Bazı sorunların, rekabetçi klasik liberalizmden kaynaklandığını düşünen kişilerce savunulur. Buna göre, insanlar yine bireysel özgürlüklerden faydalanmalıdır. Ancak bu özgürlükler sadece “sana kimse karışmıyorsa sen özgürsün” ile kurulamaz. Kapitalistler gibi eşitsizliğin, bireyin kendi sorunu, kendi beceriksizliği vb. olduğunu iddia etmezler. Negatif özgürlük kavramı, kararlı bir düzenin tesis edilmesi için yeterli değildir derler. Doğuştan ve çevreden gelen bazı şanssızlıklarla doğan insan için “negatif özgürlük”ün bir şey ifade etmeyeceğini, fakir ile zengin arasındaki ekonomik eşitsizlikten bireyle beraber biraz da devletin sorumlu olduğunu iddia ederler. Klasik liberallere karşı olarak, refah devleti kavramını benimserler ve bunun tesisi için daha çok ekonomik düzenlemeler (pozitif özgürlükler, olanaklar) gerektiğine inanırlar. Bunu da tabii ki devlet yapacaktır. Sosyal demokratlardan farkları, sosyal demokratların temellerini sosyalizmde bulmasıdır. Ancak sosyal liberalizme, klasik liberallerden gelen en büyük eleştiriler de kullandıkları yöntemin kendilerini uzun vadede sosyalizmden ayıracak kadar net olmamasıdır.
Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir. Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor.
Kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.Özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur