Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)
Sizin en belirgin özellikleriniz arasında duygusallık, merhametli oluş,hassaslık ve sadakat göze çarpar. Adeta gözyaşlarının akmaya hazır bir insansınız. Son derece anaç ve korumaya yönelik davranırsınız. Sevdiğiniz insanların her şeyi ile ilgilenirsiniz. Bazen bu ilginiz karşı tarafı bıktıracak boyutlara çıkabilir. Sizin için sevgi, aile,baba ve anne çok önemlidir. Buna karşın maddi güven içinde bulunmayı da istersiniz. Sizin evinizden,ailenizden ve vatanınızdan uzaklaşmak son derece zordur. En göze çarpan şey sizdeki güven eksikliğidir. Yinede cesaretinizi toplayıp kazanacağınızdan emin olduğunuz alanlarda büyük bir coşku ile davranabilirsiniz. Aslında çalışkan ve girişken bir insansınız. Ama biraz telaşlı olduğunuzdan dikkatsiz davranabilirsiniz.
Amerikalı aktris, model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi. Gerçek adı Angelina Jolie Voight’tur. Birçok dergi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilmiştir. Golden Globe, Emmy ve Oskar ödüllerinin sahibi olan ünlü oyuncu kimsesiz çocuklara yardım amaçlı projeler yürütmektedir. Filmlerinden bazıları Gia, George Wallace, Girl Interrupted, Alexander ve The Good Shepherd’dır.
Siyah ve kestane saçlılar hem yapı hem de yaradılış bakımından sarışınlardan çok farklıdırlar. Evlerini çok severler. Alıştıkları hayattan ayrılmak onlara ölüm gelir ve galiba biraz da tembeldirler. Sarışınlardan daha az sabırlı, daha tedbirli, daha düşünceli, daha ağır ve titiz olurlar. Enerjilerini özenle kullanmasını bilirler. Sac rengi koyu olan bir insan titiz ve dikkatli olduğu için ayrıntılı işlerde çok başarılı olur. Sanat kabiliyeti ve sanat sevgisi kuvvetlidir. Sadık, doğru ve çok zaman dindardır. Sarışınlardan daha anlayışlı daha müsamahakardır.
'Sizin için en doğru seçenek olmasa bile iyi bir aşık olacağı kesin! Zaman ilerledikçe birbirinizi yakından tanımanız ve yaşadıklarınızdan edindiğiniz tecrübeler bu ilişkinin geleceğini tayin edecektir. Aşk yaşamaktan evliliği kastetmediğimizi düşünecek olursanız, bu durumda bu kişi ile aşk yaşamamanız için bir sebep görmüyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki her zaman daha iyi bir seçenek için arayışınız sürecektir... Olsun olsun o da iyidir... :)'
Yok kardeşim yook,sen adam olmazsın..demedik ama,bu kadar da kökü dışarda,zehirli mahlukat ve Alman tipi badem bıyık,akıllara zarar diyoruz ama nerdeee,dinletemiyoruz ki!Peki tamam,madem köyüne geri döneceksin,gel seni bir posta arabasına,pardon,öküz arabasına bindirelim de,helalleşip ayrılalım.Varınca artık,bi kürek tezek yollar,ya da yakar dumanını salarsın da haberleşir-anlaşırız sağ-salim olduğunu!Bu halinle sol-solim olacak değilsin tabii..Engereklerden ve çiyanlardan uzak durmanı şiddetle önersek,acaba kar eder mi?Yoksa,çiyanı çiğ çiğ yerim,engereği pek severim kostaklanmasıyla bize posta koymaya mı kalkarsın?Bilemeyiz,bilmek istemeyiz.Allah ıslah etsin,memlekete bir daha yolunuz düşmesin dileriz.Zira,düşen üstümüze düşüyor,bunu gören yürek fena halde üşüyor.Bilmem,anlatabildik mi veya atlatabildik mi?(Hendek mi?Ne hendeği yahu,kanal burası kanaal!)Hangi kanal abi?Saat kaçta çıkacak bu?İyi çeek,dur bir çeki-düzen veriim kendime..Şu kılı-tüyü tariim,allasen..Duurr,kaçmaaa..İyi ama,senaryoda bu yoktu:Çok saçma yaaa..
Siz tam anlamıyla bir “İstanbul”sunuz.Eğer İstanbul’da doğduysanız bu sizin için adeta bir şans demek, çünkü zaten başka bir şehirde mutlu olmazmışsınız gibi bir duruşunuz var. İstanbul hiç bir zaman öngörülemeyen karakterdedir, gizemli, cazibeli, büyüleyicidir, tıpkı sizin gibi. Hem geçmişinin izlerini taşır hem bugünü tüm realitesiyle yaşatır. Kim neyi görmek istiyorsa İstanbul’da onu görür. Tanımak, tanımlamak zaman alır.Tüm bunlar da size has özellikler değil mi? Siz nereye giderseniz gidin denizinin kokusuyla, sokaklarının sesiyle, mavi rengiyle İstanbul sizi geri çağırır ve siz bu çağrıyı kulak ardı edemezsiniz. Çünkü siz zaten "İstanbul"sunuz.
Bu dünyada seni Onun kadar çok seven biri daha olamaz. Resmen kendisini aşkına yani sizE adamışŞ. Bir çeşit "mutluluk perisi" gibi sadece Senin mutluluğunu düşünüyOr. Onunla ileriye yönelik ciddi bir birliktelik düşünebilirsin. GerçektEn Çok şansLısın. Umarım farkındasındır!
Siz bu flört konularında biraz daha geride durmayı ve emin adım larla ilerlemeyi seviyorsunuz. Karşınızdakinin hislerinden emin olmadan bir hamle yapmak sizi ürkütüyor. Bu yapınız sayesinde bir çok insanın gözünde olgun duruşu olan biri olarak yer ediyor sunuz ama iş aşka gelince onlar da sizin bu mesafeli duruşunuz yüzünden size yaklaşmakta zorlanıyor. Bu tip çekingen tavırlarınız karşınızdaki kişide “benden hoşlanmıyor” düşüncesine sebep veriyor. Hislerinizi biraz daha net ortaya koymak hatta bazen karşı tarafa ne hissettiğinizi söylemek çoğu zaman işinizi kolaylaştırabilir. İçinizden geldiği gibi davranmak her zaman daha kolaydır, var olan bir hissi saklamak ise zor ve zahmetli bir çaba gerektirir.
Çevrenizdeki herkesin bir anda ilgi odağı olabiliyorsunuz. Bütün gözler mutlaka sizin üzerinizde olmalı. Sazı elinizden bırakmıyor sunuz. Bir anda bütün bir topluluğa neşenizi saçabiliyor ve onları eğlendirebiliyorsunuz. Yalnız bu kadar sahne ışığı fazla... Ara sıra başkalarına da söz hakkı tanımalısınız.
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Bir önceki hayatınızda asil soyundan fakat maddi açıdan çökmüş bir aileye aittiniz. Ailenizin tek çocuğu olarak dünyaya geldiniz, yakın çevrenizden istemediğinz biriyle bir evilik yaparak hayatınızın bir dönemini mutsuz geçirdiniz ancak kimsenin beklemediği bir anda 40 lı yaşlarınızda hayatınızda radikal bir değişiklik yapıp başka bir ülkeye geçtiniz burada kendinizden yaşça küçük ve soylu olmayan biriyle, kimsenin onaylamadığı ikinci bir evlilik yaptınız bu evlilikten bir kızınız oldu ve hayatınızın kalanını eşinizle birlikte aynı yerde çalışarak mutluluk içinde geçirdiniz. İlk eşinize gelince sizden sonra yaptığı evlilik onun sonu oldu eşi tarafından öldürüldü.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
En cesur ve güçlü 0 Kan grubu Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve tanrı vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…