Hiç bir pisliğe bulaşmadan düzgün bir şekilde yaşadın.Hırs yoktu fazla içinde ama yinede başardın evlendin. 2 çocuğun sıradan pembe panjurlu bir evin var. Ama 20 yıl sonra sen, bugün öğretmen derste yokken arkadaşlarına kağıt atmadığın , sınavda kopya çekme heyecanını yaşayamadığın için pişman olacaksın.
Daha çok sırlarla dolu kendi halinde yasayan sevgisini de üzüntüsünü de kendi halinde yasayan, cevredeki etkenlere ve cevresinde gelişen olaylara sessiz kalan insanlardır!!!Daha cok yasadığı büyük olaylardan sonra kendi kabuğuna çekilmiş insanlardır...Karamsar olanlar olduğu gibi mutlu olup iyimser ama bunu sadece kendi yasayan insanlarda bu kategoridendir....Çok fazla paylaşmadıkları için bir yönden de bencil kişilerdir tabii bir kısmı....Daha çok sevdikleriyle konuşmalı bir şeyler paylaşıp sevgisini de üzüntüsünüde beraber yasayarak sevgilerini güçlendirmeli, hüzünlerini de hafifletmelidirler!!!Heyecanlı olmayı da unutmamalıdırlar!!!!
Siz ortami hareketli ve kipir kipir yapmasini bilen Tekila gibisiniz.Hayati yasama tarziniz cok hizli ve hareketli.Kendinize dur diyemiyorsunuz,buda sizi siradisi ve cekici yapiyor.Sevilmenizin cok nedenleri var bunu her zaman korumayi beceriyorsunuz.Neseniz daimi hayatiniz her zaman boyle renkli ve hareketli olmasi dilegiyle...
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz. İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz. Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler. Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz. Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir. Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.