Ponpon kuyrugunu işine geldiğinde sallayarak yürümesi ve rakiplerini erkek olsalar da dudaktan götürmesi (dikkatimi çekti de neredeyse tüm Warner Bros karakterleri erkek) hakkındaki eşcinsel iddialarini pekiştirmektedir. Kırıldığında kulaklarını indirir, o durumlarda süper sevimlidir ipnetor.
Kanüni Sultan Süleyman 26 yasinda padisah oldu. Çok ciddi ve vakurdu.Yapacagi isler hakkinda hiç acele etmez, gayet genis düsünür ve verdigi emirden geri dönmezdi. Is basina getirecegi adamlarin kabiliyet derecelerine göre vazife verirdi. Kanüni'nin yüzü yuvarlak, gözleri elâ, kaslari arasi biraz açik, dogan burunlu, uzun boylu ve seyrek sakalli idi. Azim ve irade sahibiydi. Devri Türk hakimiyetinin kemale ulastigi bir devir olmustur.Kendisine Kanüni denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden degil, mevcut kanunlari yazdirtip çok siki bir sekilde tatbik etmesinden dolayidir.Avrupâ tarihçilerinin Muhtesem Süleyman dedikleri büyük hükümdar, büyük dedesi Fatih gibi sayisiz seferlere bizzat kendisi istirak etmistir.46 sene padisahlik yapti.71 yaşında vefat etti.
Öss adeta sizin hayatınızın bir parçası olmuş, siz araştırma yapmayı,kitap okumayı çok seven birisiniz, sizin için öss yi kazanmak zaten garanti olan bişey,siz hangi üniversiede okuyucağınızı(boğaziçi,odtü,cerrahpaşa) düşünüyosunuz.belkide şirin uslu bi öğrenci olursan dereceye bile girersin ;)
İnsanların saadeti için her şeyden önce beş temel şartın var olması gerekir. Bunlar: -Sevgi, huzur, barış ve kardeşlik, -İnsan hakları ve özgürlükler, -Özgürlükler herkes tarafından en geniş anlamda kullanılırken insanlar arasında çatışma olduğunda özgürlüklerin sınırlarının adaletle çizilmesi, -Saadet için barış, huzur, özgürlükler ve adalet gereklidir ama yeterli değildir. Bunun için refah da gereklidir; insanlar ihtiyaçlarını kolay ve bol bir şekilde karşılayabilmelidirler. -Yukarıdaki unsurların hepsi sağlansa da saadet tam olarak gerçekleşemez; tam saadet için izzet, onur ve saygınlık da gereklidir. İyi insan olmak ancak herkesin iyiliğini ve saadetini istemekle mümkündür. Bundan dolayı bizler insanların saadeti için zorunlu olan bu beş temel şartın tesisi için tüm gayretimizle çalışmayı, bir insanlık görevi olarak görüyoruz.
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Sizsiz parti olamıyor,zira nerede parti orada siz...Hiçbir yerde parti yoksa, hep birlikte size geliyoruz... Nasılsa siz bir şeyler düşünürsünüz... Enerjiniz de yerinde... Masaların üstüne çıkıp dans eden siz... Partideki en güzel kızlarla / oğlanlarla dans eden siz... Herkesi kahkahaya doyuran hikâyeler de cabası... Tam bir parti insanısınız. Başkalarının ne yaptığına aldırmıyor, kendi eğlenme potansiyelinize konsantre oluyorsunuz. Bu konsantrasyonun meyvelerini de bütün parti ahalisi topluyor. Her partiye sizden bir tane lazım, bize de bekleriz...
Duygu-mantık dengesinin mükemmel olması, size hayat boyu doğru karar olarak geri dönüyor. Kendinizinkiler dahil, bütün sorunlara uzaktan bakarak gereken manevraları yapabilme yeteneğiniz sayesinde yapıyorsunuz bunu. Bu da sizi yargıç yapıyor. Zaten bir denge insanı olarak adalet duygusunun çok iyi gelişmiş olmasının sürpriz sayılmaması gerekir. Yine de pişmanlık yaşamama adına duygularınızı fazla bastırmamanız önerilir. Fazla özverilisiniz. Başkalarına olduğu kadar kendinize de adil olun. Biraz kendiniz için yaşayın.
Hayatınızdan kesinlikle çok memnunsunuz, her günün size yeni birşeyler getirebileceğine inanıyorsunuz. Küçük şeylerden mutlu olmayı başarabiliyorsunuz ve istediklerinizi saplantı haline getir mek yerine sahip olduklarınıza şükür ediyorsunuz. Herşey her zaman istediğiniz gibi gitmesede bunu çok büyütmüyorsunuz ve geleceğe umutla bakmayı başarabiliyorsunuz.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.