Dünya tarihine veya aile tarihinize damganızı vuracaksınız, burası kesin. Sizin için, insanlar; ırkınızdan olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrılır. Irkınızdan olanları sever, korur; olmayanlardan nefret edersiniz. Devletçi bir ekonomi modeli izlersiniz, orduyu güçlü tutarsınız, malum siz böyle olduğunuz sürece, her an savaş çıkabilir. Alın size Adolf hitler'den imzalı bir resim :)
1923 yılında James Jageson tarafından icat edilmemiş olsaydı bugüne kadar beklenir miydi bilemiyoruz ama kesin siz icat ederdiniz. Televizyon sizin en büyük kaçış ve rahatlama yolunuz. Ne olursa olsun izlemekten zevk alıyorsunuz. Televizyonun hemen herkesi rahatlattığını ve yoğun bir günün ardından kafa boşaltmaya büyük yardımı olduğunu biliyoruz, fakat unutmamakta fayda var: Televizyon başında geçirdiğimiz zaman içerisinde dışarıda akan kocaman bir hayat var.
Doğduğunda annesinin sütünü emmedi, daha sonra annesi rüyasında, çocuğun kendisine “Tanrıya iman etmedikçe sütünü emmeyeceğini” söylediğini gördü. Annesi bu rüyayı üç gece üst üste görünce, Tanrıya imam etti ve çocuk annesinden birkere süt emdi ve bir daha emmedi. Bir yıl sonra büyük bir adam gibi konuşmaya başladı. “Ben bir çadırda doğduğum için adımı Oğuz koymak gerekir” dedi.Her türlü bilim ve hünerde, ok atmada, kargı kullanmada, kılıç çalmada ve bilgi hususunda, aleme ün salacak gelişme gösterdi.
Doğanın ve huzurun rengi diyebiliriz yeşil için. Aynı zamanda güveni de simgeler. İnsanlar sana güveniyor. Bir sorumluluk aldığın zaman tam manasıyla yerine getireceğini biliyorlar. Verdiğin sözlerde duruyor ve hiç kimseyi hayal kırıklığına uğratmıyorsun. Ayrıca sanatsal aktivitiler konusunda oldukça yeteneklisin.