Ronaldo de Assis Moreira (d. 21 Mart 1980), Brezilya doğumlu futbolcu. Daha çok Ronaldinho veya Ronaldinho Gaûcho adlarıyla bilinir. Ronaldinho, Portekizce'de "Küçük Ronaldo" anlamına gelir. Bu lakabın sebebi ise Ronaldinho'nun küçük yaşlarda (o sırada Inter Milan'da oynayan) Ronaldo'ya duyduğu hayranlıktır. Gaûcho ise Brezilya'nın güneyindeki Rio Grande do Sul bölgesinde bazı futbolculara takılan, "mutlu" anlamında bir lakaptır.
Senin için dedikodu vazgeçilmez bir eğlence. Etrafında olup bitenlerin hepsini ama hepsini öğrenmek , bir ayrıntıyı bile kaçırmamak istiyorsun. Ama bu kadar olmaz. :D Paraya , lüks yaşama çok önem veriyorsun. Para her şeyden önce geliyor senin için. Ve tabii insanların hakkında düşündükleri de çok umrunda. Herkesin gözünde bir numara olmak , herkesi kıskandırmak istiyorsun. Bence kendine engel olmalısın. xD
Siz ortami hareketli ve kipir kipir yapmasini bilen Tekila gibisiniz.Hayati yasama tarziniz cok hizli ve hareketli.Kendinize dur diyemiyorsunuz,buda sizi siradisi ve cekici yapiyor.Sevilmenizin cok nedenleri var bunu her zaman korumayi beceriyorsunuz.Neseniz daimi hayatiniz her zaman boyle renkli ve hareketli olmasi dilegiyle...
Siz hayatınızın büyük bir kısmını gönüllü köle olarak geçiriyorsunuz. Bu, "efendinizi" seçtiğiniz anlamına geliyor. Kısacası verici, özverili, yani alturistsiniz. Sevdiklerinize kul köle olmak size haz veriyor. Ama bazen bu vericilik dozunu kaçırıyorsunuz, unutmayın ki bunu hak etmeyenler de var.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.