Ya Sen okuLa okuL için geLmioSnki xD akLn bşKa yerLerde senn..canım sıkLdı okLa gdiim ben..dyenLerdensn..okLdaki öğretmenLrn adını bLe bLdqn şüpheLi..asLnda okLda kendine bi yer edinmişSsn xD ama bunun farknda değLsn..sen en iyi bu araLar uğra bi okuLa.. xD
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü 1995 yılının ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Eylül ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren Mor ve Ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Ocak 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan Mor ve Ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Ocak ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının Haziran ayında Mor ve Ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Ağustos ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi "morveotesi.com" da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002 Nisan ayında, Mor ve Ötesi; İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. Grup, 7 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde, tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 1 Ekim 2002 tarihinde Mor ve Ötesi, Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren Mor ve Ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.[1] Ocak - Şubat 2004 arasında Dünya Yalan Söylüyor albümü için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 5 Mart 2004 Cuma günü yayımlandı. Albüm 250.000'den fazla sattı.[2] İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirdi. Fikret Kızılok'un "Sevda Çiceği" adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümün üçüncü single'ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi "Küçük Sevgilim",üçüncüsü ise "Ayıp olmaz mı?" oldu. 2007 yılının sonlarına doğru kapsamlı bir Amerika ve Almanya turnesi planlayan Mor ve Ötesi, vize problemleri nedeniyle turnenin Amerika etabını iptal etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, "Deutschland 2007" adıyla Almanya turnesine çıkan grup, 10 Kasım 2007 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'nın 8 şehrinde 9 konser verdi (Berlin, Köln, Nürnberg, Rüsselsheim, Hamburg, Bochum, Stuttgart, Hannover, ve ilk konserin biletlerinin tamamının satılması nedeniyle tekrar Rüsselsheim). Mor ve Ötesi Eurovision'da Deli adlı şarkılarını söylerkenMor ve Ötesi grubu, Türkiye'yi 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda söz ve müziği kendilerine ait olan Deli (şarkı) adlı Türkçe sözlü şarkı ile temsil etmiştir. Öncelikle ikinci yarı finade yarışan grup, ilk 10'a girmeyi başarınca 24 Mayıs'taki Eurovision finaline katılmaya hak kazanımıştır. Rusya'nın şampiyon olduğu yarışmada finalde 12. sırada sahneye çıkıp, yarışmayı 138 puanla 7. olarak tamamlamıştır. Böylece Türkiye'nin Eurovision'da bu ana kadar ki en iyi 5. derecesine sahip olmuşlardır. Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup,26 Kasım 2008'de Başıbozuk (albüm) isimli albümü çıkardı.Eurovision içi kaydedilen üç şarkı Deli (şarkı),İddia (şarkı) ve Sonbahar (şarkı)'nın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.
Çok sıcak ve sempatiksİn; herkesle ilgilisin. İnsanların problemlerini dinliyor, çözümler bulmaya çalışıyorsun. Eğer birinin yardımına ihtiyacı olduğunu düşünürsen, en kötü günün de olsa sahnede sadece sen oluyor ve elinden gelenin en iyisini yapmaktan hiç çekinmiyorsun. Ama dünyayı kurtaramayacağını da unutmamalısın.
Yemek yemekle aran hiç fena değil. Özellikle sevdiğin yiyecekleri tüketmeyi çok seviyorsun, ancak acıktığın zaman gözün hiçbir şeyi görmüyor! Sabahları kahvaltı yapmaya üşendiğin için, bazen öğünlerinin de karıştığı oluyor. Bu yüzden, her sabah kahvaltı ile güne başlamalı ve beslenme uzmanlarının önerilerine dikkat etmelisin.
Balıklar aşırı duygusaldırlar. Hayal kurma yetenekleri sayesinde sanata karşı eğilimlidirler ve ince ruhludurlar. Arkadaşlık duygularına önem verirler ve yapılan hataları affetmezler. Çok iyi niyetlidirler, anlayışlıdırlar ve herkesle iyi geçinirler. Her ortama çok çabuk uyum sağlarlar. Kolay dağılırlar ve başarılı olmak için motivasyona ihtiyaçları vardır. Mistik güçleri çok fazladır. Sezgileri çok güçlüdür. Yaşamları boyunca yeni şeyler öğrenmek için çalışırlar. Aynı hataları sürekli yinelerler, ders almayı beceremezler. Geleneklerine ve alışkanlıklarına önem verdiklerinden değişikliklerden hoşlanmazlar. Merhametlidirler ve insanlara yardım etmekten hoşlanırlar. Estetik zevkleri gelişmiştir. Rahatına fazlasıyla düşkündürler. Evcimendirler, aile bağları güçlüdür ve sadıktırlar. Toplum içinde dikkat çekmekten ve takdir edilmekten hoşlanırlar. Politika ve sanat konusunda duyarlıdırlar. İşini gerçekten severse çok başarılı olabilir. Paraya ve maddiyata önem vermezler. Diğer insanların ihtiyaçlarına karşı hassas olduklarından ellerindeki son kaynağı bile başkaları için harcamaktan çekinmezler. Hastalıklara ve ilaçlara karşı dayanıksızdırlar. Güçsüz bir vücut yapıları olduğu için çok kolay hastalanabilirler. Duygusal hassasiyeti ve duyarlılığı yüzünden sinir sistemleri kolayca yıpranabilir. Balık’lar için deniz sporları uygundur. Bunların yanında meditasyon ve yoga yapmalarında fayda vardır.
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
“HER BÜYÜK AŞKIN ARKASINDA SAĞLAM BİR HİKAYE YATAR.!” THE NOTEBOOK – NOT DEFTERİ Konu : Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailen geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. Yazın sonunda ise bu büyük aşkın önüne çıkan engeller bir bir kendini göstermeye başlayacak ve iki aşığın yolları ayrılacaktır...
Siz eğer karşınızdaki kişiden hoşlanmıyorsanız onu etkilemek için ekstra bir çabaya girişmezsiniz. Etrafınızdaki herkes tarafından beğenilmek gibi bir arzunuz yok, böyle bir tavır da size çoğu zaman anlamsız geliyor ama eğer birilerini etkilemek istiyorsanız kimse sizi durduramaz ve bu durumda tüm silahlarınızı çıkarırsınız. Hoşlandığınız kişilere karşı bilinçli veya bilinçsiz etkileyici tavırlar sergileyerek onun gözünün sizin üzerinizde olmasını sağlarsınız. Bu yapınız size aşk hayatınızda başarı sağlamaktadır, bu yüzden karşılıksız aşk pek size göre birşey değildir. Karşılığını alamadığınızı düşündüğünüz bir aşk var ise emin olun ki siz o kişiye gerçekten aşık olmamışsınız demektir, çünkü olsaydınız sizin yapınızda biri ne yapar ne eder o kişiyi elde ederdi.
Issızlık kavramı sizin için o kadar değişken ki, sosyal hayata bakış açınızı tek bir kelimeyle özetlemek yada sizin hakkınızda genel bir yargıya varmak çok zor. Siz hayatı inişli çıkışlı bir ruh haliyle yaşıyorsunuz, tüm tepkileriniz, hayata karşı olan duruşunuz günden güne değişiyor.Bir gün en kalabalık ortamlarda bile bir anda girişken tavırlarınızla sivrilirken, bir başka gün bir tek insana bile tahammül edemeyecek kadar kendi kabuğunuza çekiliyorsunuz. Genelde bu ıssız dönemleriniz daha önceden oluşturduğunuz sosyal çevreniz ve yakın arkadaşlarınız tarafından farkediliyor ve sizi ıssızlığınızdan kurtarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu nedenle ıssız kalmak istediğiniz zamanlarda bile elinizden tutup sizi kalabalığa çekecek birileri oluyor.
Komik insanlar yaşamayı seven insanlardır küçük şeylerden mutlu olup başkalarını da mutlu etmeyi seven insandırr!!!Bundan büyük bir zevk alan eğlenceli kişilikler kimi zaman da çok duygusal olabiliyorlar....hayatı günlük yaşamayı daha çok secen insanlardır!!!!genellikle de pozitiftirler!!!Ancak bazen karsı tarafın çok hoslanmadığı bu eğlenceli tavırlarına dikkat etmelidirler!!!! karsı tarafın genellikle sempatisini kazanmış insanlardır!!!!
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Siz, her daim efendisiniz. Herkese kendiniz kabul ettirmede inanılmaz bir beceriniz var. Yalnız kendinizi mi? Düşüncelerinizi, eleştirilerinizi ve önerilerinizi de. Çünkü öyle kılı kırk yaran, öyle mükemmeliyetçisiniz ki, her şeyin en iyisini en doğrusunu bildiğinize inanıyorlar.
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Sizin beklediginiz yakinlarinizda aradiginiz hayatinizin aski aslinda sizden cok ama cok uzaklarda.Sadece birgun kavusmayi ve sizin onu bulmanizi bekliyor.Umudunuzu sakin kaybetmeyin sonucunda hayatta kazanabileceginiz ve beraber yasayabileceginiz mutluluklar otesinde bir ask var.Bizce buna deger.Sizde bunun degerini bilin ve arayisinizdan ugraslarinizdan vazgecmeyin...
Tango,aşk tutku,ihtiras...Bol bol kırmızı et yenen,sarap içilen futbol izlenen ülke,buenos aires dediğimde ne hissediyorsun sanki birseylermi cagrıstırdım? yoksa bir zamanlar o sokaklardamı yürüyordun? evet sen tam bir latin atesisin!dans müzik aşk ve karmasanın icinde huzur.. iste tamda istedigin buydu cocukken cıplak ayaklarınla arjantin sokaklarında oyunlar oynuyordun, inanamıyorsan bir kez daha düsün gözlerini kapa ve bir önceki cocuklugunu hayal et..
İdealist bir öğretmen, amacı çocukları hayata kazandırmak. Çocuklarla bağ kurmaya çalışıyor, onları üniversiteye girmeleri için teşvik ediyor. Öğrencilerinin sorunları kendi sorunlarından her zaman daha once geliyor. Hayatını mesleğini en iyi şekilde yapmaya, öğrencilerinin mutlu ve iyi insanlar olarak yetişmesini sağlamaya adamış.