İnsanlar sizi taze, canlı, çekici, eğlendirici, pratik ve daima ilginç birisi olarak görürler; her zaman ilgi odağı olan ama çok aşırıya kaçmayacak kadar da dengeli birisi.. İnsanlar sizi ayrıca iyiliksever, düşünceli, anlayışlı ve kendilerini neşelendiren ve rahatlatan birisi olarak tanırlar.
Üçüncü Selim Istanbul'da dogdu. Sarayda çok güzel bir Sekilde yetistirildi. Edebiyata ve güzel yazi yazmaya çok merakli idi. Yazmis oldugu hat ve levhalardan bazilari cami ve türbelerde asilmistir.Arapça ve Farsça lisanlarina fevkalade vakifti. Çok merhametli ve nazik tabiatli idi.1793'de Nizam-i Cedid askeri teskilâti kuruldu.1798'de Napolyon'un Misir'a saldirmasiyla, Fransa ile savas basladi.Napolyon'a karsi meshur Akka müdafaasi yapildi.1807'de Kabakçi ihtilâli oldu. Bu ihtilâlle Üçüncü Selim tahttan indirildi. Bir sene sonra da 46 yasinda iken sehid edildi.
Yaşınız kaç olursa olsun siz kırılgan ve hassas bir çocuk ruhu taşıyorsunuz. İncinmekten ve kırılmaktan bu kadar çok korktuğunuz için sizi koruyabileceğini düşündüğünüz kişilere aşık oluyorsunuz. Örneğin karşı cinsten birisi bir şekilde sizin bir derdinize çare bulsa, size bir konuda yardım etse, o kişi sizin gözünüzde çok daha çekici biri haline geliyor. Karşınızdakinden hassasiyet beklediğiniz kadar siz de çok özenli davranıyorsunuz. Sizin bu özeninizi ve ince ruhunuzu anlayan biri karşınıza çıktığında mutluluk sizin için kaçınılmaz olacak.
Avrupaya korku salan dünyayı titreten büyük Türk kahramanı.Büyük Türk-Hun Imparatorudur.Tuna kiyilarindan Çin Seddine kadar uzayan imparatorlugun tek hakimi oldu. 750 bin kisilik ordusuyla Galya sehirlerini alt üst etti. Orleansi kusatti. Kuzey Italyayi silindir gibi ezip geçti. Avrupayi titreten bir cihangir oldu. 453 yilinda öldü.
1934'de ss'e katilmasini takiben yahudi politikalarinda otorite ve yetkili kisi olarak gorev yapmistir. filistine ziyaretler duzenleyerek oradaki milliyetci araplarla dahi yahudi konusu uzerinde fikir teatisinde bulunmus, filistin/ kuduse bir yahudi gocunun gerceklestirilemeyecegini yerinde gozlemlemistir. daha sonrasi ise daha bildik bir hikayedir, agirlikli gorus toplama kamplarina ve nihayetinde final solution'in islerlige konmasina kadar vardiracaktir olaylari. 1944'de eichmann'a dort milyonu dogal sebepler iki milyonu ise gaz odalarinda olmak uzere toplam alti milyon yahudinin olduruldugunu rapor etmistir. bir subayina da "alti milyon yahudiyi oldurmus oldugum gercegi ile mutlu olecegim" dedigi iddia edilir. subat 1945'de almanya'dan arjantin'e kadarak ricardo klement sahte kimligiyle kendine yeni bir hayat kurmustur. ancak sahane bir israil operasyonu ile geri getirilerek, yargilanip suclu bulunmus ve 31 mayis 1962'de idam edilmistir.
İŞte bu siz karışık zamanlarda ortaya çıkar ve geniş kitleleri etrafınızda toplayabilirsiniz eğer bu yeteneğinizi hayalinizle birleştirirseniz ki bunun için sıkı çalışmak gerek istediğiniz her alanda unutulmuyacak kişiler arasına girebilirsiniz sanat,spor,siyaset,din hangisine yetenekli oldugunuza karar verin yeter kaderiniz size yol gösterecektir ;)
Siz sadece arkadasinizi sevip saymiyorsunuz onu gercekten onemseyip kendi parcanizmis gibi kabulleniyorsunuz.Bu da sizin degerinizi ve sevginizi her zaman onemli kiliyor.Sizin kendinizi bir baskasina kabullendirmeye yada anlattirmaya ihtiyaciniz yok icinizle disiniz bir sizi bilen biliyor.Bulunmasi zor olan arkadaslardansiniz...
Sevdiğin kişi için her türlü zorluğu göze alan birisin. Onu incitmemek pahasına ne olursa olsun yaparsın. Bu özelliğinin iyi tarafı olduğu gibi kötü taraflarıda var.Bazen senin açından doğru olan şeyler karşıdaki kişi için olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.bazı durumları tam anlamıyla anlamadan yanlış adımlar atıyorsun.biraz daha dikkatli olmalısın.unutma ki sevdiğinden ayrılan tek kişi sen değilsin!!
“Ben diktatör olsaydım sen bana bunu soramazdın. Bir takım inkılap zaruretiyle bir takım yenilikleri kabul ettirmeye çalışan adam diktatör değildir! Diktatör, hoşgörüsü olmayan adamdır. Karşısında her fikir söylenemeyen adamdır. Diktatör, kendi düşüncelerine aykırı fikir söyleyenlere kin güden adamdır. Bunun haricinde diktatörlük, tehlike, inkılap, fevkalade zamanlarda lâzım bir demokrasi müessesesidir. Demokrasi tarihinde böyle muvakkat böyle muvakkat diktatörlüklere rastlanır. Benim, on beş senedir, bazı fikirleri bu memleket hayrına kabul ettirmek için sarf ettiğim gayretlerde hiç bir şahsi endişe yoktur. Benim, belki demokrasinin anladığı manada diktatörlüğe benzer hareketlerim görülmüştür. Fakat, Tiran asla olmadım.” Yani ulu önder Atatürkü diktatör olarak düşünenler olabilir fakat o milletinin iyiliğinden başka birşey düşünmeyen bir insandı.Bir diktatör değildi. Sonuç=Sen bir diktatör değilsin ama bir nebze de olsa Atatürk gibi düşündüğün için büyük gurur duyabilirsin.
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Sizin beklediginiz yakinlarinizda aradiginiz hayatinizin aski aslinda sizden cok ama cok uzaklarda.Sadece birgun kavusmayi ve sizin onu bulmanizi bekliyor.Umudunuzu sakin kaybetmeyin sonucunda hayatta kazanabileceginiz ve beraber yasayabileceginiz mutluluklar otesinde bir ask var.Bizce buna deger.Sizde bunun degerini bilin ve arayisinizdan ugraslarinizdan vazgecmeyin...
Sınırsız hayal güçleri olsa da Kova’lar gerçekçi, ileri görüşlü ve akılcıdırlar. Bencil olmayan Kova’lar, insanlara olan sevgileri ile tanınırlar. İnsanları mutlu etmeyi; ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanların aynı imkanlara sahip olmasını isterler. Hümanist, idealist ve entelektüellerdir. Modern görünüşlerine rağmen dik kafalı, inatçı ve sabit fikirlilerdir. Herkesle kolayca iletişim kurabilirler fakat ne kadar samimi ve dostça davransalar da arada mutlaka mesafe bırakırlar. Kısıtlanmaktan hoşlanmayan Kova’lar özgürlükleri için her türlü özveride bulunurlar. Bir kişiye bağlanmaktan hoşlanmazlar. Bu yüzden de aile yaşamı zor gelir. Yeniliklere ve değişikliklere açık olsalar da alışkanlıklarını kolay değiştirmezler. Çok yönlü oluşlarından zor anlaşılırlar. Dürüst ve güvenilirlerdir. Kendi işlerini yapmaktan büyük keyif alırlar. Maddiyata önem vermezler. Kova’ların çok fazla sağlık sorunları olmaz. Çünkü hastalıklara karşı dayanıklı ve tedbirlidirler. Farklılığı seven Kova’lar farklı spor ve aktivitelerden hoşlanırlar.
Efendi insanları seversiniz siz. Müstakbel eşinizden de düzgün bir yaşam, pratik bir zekâ ve olgun davranışlar bekliyorsunuz. Ne yaparsa yapsın, başarıya ulaşacaklardan müstakbel eşiniz. Sağlam bir kariyer sahibi, kendi ayakları üzerinde duran, sakin ve yetenekli biri. Ayrıca bilgili olduğu kadar da mantıklı da… Böyle birinden maddi ve manevi çok destek görürsünüz. Saygılı ve oturaklı yapısı ile insanlar arasında da dikkat çeken biri olur. Onu, yanınızda gururla taşıyabilirsiniz. Mutluluklar dileriz…
Turancılık, Türkçülük ya da Pan-türkizm, Rusya, Çin, İran, Irak, Moldova, Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Ukrayna, Afganistan ve Türki Cumhuriyetlerin egemenliği altındaki Türk Halkları'nın bağımsızlık ve birliğini savunan siyasî görüş. Rusya'da 1905 Devrimi'nden önceki günlerde Azeri ve Tatar aydınları tarafından ortaya atılmış, 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Türkiye'de de geniş yankı bulmuştur. İttihat ve Terakki yönetimi içinde Ziya Gökalp'in başını çektiği Turancı görüşler egemen olmuştur. Devrik Osmanlı Komutanı Enver Paşa, 1918-1922'de, karışıklık içinde olan Rusya'da Turan fikrini canlandırmaya çalışırken öldürülmüştür. Cumhuriyet'in İlanı'ndan sonra Atatürk zaman zaman Turancı duyarlıkları okşayıcı konuşmalar yapmış ve TC banknotlarında ve pullarında bozkurt gibi Türklüğün sembollerini kullanmıştır . Buna karşın, İsmet İnönü'nün Milli Şeflik yıllarında Turancı örgütler kapatılmış ve Turancı düşünürler baskı altında tutulmuştur. Nihal Atsız'ın önderliğindeki Turancı hareket, İnönü'nün cumhurbaşkanlığı sırasında takibata uğramış, 1944'te Turancı örgüt üyeleri tutuklanarak işkenceden geçirilmiş ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanmıştır. Buna rağmen Turancı görüşler Türkiye'de günümüze dek taraftar bulmaktadır. Ziya Gökalp'in bir manzumesinde kullandığı aşağıdaki beyit, Turancı düşüncenin özeti sayılır: Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.