Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkça konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç ya da korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz. Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir. Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açık sözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür. İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdır. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hak ettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hak ettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir. Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz. Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir
Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir. Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor.