Kusura bakmayın ama söylediğiniz yalanların hiçbirine kimse inan mıyor, hatta o kadar zorlanıyorsunuz ki, insanlar sizin söyledikle riniz karşısında gülmemek için kendilerini zor tutuyor. İyisimi siz yol yakınken dönün ve yalan söylemek için kendinizi zorlamayın. Yalan söyleyememek elbetteki bir kusur değil, hatta sizi bu konu da tebrik etmek gerekir çünkü bu zamanda zor bulunan nadide bir saflığınız var.
Sevdiklerinize yapılanlar sizin dünya karşısında radikal kararlar almanıza neden olmuş.suçlularla savaşmanız kabul edilebilr birşey ama bunun arkasına sığınarak yaptığınız işkence ve katliamlar yüzünden bir çok kahraman arasında kötü olarak görülmenize neden olmuş bence metodlarınızı biraz yumuşatın
Genellikle çevrenizdeki insanların, arkadaşlarınızın, ailenizin ve önemli müşterilerinizin duygusal durumlarına karşı hassassınız. Kendi davranışlarınızın başkalarının üzerindeki etkilerinin çok iyi farkındasınız. Yine de, başkalarına ve onların ihtiyaçlarına duyarlı olsanız da kendilerinizinkini de hatırlamalısınız! Bunları dürüstçe dile getirmekten korkmayın. Dünya zaten kendini feda etmiş insanlarla dolu – bir taneye daha ihtiyacı yok! Ayrıca işteki hırsınızı ya da diğer ana rollerinizi de düşünmelisiniz. Elbette ki deadline'larınız aksamamalı, çocuklar zamanında okula bırakılmalı, projeleriniz sonuçlandırılmalı ancak, bir yerde durmalı ve size bunların dışında nelerin haz verdiğini, nelerin sizin için anlamlı olduğunu hatırlamalısınız. Bunu düzenli bir şekilde yapmayı başaramazsanız düşmanca ve alaycı bir bakış açısına bürünme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Amacınızı yitirirsiniz. Bu da verimliliğinizde, rahat ve mutlu hissetmenizdeki kabiliyetinizde düşüşe yol açacaktır. Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Hayatınıza en büyük anlam katan üç şey nedir? Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor? Bu alanlara açıklık kazandırma üzerine çalışırsanız, potansiyelinizi azamileştirme yönünde ilerleyebilir ve hayatınızda daha büyük bir verimlilik, mutluluk ve tatmine ulaşabilirsiniz.
Marvel Comics dünyasında insanlar ve mutantlar sürekli bir çatışma halindedirler. Mutantların bazıları doğuştan farklı görünümdedir ve eğer farklı görünümlerinden başka özel yetenekleri varsa bunlar doğumdan sonraki yıllarda (genellikle ergenlik yıllarında) ortaya çıkarlar. İnsanları mutantlardan ayıran tek şey insan DNA'larında bulunmayan fakat mutant DNA'larında bulunan X genidir.
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Sen Kratos'sun. Kratos bir tanrıdır. Silah olarak bir çok şey kullanır ama kendi silahı kollarına zincirle bağlı ateş saçan ufak kılıçlarıdır. (ufak dediğime bakmayın o silah oyunda sizi hayatta tutuyor :D) Babası ise tanrıların başı olan Zeus'tur. Babasıyla hiç iyi anlaşamamaktadır. Hatta onu gördüğü yerde öldürmek istemektedir. Tabi Zeus'ta onu. Ares adlı düşmanıda Kratosun karısını ve kızını öldürür. Kratos'un bir ara Tanrı güçleri elinden alınır ama sonra tekrar güçlerine kavuşan Kratos birçok şeyin intikamını babasından alacaktır.
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Aslinda pekte uzun sureniz kalmamis.Hatta uzakta olan akrabalariniz ve sevdiklernizden helallik toplamaya baslasaniz iyi bile edersiniz.Omrunuzun geri kalan yillarinida bilgisayar basinda gecirmeyin bizden size sadece ufak bir tavsiye herseyin tadini cikarin hicbirseyi dert edip kafaniza takmayin...