istedim” cümlesi yetiyor. Gelecek planları konusunda biraz aceleci davranıyor. Yanınızda başkaları varken bile bir eli hep üzerinizde. Sanki “O burada işte, benim yanımda” diyor. Aşk ihtiyaca dönüştüğü gibi, ihtiyaç da aşka dönüşebilir. Bir zararı yok diyorsanız buyurun devam edin. Zaman içinde karşılıklı sevgi, saygı ve güven ilişkisi oturtabilirseniz mutlu sona erişirsiniz. Ama ben tutkulu bir aşk istiyorum diyorsanız, bu ilişki pek size göre olmayacak.
Sizi hırsınız yönetiyor. Sahip olmaya çok önem veriyorsunuz. Bu nedenle değer gördüğünüzde sizden daha iyi savunucu yok. Her durumu kendi lehinize çevirmeyi çok iyi biliyorsunuz. Güç odağı olmayı seviyorsunuz. Eğer güç sizde değilse daima güçlünün yanında oluyorsunuz. Şimdiye kadar tökezlemediyseniz bu savunma yeteneğinizden kaynaklanıyor. Her şeye bir gerekçe bulabiliyorsunuz, gerekirse şeytanın avukatı da olursunuz