Siz üst kademeden çifte gömlekle bağlanması gereken bir delisiniz. Bir deliliğin sizin tarafından idrak edilmesi için aklınıza gelmesi kâfi. Her ne gerekiyorsa yapıyor, size bakıp aaa delinin zoruna bak diyenlere en kıyağından bir nanik çekiyorsunuz. Eğlenmek için gelmişsiniz dünyaya. Hiçbir şey sizi ömrünüzün bir dakikasını bile delice olmayan bir şey için vakfetmekten alıkoymaya değmiyor. Dağlara tırmanmalı, paraşütle atlamalı, kanatsız uçmalı, mağaraların derinliklerinde gizemli yolculuklar yapmalısınız. Hikâyelerinizi dinlemeye bayılan onca insan sizin kadar deli olmak için feda edemedikleri her şeyin ağırlığıyla yaşayıp gidiyorlar. Günü birlik yaşıyor, hayatınızda vazgeçemeyeceğiniz hiçbir şey olmamasına özen gösteriyorsunuz. ¬Delilik sizinle yeni anlamlar kazanıyor…
Güzellikten daha çekici ne var şu dünyada? İktidar mı? Güç mü? Para mı? Hiç biri, insanın içini eriten güzelliğin cazibesiyle yarışamaz. Güzellik, en pahalı mücevherlerden daha hızlı, daha doğrudan, daha sıkı bağlar insanı kendine. Büyüler, kendisinin dışındaki her şeyi görünmez kılar. Siz işte böyle bir etki bırakıyorsunuz insanlarda. Yalnızca dış güzelliğiniz değil, içinizin güzelliğiyle de tamamlıyorsunuz manzarayı. Pek çok insan sizinle olmaya doyamıyor.
Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Her şey yolunda. Siz de çok normal bir şeysiniz. Normal insanlardan birisiniz. İlişkilerinde gayet düzeyli, kibar, yardımsever, sevecen bir insan nasıl bir kimyasal madde olabilir ki? Yıllar böylece geçer, kimse kendi kendine itiraf edemez ama bir patlama anında en yakınınızdaki insandan, eşinizden, çocuğunuzdan, ebeveyninizden şu lafı duyarsınız: “Ömrümü çürüttün ömrümü!” Haklıdır. “Ben öyle değilim, çok iyiyim, şöyle ettim, böyle ettim” diye ağlamayın şimdi. Her türlü kötülükten uzak olduğumuzu düşündüğümüz anda bile “öteki”nin hayatını zehirleriz. Azar azar, yavaş yavaş, öksürte tıksırta, keyif vere vere... Latin atasözü: Homo homini lupus Türkçe meali: İnsan insanın kurdudur by Bahtiyar Koçin
Siz tam bir çatlaksınız. Utanma tahtanızı bir yerde unutmuşsunuz. Bütün doğallığınızla ahali içinde gezinip duruyorsunuz. Size bakıp “utanmaza bak” dediklerinde, kendinizle gurur duyuyorsunuz. Aslında bütün numaranız da içinizle dışınızın bir olması. Yani özel bir operasyona gerek duymuyorsunuz. Sadece ahalide yaygın olan iki yüzlülük gibi yeteneklerin sizinkinden daha utanç verici olduğunu biliyorsunuz. Yani herkes ne derse desin, hakiki bir ahlak anlayışınız var ve o minvalde yürüyüp gidiyorsunuz. Utanma tahtasını bir yerlerde bırakmanız sayesinde, gerçek utanmazların, yalancıların, riyakârların ipliğini pazara çıkarıyorsunuz… Hep doğruyu söylüyor, gizliyi saklıyı aşikâr ediyorsunuz. Sizin gibi utanmazlar her mahalleye lazım diyor, hayatta başarılar diliyoruz.
Gene ender insanlardansın...:D valla ne diyebilirimki sana...görünen köy kılavuz istemez demişler...ama madem bu kadar harikasın senin için birşeyler söylemeli...ve söylüyorum...yolunda devam et...herkesin sevgilisisin ya ortamda hep aranılan kişisin...ve you are perfectttttttt:D:D:D
Nike adidas gbi ürünleri daha cok tercih edrsn . ama onların spor ayakkabılarını. spor ayakkbıdan cok hoşnırsın . sni gennllikle sportif kapri veya efoşfman giyerken görürler saçlarn taranmamış ama hoş gözükür. erkeksen maçlara kızsan koşmaya dikkat edersn. her yere ayak uydurursun. bazı makamlara diil ama.
Sen her zaman nerde ne yapman gerektiğini bilirsin. Karşı cinsi az çok tanıyorsun. Yeni bir ilişkiye başladığında fedakarlıktan çekinmezsin fakat bunu yaparken de tektaraflı asla çabalamzsın. Hayatında elbette bazı kalp kırıklıkları olmuştur fakat senin ilerideki evlilik hayatın çok güzel olacaktır. Biraz daha gözlerini aç ve acımasız olmaya çalış. Bu devirde melakelik değil şeytanlık kazanıyor. Karşındakini biraz çabayla kul köpek edebilirsin.
İnsanlar sizi heyecan verici, havai, düşüncesiz yapıda, doğal liderlik özellikleri olan, her zaman doğru olmasa da hızlı karar veren birisi olarak tanırlar. Seni cesur, maceraperest birisi olarak tanırlar; her şeyi bir kez denemek isteyen, macera yaşamak için fırsatları kaçırmayan birisi.. Yaydığınız heyecandan dolayı insanlar sizinle ayni iş yerinde yasamaktan zevk alırlar.
BUNHONGSIN- THE RED SHOES – KANLI AYAKKABI Ne kadınlar gördüm ayağında ayakkabısı yoktu, ne ayakkabılar gördüm içinde hanım yoktu. Konu: Eşinin kendisini aldattığını öğrenen Sunje, kızı Tesu'yu da alarak evi terkeder. Kızı ile beraber yeni bir hayata başlamaya karar veren genç kadın, uzun zamandır ara verdiği mesleği olan doktorluğa da devam etme niyetindedir. Bir akşam, yeni tuttukları eve dönmek için metroya binen, sahipsiz bir çift ayakkabı bulur. Genç kadın ayakkabıların göz kamaştırıcı güzelliğine karşı koyamaz ve onları alır. Yeni evlerine alışmaya çalışan genç kadının kızıyla ilişkisi gizemli ayakkabı nedeni ile altüst olur. Ayakkabıları gören herkes onları giymek için önüne geçilmez bir istek duymaktadır. Ancak ayakkabı, kökleri yıllar öncesine dayanan bir laneti barındırmaktadır. Ayakkabı, arzularına yenik düşüp kendisini giyen herkese ölüm getirmektedir. Ayrı ayrı, ayakkabının büyüsüne kapılan Sunje ve kızı kendilerini hiç bitmeyecek bir kabusun içinde bulurlar. Kızını kaçınılmaz sondan korumak için ayakkabının esrarını çözmeye çalışan genç kadın, benliğinin derinliklerinde yatan korkunç sırlarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır
Aklınız muzırlığa çok iyi çalışıyor. Zeki olmanız yetmiyormuş gibi, hayli kapsayıcı bir mizah duygunuz da var. Eğlenmeyi seviyorsunuz. Nadiren kederleniyor, sevdiklerinizin yüzlerini asmalarına katlanamıyorsunuz. Bütün evlerin pencerelerinden neşe taşsın istiyorsunuz. Bunun için de oyunlar, şakalar, sürprizler icat ediyor; o bir anlık neşe hali için akla gelmeyecek şeyler yapıyorsunuz. Sonra o mutlu kalabalığı bir kenardan izleyip tebessüm ediyorsunuz. İşte sizin için hayatın anlamı da bu... Neşeniz daim, dostluklarınız sonsuz olacak.
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.