Hiç yaşlanmayan genç kaleci. Geleni,gelmeyeni, ne bulursa kaleye alan kaleci olarak da anılır. Her tehlikeli pozisyon sonrası defansa öfkelenir ama hata %90 ondadır.Şutları geçtik,artık yapılan ortalar da gol olmaya başlamıştı son zamanlarda.Lig sonuncusu takımla deplasmanda yapılan maçta heyecandan kusan bi kaleci Trabzonspor'a nasıl kaleci olur anlamak mümkün değil.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
İçinde çocukluktan beri gelen "Bakkal Amca" sevgisini sadece çocukluk olarak görenlerdensin işin aslı böyle değil.Bakkal olmak senin dünyada yapabileceğin en iyi iş.Veresiye defteri tutmak, toptancılarla pazarlık yapmak, pirincin içine çakıl taşları atmak gibi senin içinde olupta, farkına varmadığın bir meslek.