Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Vayy kimler gelmiş kimler biz de seni bekliyorduk..Sen Edward gibisin!! Bi gümüş volvo yakışır sana:) Ama şunu unutmaV mükemmel olmak zorunda değilsin.Herkes hata yapar bu yüzden en küçük yanlışında kendinden nefret etmeyi bırak. Kusursuz olmaya çalışma artık rahat bırak kendini, işte o zaman hakettiğin o özel insanı bulacaksın:)
Fenasınız! Hakikatten sizin sağınız solunuz belli olmaz. Aklınızdan pis şeyler sıklıkla geçiyor ama o da belli olmaz. “Ne yapalım ağabey, dünya fani” ya da “bir daha mı geleceğiz dünyaya” sloganınız olsa gerek. Rahatsınız, sizin için kötülük denen kavram pek bir anlam ya da ayrım içermiyor. Yargılanacak bir husus değil. Tehlikeli, kırıcı, umursamaz olabiliyorsunuz. Aman biz kendimize dikkat edelim, sizden en az hasarla geri çekilelim.
Parlatıp da satamayacağınız herhangi bir ürün ya da hizmet yok. Bir şeyi parlatmak için öyle simlere, altın tozlarına vs. ihtiyaç da duymuyorsunuz… Neşeniz yetiyor. İnsanların mala mülke değil, gülmeye ihtiyacı olduğunu erken zamanda keşfettiniz. Kimseler tutamadı sizi. Aldınız hızınızı gittiniz… Önünüzde daha uzuuuuuun da bir yol var. Neşeniz bazen işinizi, insanları, ilişkilerinizi ciddiye almadığınız kanaatine neden oluyor. Hiç de öyle değil. Ekmek kapınızı da, ahbaplarınızı da, hatta bahçenizdeki börtü böceği de önemsiyorsunuz. Zaten bu yüzden uğraşıyorsunuz herkesin gözünün içi gülsün diye. Onlara hayatı akla gelmedik yönlerini gösteriyorsunuz. Zekânızla bin dereden su getirip keyiflerini yerine getiriyorsunuz. Arada taşlayıp, tapanlayıp kendilerine gelmelerini sağlıyorsunuz. Gene de yaranamadığınız, malınızı satamadığınız zamanlar olmuyor değil. Eh, siz zaten en çok kendinize gülüyorsunuz.