Siz en çok Rottweiler cinsi köpek seviyosunuz . Rottweiler'ın iri ve güçlü bir bedeni vardır. Adaleli ve atletik olan bu ırk, geniş bir kafaya ve yuvarlak bir alına sahiptir. çeneler iyi gelişmiştir ve dişler makas ısırışı ile kapanır. Gözler ırkın iyi huy ve sadakatinin ifadesini yansıtır ve koyu renklidir. Dengeli, sakin, itaatkar, cesur ve kolay eğitilir. Yalnızca efendisi ve ailesi saldırıya uğradığı zaman sertleşir.
Büyümeyi yanlış anlamış gibisiniz. Bir yerlerden edindiğiniz ve kesinlikle yabancısı olduğunuz ağırlıkları takıp takıştırmışsınız. Bu yüzden hayattan ve kendinizden keyif almak yerine, sürekli şikayet ediyorsunuz. Mücadeleci bir yanınız olduğu doğru. Ama o yanınızı kullanıma ve dolaşıma sokmaktan yorulmuş gibi yapıyorsunuz. Çünkü çevrenizde gördüğünüz ve başkalarının olgun olduğunu düşündüğü insanlar yavaş hareketlerle, sırtlarında binlerce ton yük taşıyorlarmış gibi davranıyorlar. Hafifleyin biraz. Göreceksiniz durgunluğa bulaşmadan da olgunluğun keyfini çıkarmaya başlayacaksınız.
Akıllısınız ama aklınızı daha çok gündelik ve bireysel problemlerinizi çözmek için kullanıyorsunuz. Yöntemleri değil, çözümleri, sonuçları önemsiyorsunuz. Kimseye bir zarar vermek istemiyorsunuz, ama arada bir kendinize tanıdığınız ayrıcalık nedeniyle birilerinin sizin kararlarınızdan zarar gördüğü olmuyor da değil. Böylesi durumlarda kendinizle şöyle bir hesaplaşıp bir dahaki sefere böyle davranmamaya karar veriyorsunuz. Ama bu pek de mümkün olmayabiliyor.
96 Draftı'nda NBA'e adım atan Kobe Bryant 2-3 yıl aradan sonra hep zirveye oynadı. 3 kez NBA şampiyonluğu ve 1 kez de normal sezonun En Değerli Oyuncusu olan oyuncu NBA tarihinin bir maçta en fazla sayı atan ikinci oyuncusu konumunda. Bu başarıyı 2006 senesinde Toronto Raptors'a karşı 81 sayı ile gerçekleştirdi. En büyük silahları dış şutları ve geniş skor potansiyeli. NBA'in Dwyane Wade ve LeBron James ile birlikte en iyi oyuncusu olarak gösteriliyor.
Özel hayatına düşkün(ser verir, sır vermez yani). Ağır başlı, sessiz ve tutucu olan Yedi, bu özelliklerini aşırıya götürüp soğuk ve ilgisiz de olabilir. Yaratıcı bir yanı olan Yedi eğer kendisine kötü davranan anne babanın bulunduğu bir ev ortamında yetiştiyse son derece içine kapanık olacaktır, ancak aksi bir durumda yaratıcılığını iyice geliştirecektir. Ayrıca kişilik hanesinde Yedi olan bir insanın, çevresindeki insanlar üzerinde manyetik bir çekiciliği ve bir güç aurası olacaktır; insanlar onun karşısında kendilerini huzurlu hissedeceklerdir ama bu kişi, karşısındaki insanın yüklerini gerektiğinden fazla taşıma eğiliminde olacaktır. Ayrıca Yedi insanlarının yaratıcı bir kişiliği olur ve daha fazla dışarıya çıkıp, kendini çok fazla çekingen hissetmemesi gerekir. İlişkiler sırasında 'elde edilmesi zor' insanı oynamayı sever; ama bir kez onunla ilişkiye geçmeyi başardığınızda sizi çok ciddiye alır. Gelecek konusunda temkinli ve çoğu zaman da gelecek korkusu duyan Yediler aslında genel olarak bir şeyleri kaybetmekten korkarlar. Kişilik hanesinde Yedi olan birçok insanın zor yaşam yolları ve dersleri olur. Adeta ruhsal olarak gelişmek için oldukça yüklü bir yapılacaklar listesi ile bu dünyaya gelmiş gibiler ve bu nedenle de yaşamlarında birçok ders yaratmakta ya da bu dersleri kendilerine çekmektedirler. Elementi Su'dur. Duygusal, yaratıcı, mahremiyetlerine düşkün insanlardır. Güvensizliklerinden kaynaklanan gelecek korkularını para biriktirme yoluyla aşmaya çalışırlar. Elde edilmesi zor insanlardır fakat ilişkiye girdikleri insana gerçek bir bağlılık gösterirler.
Peter'ın anne ve babası o henüz bir bebekken geçirdikleri uçak kazası sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi. Ailesinin ölümünden sonra Peter'ı amcası Ben ve yengesi May kendi himayelerine alarak, onu kendi öz çocukları gibi severek yetiştirdiler. Peter oldukça zekiydi ve özellikle kimyaya özel bir yeteneği vardı. Fakat 15 yaşında bir lise öğrencisiyken sosyal hayatı pek de parlak sayılmazdı. Okulda sürekli 'inek' muamelesi görür, özellikle okul takımının yıldızı Flash Thompson ve arkadaşları tarafından her gün itilip kakılır, onunla dalga geçilirdi... Taki o genleriyle oynanmış örümcek tarafından sokuluncaya dek.
Bırakın bu kadar kasmayı kendinizi. Yaşamda sanki birisi bana bişhi diyecek diye sürekli kasıyorsunuz kendinizi. Herşeyi kaderci yaklaşımınızla mahvediyorsunuz. Biraz açılın yahu! Fikirlerinizi açıklayın, dişlerinizi gösterin. Böyle giderse elinizden herşeyinizi alırlar (donunuzu bile..)
Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğini sorgulayan geleneksel bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız. Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar. Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız; sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz.. Fakat içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız. Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız.. Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsin iz. Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanız başarılı olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanız o işi bırakın ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek ihtiyacındasınız, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız kaçınılmazdır. Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını incelersiniz. Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır.