AKREP (23 Ekim-22 Kasım) Çevresine genelde ılımlı ve temiz kalpli havası veren akreplerin, insanları dumura uğratmakta üstüne yoktur. Kuşkucu, kıskanç ve iki yüzlünün biridir. Size ne zaman hangi yüzünü göstereceğini de asla kestiremezsiniz. Bazen şefkatli, sıcak, bazen de saldırgan ve soğuk bir buzdolabı gibi olur. Sizin yüzünüze gülüyor olması, asla size karşı iyi niyetler beslediğinin garantisi değildir. O tam bir tiyatrocudur. Hat safhada bencildir. Bu var ya bu, öyle melun bir şeydir ki, Allah bunun şerrinden düşmanımı bile korusun. Kafaya koydu mu yapar bu. Vücut dilini çok iyi kullanır. Yüz mimikleri en çok olan insan tipidir. Her olaya , her şeye bir mazereti vardır. Çok dikkatli ve akillidir. Avına sinsi sinsi yaklaşır. Eğer çevrenizde bir akrep varsa, bence onunla kesinlikle dost olmaya çalışın. Kıskançlığı yüzünden yapmayacağı şey yoktur bunun. Sürekli ilginin kendisinde olmasını ister. İnsani çileden çıkaracak kadar kendine güveni vardır. Burcunun adi gibi akrebin tekidir. Melek yüzlü şeytan lafı sanki bunun için söylenmiştir.
Estrella, mitolojide aşkta beklenmedik şans getiren deniz kızlarının yani Ondin'lerin prensesidir. Doğduğunuz zaman, bu peri kulağınıza şunları fısıldar: Her zaman küllerinden yeniden doğan Phoenix yani Anka kuşu gibi güçlü olacaksınız Hayattan büyük zevk alacaksınız Hayatın gizemli yanlarını çözeceksiniz Sezgileriniz size rehberlik edecek Dağları yerinden oynatacak kadar güçlü olacaksınız
Kendinizi genç hissetme eğilimindesiniz. Ancak yaşınızla doğru orantılı olarak gelecek tecrübeleri ve olgunluğu gerektiği gibi yaşayamazsanız bu kez de çocuğunuzun evden ayrılması ya da işten çıkarılmak gibi bir durum sizde şok etkisi yaratabilir. Bunun sonucunda düşünce yapınız tamamen değişmek zorunda kalır.
Sizin öfke tahtanız yanmış. Keskin sirke küpüne zarar deyip onu üşüyen ellerinizi ısıtmak için bir kereliğe mahsus kullanmışsınız. Sonra da bir daha asla ihtiyaç duymamışsınız. Geçmişinizi şöyle bir karıştırın, büyük bir öfke nöbeti geçirmiş olmalısınız. Çünkü o acı ama enerji veren tattan vazgeçmek her babayiğidin harcı değil. Fakat siz onun sahibine ne kadar zarar veren bir tahta olduğunu fark etmiş ve söküp atmışsınız yerinden. Sahip olduğunuz dinginlik başkaları açısından arada bir sinir bozucu bile olabiliyor. Öfkeden boşalan yere doğru gelişen ironi ağacınız zekânızla birleşip size özgün bir kişilik kazandırıyor. Aslında her şeyi eleştiriyor, ama hiçbir şeyin sizi kızdırmasına izin vermiyorsunuz. Kabulleniyor değilsiniz dünyayı olduğu gibi. Dolayısıyla, bir “Hint fakiri” olduğunuzu iddia edemeyiz. Ama öfkenin hiçbir şeyi tamir etmeyeceğini de biliyorsunuz… Ermiş sayılmazsınız ama ermemiş de değilsiniz…
Sen aşkı, insan ruhunu canlandıran duygular sıralamasında en üst sıraya koyuyorsun. Aşık olduğunda ışık, heyecan ve canlılık saçıyorsun! Ancak "o"ndan kesinlikle beklediğin bi' şey var: Bütün dikkatini sana vermeli ve sana son derece hayran olmalı! Aşırı kalp çarpıntılarının yerine biraz gülümsemeyi koymayı denemey ne dersin ? Ayran budalası gibi her daim peşinde olamaz ya :)
Sahiplenici bir yapın var. Sevgilinin senin kontrolün altında olmasını, yapacaklarıyla ilgili sana fikir sormasını istiyorsun. Sevgilini sahiplenişin onda sana karşı güven duygusunu uyandırıyor. Bu yönün sayesinde çevrendeki insanlar arasında güvenilecek biri olarak görülüyorsun. Sevgilin seninleyken kendini rahat hissediyor. Fakat sahiplenme yönününü fazla abartırsan sevgilin bu ilgiden boğulup senden soğuyabilir. Sevdiğin insana onu sahiplendiğini, onunla ilgilendiğini göstermek, hissettirmek sağlam bir ilişkinin temelidir, güven ve mutluluğu getirir. Böyle olmaya devem et tabi sevgilini sıkmadan :) (Bu Sistem Hasan HAN & Ali Sipahi Tarafından Oluşturulmuştur.)
Sizin yaşam enerjiniz tek bir duyguya indeksli: Aşırı sorumluluk duygusu ya da yanlış yapma korkusu. Bu yüzden öyle sıkı tedbirler alıyor, kontrolü elden bırakmamak için öyle çaba sarfediyorsunuz ki, takıntılı biri haline geliyorsunuz. Sizin olduğunuz her yerde birileri suçlu konumuna düşüyor, çünkü en küçük aksaklığı affetmiyorsunuz, bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz. Hep suçlayacak bir şeyler ya da birilerini bulduğunuz için hep savcı kalacaksınız.
Kendinizi rahatlıkla kalp dostu ilan edebilirsiniz. “İyilik yap ve iyilik yap” diye bir söz olsaydı, eminiz sizin için söylenmiş olurdu. Ama bu kadar verici olmaktan hiç de rahatsız değilsiniz. İçinizden geliyor, yapıyorsunuz. Size göre, başkalarına yardımcı olmak veya mutlu etmek, sadece onlar için değil, tüm insanlık için faydalı. Zor bir karakter olduğunuz söylenemez. Hatta katılaşmaya başladığınızda, ısıyı artırıp erimeye koyuluyorsunuz vakit kaybetmeden. Böyle mutluysanız, ne güzel! Lakin kendinizi de ihmal etmeyin, hele hele mutsuz hiç etmeyin.
Beyaz Show'da Grup Hepsi'yi Görmek İstiyor. Tanıtımı; 2005 tarihli ilk albümleri "Bir" ile büyük başarı kazanan grup, 2006 yılında "Hepsi 2" albümüyle çıkışını sürdürdü. Sezen Aksu ile birlikte Pepsi'nin reklam kampanyası için bir single hazırlayan ve seri konserler veren grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar. Grubun menajerliğini grup üyelerinden Cemre'nin annesi Şebnem Özberk yürütmektedir. 13 Mayıs 2007 tarihinden beri Hepsi1 adlı bir televizyon dizisinde oynayan grubun 3. stüdyo albümlerinin 2008 yılının Mayıs ayında çıkması beklenmektedir.
Sizin beklediginiz ask,aslinda size cok yakın yerde sizi bekliyor sizden habersiz.Arkadaslariniz arasinda ama siz gozlerinizi acip bakmiyorsunuz bile mutlulugu uzaklarda arayarak vakit harciyorsunuz.Biran once durumun farkina varmalisiniz.Yoksa is isten gecmis olacak bizden size tavsiye....
Bir zamanlar herkesin gıpta ile baktığı, imrendiği makam iken, şimdilerde ekonomik çıkmazlar içinde kıvranıp duran hak isterken itilip kakılan,etten kemikten yaratılmış olduğu unutulan seçimlerde, benim memurum sloganlarında yer bulan. kimi yerde işler altında ezilen, kimi yerde ne veriyo ki ne istiyor diye küstürülen. emekli olmamak içn adeta direnen. çünkü çalışırken ne yaparım diye nakaratlar yaparken, emekli olunca ne yapacağını bile düşünemeyen devletimin çalışanı...
Zamanın değeri yoktur ama önemi vardır... İmgeni her türlü simgeni 'dan' diye lansedersin... İçinde biriktirdiğin kelimeler hakettiği yeri beklemekte... Sen beklmeketesin! Neyi? Ne zaman? Neden? Hepsinin cevabını yine içinden dinlemektesin... Bir sen biliyorsun bir de hiç kimse! Gül hummasında görmeyi bilen bir muammasın!
Aşkınız "henüz" iLkbahar mevsiminde. yani daha yeni. tıpkı iLkbahar gibi taze, renkLi,heyecanLı ve başdöndürücü. Ama bu, şu anLamada gLiyo; daha yoLun başındasınız.bunun yazı,sonbaharı hatta kışı da var? eğer aşkınızın başında deiLseniz, ya soruLara samimi cevap vermediniz ya da imkansızı başardınız;Sonsuz aşk. Her zamn iLkbahar yani? bu da çok zor bişey.. =))