Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Muhtemelen 80'lerin sonu 90'ların başı bir gençsin, yeri geliyor hala o 90'ların rüküş kıyafetlerini dolaptan çkartıp giyiyorsun. Apartman topuklarla dolaşmayı seviyor, önce hüpletip sonra gümletiyorsun. Sucu çocuk reklamından etkilenip çocukken su satmaya kalkışmış olman kuvvetle muhtemel fakat bu eylemin sonunda annen'den azarı yemiş ve evde dizini kırıp Tazmanya Canvarını izlemişsinidir.