İdealist bir öğretmen, amacı çocukları hayata kazandırmak. Çocuklarla bağ kurmaya çalışıyor, onları üniversiteye girmeleri için teşvik ediyor. Öğrencilerinin sorunları kendi sorunlarından her zaman daha once geliyor. Hayatını mesleğini en iyi şekilde yapmaya, öğrencilerinin mutlu ve iyi insanlar olarak yetişmesini sağlamaya adamış.
Saçlarının telleri kalın, sert ve kaba olanların da yaradılışları çok zaman saçlarına benzer. Hatta hal ve tavırları da kaba sabadır. Kuvvetli ve dobra dobradırlar. İncelikli, basiretli hareket etmek onlara göre değildir. Yüksek sesle konuşurlar. Kılık kıyafetlerine çoğu zaman özen göstermezler. Kaba saba sporlara düşkündürler. Daha ince tabiatlı insanların bulunduğu ortamlara tahammül edemeyerek kendileri gibi kimselerle arkadaşlık etmekten hoşlanırlar.
Tanımadığınız birisinden çok büyük bir iyilik göreceksiniz. Parasal olarak çok iyi bir fırsat olabilir bu iyilik. Akrabalar içinde birisi sizin başarısız olduğunu düşünüyor ve yardım etmek istiyor. Fakat siz kendi yolunuzda zaten emin adımlarla ilerliyorsunuz. "R" harfli bir isim size bir kötülük yapacak. Dikkat edin. Kas spazmı olabilir.
Muhtemelen 80'lerin sonu 90'ların başı bir gençsin, yeri geliyor hala o 90'ların rüküş kıyafetlerini dolaptan çkartıp giyiyorsun. Apartman topuklarla dolaşmayı seviyor, önce hüpletip sonra gümletiyorsun. Sucu çocuk reklamından etkilenip çocukken su satmaya kalkışmış olman kuvvetle muhtemel fakat bu eylemin sonunda annen'den azarı yemiş ve evde dizini kırıp Tazmanya Canvarını izlemişsinidir.
20. yüzyılın kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Hayatınızdaki herhangi birşeyin değişeceğini düşünmek dahi istemi yorsunuz. Herhangi bir konuda karar vermek zorunda kaldığınızda mutlaka aklına güvendiğiniz birine danışıyorsunuz ve onun aldığı kararları uyguluyorsunuz. Peki hiç hayatınızdan sıkıldığınız ve “keşke” dediğiniz olmuyor mu? Asıl korktuğunuz başaramamak mı, yoksa başkalarının ne düşündüğü mü sizi endişelendiriyor. İçinizdeki sese biraz kulak verin, yapabilecekleriniz için kendinizi frenlemeyin. “Güven herşeyden önce gelir” kavramından biraz uzaklaşın. Unutmayın eğer hiç risk almazsanız, aldığınız risk ömür boyu sıkıcı ve standart bir hayatın size beklediğidir.
Aslında göründüğünüz gibi değilsiniz gerektiğinde SOĞUKKANLILIĞINIZI KORUSANIZDA İÇTEN İÇE duygularınızı yaşayan ve bunu pek sık belli edemeyenlerdensiniz!!!! Çok iyi empati kurabilir ve duyarlısınızdır!!!!!Ancak biraz daha duygularınızı dışarı vurmalı ve pollyanna cılığı oynamamalısınız!!!!