Siz, aile kurumunun en sadık üyelerindensiniz. Sizin için, aile çok önemli. Aile, mutluluğun kaynağı, insan türünün doğal yaşam ortamı… Seçeceğiniz eş de, sizin gibi olur. Evine, eşine ve çocuklarına düşkün, düzenli yaşamayı seven biri. Üstelik yardımcı, ilgili ve fedakâr da. Bırakın gözü dışarıda olmayı, evine ve eşine o kadar bağlı ki dışarıdayken dahi aklı hep sizinle.... Onunla evlenmenizin sebebi ise hayat yolunda yanınızda sadık bir dost istemeniz. Tabii çocuklarınız için iyi bir ebeveyn olacağından da eminsiniz. Mutluluklar dileriz…
Genç Osman istanbul'da dünyaya geldi.Annesi onun yetismesi için çok titiz davrandi.lyi bir terbiye ve tahsil yaptirdi. Genç Osman.zeki ve enerjik bir padisahti. Biyiklari henüz terlememis olan Ikinci Osman sima itibari iIe çok güzeldi.26 Subat 1618 senesinde, amcasi Birinci Mustafa akli yetersizligi sebebiyle ve ulemanin fetvasi üzerine tahttan indirilince padisah oldu. Çocuk yasta olmasina ragmen mükemmel ve muazzam plânlari vardi. Büyük Lehistan seferine bizzat katilarak baskomutanlik yapti. Atilgan, cesur ve gözü pek olan bu padisah yasasaydi ikinci bir fatih olurdu diyenler vardir. Ayni zamanda hattat ve sâirdi. Bir beyti de sudur: Niyetim hizmet idi saltanat ve devletime, Çalisir hasid ü bedhah aceb nekbetime. Çok büyük emeller ve plânlar üzerinde duran genç padisaha hasedcilerin hasedi kabardi. Kendisine plânlarini tatbik etmesinde yardim edecek bir vezir veya bir sadrazam bulamadi. Tarihte esine az rastlanir bir fecaatle tahttan indirilerek Yedikule Zindanlarinda bogdurularak ,sehid edildi.Ayni sene içinde Istanbul Bogazi donmus,Istanbul'dan Üsküdar'a yaya olarak geçilmisti. Yine ayni sene günes tutulma hadisesi, vâki olmustu. Babasi Birinci Ahmed'in, Sultan Ahmed Camii yanindaki türbesine defnedildi.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Zamanın en kıyıcı, sert ve kimilerine göre acımasız kabadayısıdır. Ancak tövbekar olmuştur. Yaşamının büyük bir kısmı hapishanelerde geçmiştir. Malını mülkünü akrabalarına, fakir fukaraya dağıtmış, futbola olan yatkınlığı ve sevgisi nedeniyle halı saha işine girmiştir. Hala dürüst, sözü kanun gibi kabul edilen, çevresinde, mahallesinde sayılan ve sevilen bir kişidir. Seki kabadayı arkadaşlarıyla zaman zaman halı sahada futbol oynamakta, eski günleri yad etmektedir.
Ulusalcılık, Türkiye'de 2000'li yıllarda ortaya çıkan, Atatürk'ün öngördüğü tam bağımsızlık, milli sanayinin inkişafı ve sanayide dışa bağımlılıktan kurtulma, akılcılık, laiklik gibi devletin temel kuruluş ilkelerinden kopulduğuna; milli çıkarların korunmadığına inanan, AB üyeliğine girebilmek için uluslarası platformdaki milli davalardan (kırmızı çizgiler) tavizler verildiğini, ülkenin içişlerine Osmanlı Devleti'nin yıkılışındaki gibi yabancı devletlerce karışılmasına müsade edildiğini savunan siyasi akım.[1][2][3] Ulusalcılar arasında, belirli bir siyasi partinin veya bir siyasi görüşün destekçilerinin ağırlıkta olmadığı (sol, sağ, muhafazakâr vb.) görülür
Kendilerini birleştiren dil, din, tarih veya kültür bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı olan millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan devletçi görüştür. Siyasi Partiler: Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi, Aydınlık Türkiye Partisi.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Boğa’lar maddiyata çok önem verirler. “Sahip olma” onların yaşam felsefesidir. İşlerine düşkündürler ve çok sabırlıdırlar. Başladıkları işleri disiplinli, metanetli ve sabırlı olmalarından dolayı sonuna kadar devam ettirirler. Fakat risk almaktan pek hoşlanmazlar, kendilerini emniyette hissetmek isterler. Güvenilir ve merhametlidirler. İnsanlara yardım etmekten hoşlanırlar. Kararlı, güvenilir ve sıcakkanlı olduklarından çevreleri tarafından aranan insanlardır. Somut konulara karşı ilgililerdir. Bu sayede de ruhsal olarak doyuma ulaşmışlardır. Rahatlıklarına düşkün olan Boğa’lar, lüksten ve konfordan keyif alır. Para, düşledikleri rahata ulaşmak için sadece bir araçtır. Dikkatli olmalarından dolayı çok fazla hata yapmazlar ve fırsatları değerlendirmekte ustadırlar. Diğer burçlara oranla daha az hareketli olan Boğa’lar kilo almaya eğilimlidirler. Beslenmelerine dikkat etmedikleri takdirde kalın bir vücuda sahip olurlar.
İçinde çocukluktan beri gelen "Bakkal Amca" sevgisini sadece çocukluk olarak görenlerdensin işin aslı böyle değil.Bakkal olmak senin dünyada yapabileceğin en iyi iş.Veresiye defteri tutmak, toptancılarla pazarlık yapmak, pirincin içine çakıl taşları atmak gibi senin içinde olupta, farkına varmadığın bir meslek.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.