Aslinda hayatinizin aski sizinle ayni mahallede yada sokakta ama siz bunun farkinda bile degilsiniz.Gozunuz hep uzaklarda yakinlara bakmak hic akliniza bile gelmemis.Bence gec olmadan bu firsati kacirmadan siz siz olun mahallenize yada oturdugunuz cevreye bir goz atin olmaz demeyin belkide olacak olan en guzel sey sizi orda bekliyor...
Aşırı bir şekilde alıngan, hassas ve evhamlı olan Yengeç’lerin sezgileri oldukça kuvvetlidir. Sorumluluklarının bilincindedirler. Etrafındaki insanlardan da sorumluluk beklerler. Ayrıntılara önem verdiklerinden işlerinde başarılıdırlar. Aşırı duygusal ve duyarlıdırlar. Etkileşim içinde oldukları insanlarda duyarlılık ve iyi niyet ararlar. Kendilerini iyi hissettiklerinde yardımsever, sıcakkanlı, anlayışlı, neşeli düşünceli ve anlayışlıdırlar. Fakat hiç sebep olmaksızın alıngan ve somurtkan olabilirler. Arkadaşlarına değer verip sevmelerine karşın bunu pek belli etmezler. Sabırlı ve nazik olan Yengeç’ler tartışmalardan ve eleştirilmekten hoşlanmazlar. Alıngan yapıları sayesinde kolay kırılırlar, kendilerini kıranları zor affederler. Kendilerine yapılan hareketleri kolay kolay unutmazlar. Tepkileri mantıklı değil duygusaldır. Ailelerine aşırı bağlıdırlar, evcimendirler. Aşırı hassas olmalarından dolayı depresyon eğilimlidirler.
Efendi insanları seversiniz siz. Müstakbel eşinizden de düzgün bir yaşam, pratik bir zekâ ve olgun davranışlar bekliyorsunuz. Ne yaparsa yapsın, başarıya ulaşacaklardan müstakbel eşiniz. Sağlam bir kariyer sahibi, kendi ayakları üzerinde duran, sakin ve yetenekli biri. Ayrıca bilgili olduğu kadar da mantıklı da… Böyle birinden maddi ve manevi çok destek görürsünüz. Saygılı ve oturaklı yapısı ile insanlar arasında da dikkat çeken biri olur. Onu, yanınızda gururla taşıyabilirsiniz. Mutluluklar dileriz…
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir. Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor.
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü 1995 yılının ağustos ayında Stüdyo Spectrum'da kaydeden grup, 1996'nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996'nın Eylül ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti. 1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ'de veren Mor ve Ötesi'nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin'in yerine gruba dahil oldu. Ocak 1998'den itibaren Captain Hook'ta ilk düzenli bar programını yapan Mor ve Ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu'nda Volkan Gürkan'la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın'ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Ocak ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı. 1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. 2000 yılının Haziran ayında Mor ve Ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil'e saygı albümü yayımlandı. Mor ve Ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık'ta İstanbul'da Placebo'nun ön grubu olarak gerçekleştirdi. Üçüncü albüm Gül Kendine'nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Ağustos ayında piyasaya çıktı. Grubun resmi web sitesi "morveotesi.com" da aynı ay içerisinde faaliyete geçti. 2002 Nisan ayında, Mor ve Ötesi; İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya'yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. Grup, 7 Temmuz 2002 akşamı İstanbul'da yapılan H2000 festivalinde, tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti. 2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete Mor ve Ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara'da yüz bin kişiyle birlikte söylendi. 1 Ekim 2002 tarihinde Mor ve Ötesi, Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren Mor ve Ötesi, bir yandan da Çağan Irmak'ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.[1] Ocak - Şubat 2004 arasında Dünya Yalan Söylüyor albümü için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 5 Mart 2004 Cuma günü yayımlandı. Albüm 250.000'den fazla sattı.[2] İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirdi. Fikret Kızılok'un "Sevda Çiceği" adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Herşey filminde de yer alan, albümün üçüncü single'ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film Şarkısı' seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı. Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı. 2005 yılı sonlarında beşinci albümünün provaları için stüdyoya kapanan grup, şubat-nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, produktörlüğünü yine Tarkan Gözübüyük'ün üstlendiği, miksleri Chris Sheldon tarafından Londra'da Assault & Battery stüdyolarında gerçekleştirilen Büyük Düşler'i 9 Mayıs 2006'da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında haziran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile, Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy'nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki iki buçuk saatlik performans unutulmayacak konserler olarak öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor'a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler'den ilk single ve video "Şirket", ikincisi "Küçük Sevgilim",üçüncüsü ise "Ayıp olmaz mı?" oldu. 2007 yılının sonlarına doğru kapsamlı bir Amerika ve Almanya turnesi planlayan Mor ve Ötesi, vize problemleri nedeniyle turnenin Amerika etabını iptal etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, "Deutschland 2007" adıyla Almanya turnesine çıkan grup, 10 Kasım 2007 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'nın 8 şehrinde 9 konser verdi (Berlin, Köln, Nürnberg, Rüsselsheim, Hamburg, Bochum, Stuttgart, Hannover, ve ilk konserin biletlerinin tamamının satılması nedeniyle tekrar Rüsselsheim). Mor ve Ötesi Eurovision'da Deli adlı şarkılarını söylerkenMor ve Ötesi grubu, Türkiye'yi 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda söz ve müziği kendilerine ait olan Deli (şarkı) adlı Türkçe sözlü şarkı ile temsil etmiştir. Öncelikle ikinci yarı finade yarışan grup, ilk 10'a girmeyi başarınca 24 Mayıs'taki Eurovision finaline katılmaya hak kazanımıştır. Rusya'nın şampiyon olduğu yarışmada finalde 12. sırada sahneye çıkıp, yarışmayı 138 puanla 7. olarak tamamlamıştır. Böylece Türkiye'nin Eurovision'da bu ana kadar ki en iyi 5. derecesine sahip olmuşlardır. Eurovision sonrası çalışmalarına hız veren grup,26 Kasım 2008'de Başıbozuk (albüm) isimli albümü çıkardı.Eurovision içi kaydedilen üç şarkı Deli (şarkı),İddia (şarkı) ve Sonbahar (şarkı)'nın yanı sıra eski şarkılarının remixleri ve canlı performansları ile kendini hatırlattı.
Siz gerçek manada bir Kapitalistsiniz. Liberalist ekonomi modeli, dünyaya hakim olma ideali... Kapitalizmin temel niteliklerine hakimsiniz ve halkınız da sizi seviyor. Silahlı kuvvetler size saygı duyuyor ve büyük bir savaş çıkarsa eğer tüm kabiliyetlerinizi göstereceğinizden eminler.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.
Güzellikten daha çekici ne var şu dünyada? İktidar mı? Güç mü? Para mı? Hiç biri, insanın içini eriten güzelliğin cazibesiyle yarışamaz. Güzellik, en pahalı mücevherlerden daha hızlı, daha doğrudan, daha sıkı bağlar insanı kendine. Büyüler, kendisinin dışındaki her şeyi görünmez kılar. Siz işte böyle bir etki bırakıyorsunuz insanlarda. Yalnızca dış güzelliğiniz değil, içinizin güzelliğiyle de tamamlıyorsunuz manzarayı. Pek çok insan sizinle olmaya doyamıyor.
Olum bu adi ustunde...43 sene sonra aramizda olmayacaksiniz buna uzulmedik degil.Ama elden gelen bisey yok.Bu kalan yillarinizi doya doya mesut sekilde gecirmeye bakin yoksa olum saatiniz geldiginizde keske diyeceginiz bir cok sey geride kalcak.Aklinizda olan seyleri biran once yapmaya koyulun....
Wooooow...!!! Öpüşmek ve öpüşme sanatı konusunda üstünüze yok. Sevgilinizi öperken onu nasıl bulutların üstüne çıkartabileceğinizi çok iyi biliyorsunuz. Sizinle her öpüşmesinden sonra kendine gelmek için zamana ihtiyacı oluyor ve her seferinde size bir kez daha aşık oluyor. Onu bir kez de bu testin sonucuna ortaklık ettiği için öpmelisiniz. :)