Sende herzaman birini kurtarma dürtüsü,isteği var ve bunun için her şeyi göze alırsın.en büyük özelliğin cesaretin.büyük işler başarsanda asla mütevaziliğini kaybetmezsin.ama senin bu fazlaca cesaretin seni pinpirikli yapıyor her olaya bu kadar cesaret göstermeye çalışmasan iyi olur.kendini farkettirmeyi seven bir insansın
Terazi’ler dengeye önem verirler. Bir konu hakkında olayları ölçmeden, tartmadan, denge kurmadan karar vermezler. İlişkilerinde de dengeye önem verdiklerinden güçlü adalet duygularına sahiptirler. Haksızlığa tahammül edemezler ve herkese adil davranırlar. Kolay sinirlenmezler, genelde naziktirler fakat ısrar ve zorlanmaktan hoşlanmazlar. Bu gibi durumlarla karşılaştıklarında sabır ve nezaketlerini yitirebilirler. İyi bir konuşmacıdırlar, sakin ve yumuşak sözlerle dinleyenleri etkileyebilirler. Aşırı meraklı olduklarından başkalarının hayatlarına girmekten çekinmezler. Hayatlarındaki her şeyin güzel olmasını isterler ve arkadaşlarının sahip olduğu güzel şeyleri kıskanıp onlara ulaşmak için türlü yollara başvurabilirler. Yalnız kalmaktan hoşlanmazlar, dostluğa önem verirler. Onlar için denge ve uyum arkadaş seçiminde de önemlidir. Son derece bonkördürler, arkadaşları için paralarını gözlerini kırpmadan harcayabilirler. Yeni şeyler öğrenmekten hoşlandıkları için çabuk öğrenirler ve bu sayede de işlerinde başarılı olurlar. Terazi’ler; cazibeli ve estetiklerdir. Girdikleri ortamlarda hemen fark edilirler. Çekici ve büyüleyicidirler. Kendileri has tarzları vardır. Bu yüzden modayı takip etmek yerine kendilerine yakışanı tercih ederler. Terazi’lerin fiziksel yapıları çok güçlü olmasına karşın, güçlü değillerdir ve hastalıklara karşı dirençsizdirler.
Size çok çalışan bir tip diyemeyiz fakat okadar tembelde değilsiniz arası bişey sınava bir ay öncesinden değilde 4-5 gün önceden çalışmaya başlıyorsunuz arada sırada ödevleriniz aksıyor olabilir ve notlarınız 85-90 falan oluyor veya bazen daha fazla derslere katılımınızda normal sayılır kısacası siz normal bir tip siniz
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.