Boga saglamdir, degismez ve asla sükunetini bozmaz. Onlar nadiren karsisindakinin canini yakacak bir hareket yapar. O sadece herkesin kendisini rahat birakmasini ister. Üzerinde bir baski hissettigi an inatçi olur ama bir Boga'ya inatçi oldugunu söylemenin hiçbir yarari yoktur, çünkü o bu defa inatçi olmadigi yolunda inat edecektir. Boga'nin öfkesi nadiren kabarir, ama birden çileden çikinca yolunun üstüne çikan herseyi ezer geçer! Bazilari o kadar kontrollüdür ki, tüm yasamlari boyunca bir ya da iki kez saldiriya geçerler. Boga karsi cinse büyük bir ilgi duyar ama onun oyunlari içinde, herhangi bir zevkin pesine saldirganca düsmek yoktur. Boga pek az üzülür, sinirlenir ve tirnaklarini yer. Isler istedigi gibi gitmeyince somurtup düsüncelere dalabilir, ama sinirli bir tip degildir. Boga insanlari, tipik ev kedileridir. O topraga yakindir ve eninde sonunda bir gün o ya da bu sekilde toprak duygusuna yakalanacaktir.Vasat bir Boga, güçlü bir yapiya sahip olarak, fevkalade sagliklidir.
Faşist Lider..Almanya'nın führeri,yahudilerin düşmanı.. Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Belki bir zamanlar sizden daha mükemmel bir çift yoktu ama artık ne değiştiyse eski heyecanınızı kaybetmişsiniz.Belki hala güzel günler geçiriyorsunuz ama hayatın monotonluğuna kendinizi kaptırıp birbirinizi basit birer ALIŞKANLIK haline getirmişsiniz.Kimbilir eski günlere dönmek belkide mümkündür...
Siz sadece arkadasinizi sevip saymiyorsunuz onu gercekten onemseyip kendi parcanizmis gibi kabulleniyorsunuz.Bu da sizin degerinizi ve sevginizi her zaman onemli kiliyor.Sizin kendinizi bir baskasina kabullendirmeye yada anlattirmaya ihtiyaciniz yok icinizle disiniz bir sizi bilen biliyor.Bulunmasi zor olan arkadaslardansiniz...
Siz tam anlamıyla bir özgür ruhsunuz.Aykırılık sizin doğanızda var. Herkezin yaşadığı yerlerde yaşayamaz, kısıtlamalara tahammül edemezsiniz.Kendine has dünyanız ile diğerlerinden kabul beklemek size göre değildir.Işte bu yüzden siz özgürlükler şehri Amsterdamsınız kimin ne yaptığını sorgulamayan, iyi kötü ayrımının diğer şehirlerden çok farklı kriterlerle belirlendiği hatta belirlenmediği şehir Amsterdam. Siz de Amsterdam gibi sıradışı bir hayatın insanısınız günlük rutinlerden çabuk sıkılır, birçok insanın konfor tabir ettiği özelliklere burun kıvırırsınız. Tatil anlayışınız bile bu nedenle en sade ve bohem olanından yanadır. “Amsterdam” adeta sizin göbek adınız.
Bedeni güçlendirir. Özellikle kalp, kaslar ve sinir sistemi ile ilgilidir. Beden dışı deneyimler karşısında duyulan korkuyu yatıştırır. Beden ve ruh dünyaları arasında sürekliliği ve anlayışı sağlar. Duygusal yaraların iyileşmesini sağlar. Enerjisi, ölümcül derecede hasta olanlara iyi gelir. İletişimin iyileşmesine yardımcıdır. Kişinin yaşamına anlam katmasına, yaşamına değer vermesine yardım eder. Değişimleri kabullenmeyi kolaylaştırır. Kişiye kendini ifade etme gücü verir. Rahatlatıcı, sakinleştirici ve huzur vericidir.
Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Kopekler..Kopekler..Kopekler.. Tabiki insanın can dostudur .. Onları cok seviyorsunuz.. hatta bazen onlar gibi davranabiliyorsunuz.. Canınız birsey istediğinde cekinmeden alıyorsunuz :) alamadığınızda bağırıp cağırdığınız bile olabiliyor.. :) Tabikide cevrenizdekilere karsı sadık ve guvenilirsiniz.. Pozitif enerjinizi burdan bile hissedebiliyorum.. Aferin Aferin :) Böyle devam..
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkça konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç ya da korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz. Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir. Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açık sözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür. İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdır. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hak ettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hak ettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir. Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz. Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden ya da arabuluculuk yapan birisiniz demektir
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...