Sarı saçların ve siyah pantolonunun üzerine taktığın renkli kemerlerin ile ünlüsün.Kimi maçlarda suratında boya ile görülebilirsin.Oldukça iyi bir eş olduğun kardeşin Matt Hardy'den bir kavga yüzünden ayrıldın.Maç sırasında anlık patlamalar yapabiliyorsun.WWE bünyesinde en büyük taraftar grubuna sahipsin.Akla gelebilecek heryerden yaptığın Swanton Bomb hareketi ile rakiplerine korku salıyorsun. .Bunun yanında bir diğer bitirici hareketin de Twist of Fate.Seniiin adııın Jeff Hardy
Öss adeta sizin hayatınızın bir parçası olmuş, siz araştırma yapmayı,kitap okumayı çok seven birisiniz, sizin için öss yi kazanmak zaten garanti olan bişey,siz hangi üniversiede okuyucağınızı(boğaziçi,odtü,cerrahpaşa) düşünüyosunuz.belkide şirin uslu bi öğrenci olursan dereceye bile girersin ;)
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…
Ah o partiler ne kadar yorucu sizin için?.. Zannediyorsunuz ki en iyi parti çevreye en az rahatsızlık verendir. Oysa insanlar partilere dağıtmak ve dağılmak için giderler. O yüzden her şeyi kontrol altına almaya çabalamak anlamsız. Gereksiz şımarıklıklar, anlamsız gürültüler partilerin olmazsa olmazları... Partilerin doğal koşullarıyla mücadele etmeyin. Bir huyunuz daha var vazgeçme niz gereken.Partilerde çöpçatanlık yapmayın... “Gecenin çöpçatanı ben olacağım” derken kendi kısmetinizi kapatıyor olabilirsiniz... Söylemedi demeyin... Herkesi kendi haline bırakın... Göreceksiniz siz de partilerde sahiden eğlenmeye başlayacaksınız.
Daha çok sırlarla dolu kendi halinde yasayan sevgisini de üzüntüsünü de kendi halinde yasayan, cevredeki etkenlere ve cevresinde gelişen olaylara sessiz kalan insanlardır!!!Daha cok yasadığı büyük olaylardan sonra kendi kabuğuna çekilmiş insanlardır...Karamsar olanlar olduğu gibi mutlu olup iyimser ama bunu sadece kendi yasayan insanlarda bu kategoridendir....Çok fazla paylaşmadıkları için bir yönden de bencil kişilerdir tabii bir kısmı....Daha çok sevdikleriyle konuşmalı bir şeyler paylaşıp sevgisini de üzüntüsünüde beraber yasayarak sevgilerini güçlendirmeli, hüzünlerini de hafifletmelidirler!!!Heyecanlı olmayı da unutmamalıdırlar!!!!
Sen Kratos'sun. Kratos bir tanrıdır. Silah olarak bir çok şey kullanır ama kendi silahı kollarına zincirle bağlı ateş saçan ufak kılıçlarıdır. (ufak dediğime bakmayın o silah oyunda sizi hayatta tutuyor :D) Babası ise tanrıların başı olan Zeus'tur. Babasıyla hiç iyi anlaşamamaktadır. Hatta onu gördüğü yerde öldürmek istemektedir. Tabi Zeus'ta onu. Ares adlı düşmanıda Kratosun karısını ve kızını öldürür. Kratos'un bir ara Tanrı güçleri elinden alınır ama sonra tekrar güçlerine kavuşan Kratos birçok şeyin intikamını babasından alacaktır.