Sen bncee ilk önce sevgilini hayall etmeyi dusunmeyi ögrenn kalbinn hçç sızlamamıss göz yası ne bilmiorsunn sadecee arkanda yaralı br yurek bırakıorsun bncee senn askı anlaman icin yanlızlıgında dusunn .askı ögrenmen için illa acı cekmen gerekmior sadece sana verilen askın sevginn degerini bill seni sevene saygı dy asla onu üzme hç farkında olmassın ama onn canını yaka bilrsinn .onu kendinden soguta bilrsin.ayrılıgınıss sebebii sadecee ona karsı dydugun hislerle gösdere blrsn
Vayy kimler gelmiş kimler biz de seni bekliyorduk..Sen Edward gibisin!! Bi gümüş volvo yakışır sana:) Ama şunu unutmaV mükemmel olmak zorunda değilsin.Herkes hata yapar bu yüzden en küçük yanlışında kendinden nefret etmeyi bırak. Kusursuz olmaya çalışma artık rahat bırak kendini, işte o zaman hakettiğin o özel insanı bulacaksın:)
Büyük Zafer Lisesinin eski öğrencilerinden. Birinci sınıfta arkadaşlarıyla beraber bir öğretmeni hastanelik edince okuldan atılmış. Çok küçük yaşta çocuk esirgeme kurumuna bırakılmış. Arkadaşlarıyla serserilik yapıyor. Oktay ve arkadaşlarından önce lisenin etrafındaki düzen ondan sorulurken, bu durumun değişmesiyle Oktay ve çetesine savaş açmaya başlıyor. İçten içe okuldaki öğrencilik yıllarını özlüyor.
Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!
Siz gerçek manada bir Kapitalistsiniz. Liberalist ekonomi modeli, dünyaya hakim olma ideali... Kapitalizmin temel niteliklerine hakimsiniz ve halkınız da sizi seviyor. Silahlı kuvvetler size saygı duyuyor ve büyük bir savaş çıkarsa eğer tüm kabiliyetlerinizi göstereceğinizden eminler.
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.