Tehlike ve heyecan ihtiyaci duyan Ates eline sahip kisiler fiziksel olarak aktif ve surekli hareket halindedir. Canlilik acisindan oldukca zengin olan bu kisilerin cogu enerjisini spora kanalize ederek rekor kiran sonuclara ulasir. Cunku onlar sinirlarini zorlayan, kazalara ve yaralanmalara karsi hassas kisilerdir. Goz kamastiran sahne isiklari altinda dunyanin en mutlu kisisi olan Ates eli disa donuk bir ustunluge sahiptir. Bu kisiler neseli bir yapiya sahiptir ve sinirsiz yasama arzularini kolayca insanlara bulastirirlar. Disa donuk ve eglenceyi seven bu kisiler davetlerin vazgecilmez dinamizmi ve ruhudurlar.
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz. Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki "ben" bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki "ben"i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
Siz herseyin mukemmel olmasını isteyen kili kirk yaran bir kisilige sahipsiniz. Size göre hersey tam olmali ne eksik ne fazla. Kusura bakmayın ama böyle yaparsanız yanlız kalabilirsiniz bizden söylemesi... : )OLUMLU YÖNLERİNİZ:Agzi siki,sabirli-azimli,cok duygusal hatta alingan,sag duyulu ayrica dakiksiniz.Aman nazar degmesin... :) OLUMSUZ YÖNLERİNİZ:Saplantili,inatçi,tutucu ve biraz asabisiniz. Size ters düsenin vay haline! UYUMLULUK:A grubu kana sahip olan kisiler A ve AB kan grubuna sahip kisilerle cok iyi anlasirlar. SİZİNLE AYNI KANI TAŞIYAN ÜNLÜLER: George H. W. Bush, O.J. Simpson, Britney Spears, Alan Alda, Adolf Hitler, Lyndon B. Johnson, Richard Nixon.
Sınırsız hayal güçleri olsa da Kova’lar gerçekçi, ileri görüşlü ve akılcıdırlar. Bencil olmayan Kova’lar, insanlara olan sevgileri ile tanınırlar. İnsanları mutlu etmeyi; ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanların aynı imkanlara sahip olmasını isterler. Hümanist, idealist ve entelektüellerdir. Modern görünüşlerine rağmen dik kafalı, inatçı ve sabit fikirlilerdir. Herkesle kolayca iletişim kurabilirler fakat ne kadar samimi ve dostça davransalar da arada mutlaka mesafe bırakırlar. Kısıtlanmaktan hoşlanmayan Kova’lar özgürlükleri için her türlü özveride bulunurlar. Bir kişiye bağlanmaktan hoşlanmazlar. Bu yüzden de aile yaşamı zor gelir. Yeniliklere ve değişikliklere açık olsalar da alışkanlıklarını kolay değiştirmezler. Çok yönlü oluşlarından zor anlaşılırlar. Dürüst ve güvenilirlerdir. Kendi işlerini yapmaktan büyük keyif alırlar. Maddiyata önem vermezler. Kova’ların çok fazla sağlık sorunları olmaz. Çünkü hastalıklara karşı dayanıklı ve tedbirlidirler. Farklılığı seven Kova’lar farklı spor ve aktivitelerden hoşlanırlar.
En paylaşımcı A Kan grubu A'ların daha gerilimli bir yapıya sahip olmalarının bir nedenidir. Sıkıntılarını içlerine atarlar. Fakat patladıklarında da dikkatli olmalısınız. O gruplarının çok başarılı olduğu gerilimli ve sıkışık liderlik pozisyonlarına A'lar pek uygun değildir. Bu onların lider olamayacakları anlamına gelmiyor. Ama içgüdüsel olarak, çıkar gözeten liderliği istemezler.
Kusura bakmayın ama söylediğiniz yalanların hiçbirine kimse inan mıyor, hatta o kadar zorlanıyorsunuz ki, insanlar sizin söyledikle riniz karşısında gülmemek için kendilerini zor tutuyor. İyisimi siz yol yakınken dönün ve yalan söylemek için kendinizi zorlamayın. Yalan söyleyememek elbetteki bir kusur değil, hatta sizi bu konu da tebrik etmek gerekir çünkü bu zamanda zor bulunan nadide bir saflığınız var.
Aslında Genç Fenerbahçeliler’in mazisi yıllar öncesine dayanmaktadır. 80’li yılların başından itibaren günümüze kadar devam etmektedir. 2001-02 sezonu itibariyle Genç Fenerbahçeliler adı altında dernekleşen grubumuzun amacı Fenerbahçe’ye her branşta kayıtsız ve şartsız olarak destek vermektir. Niçin Kuruldu ? 90’lı yılların sonuna doğru kamuoyunda "Tribün Terörü" adı altında oluşturulan gündem süreci içerisinde yazılı ve görsel basında tribünlere yönelik yapılan acımasız eleştiriler özellikle Fenerbahçe tribünlerini aşırı derecede rahatsız etmiştir. Toplumda maçlara giden insanlara holigan sıfatı yakıştırılmaya başlanmıştı. Bizlerde bu imajı yıkmak için “Genç Fenerbahçeliler” adı altında bir dernek kurmaya karar verdik. Kimler Kurdu ? Grup tribünlerimize geçmişten bugüne kadar emek veren insanların önderliğinde, Üniversite ve Liselerde okuyan gençlerinde katılımıyla kurulmuştur. Her geçen gün gittikçe artan üye sayısı ile birlikte Genç Fenerbahçeliler sadece Türkiye’de değil Avrupa ve Dünya’nın bir çok ülkesinde faaliyet göstermeye başlamıştır.
Amerikalı aktris, model ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi. Gerçek adı Angelina Jolie Voight’tur. Birçok dergi tarafından dünyanın en güzel kadını seçilmiştir. Golden Globe, Emmy ve Oskar ödüllerinin sahibi olan ünlü oyuncu kimsesiz çocuklara yardım amaçlı projeler yürütmektedir. Filmlerinden bazıları Gia, George Wallace, Girl Interrupted, Alexander ve The Good Shepherd’dır.
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanakli, kirmizi - beyaz tenli, kirik burunlu, kollari adaleli ve kuvvetli bir padisahti. Devrinin en büyük ulemasindan birisi idi. Yedi tane yabanci lisan bilirdi. Âlim, sâir ve sanatkârlari toplar ve onlarla sohbetten çok hoslanirdi. Gayet sogukkanli ve cesurdu. Essiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacagi isler hususunda, en yakinlarina bile hiç birsey sizdirmazdi.Fatih Sultan Mehmed'in ömrü seferlerle geçti. Yikilmaz diye bilinen Bizans'i yikti. Istanbul'u fethetti.Ayasofya kilisesini câmiye çevirdi.İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur.Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır.Fatih, Müslüman Türk Milletine yapmis oldugu büyük hizmetlerle, dünyanin en büyük hükümdarlarindan birisi oldugunu isbat etmistir. Istanbul gibi, cihanin bir incisi olan, bu muhtesem beldeyi Türk Milletine kazandirmistir. Yapmis oldugu çalismalar ile, memleketinde büyük çapta bir imar hareketini gerçeklestirmistir.
Beyaz Show'da Roberto Carlos'u Görmek İstiyor. Tanıtımı : Brezilyalı futbolcu Roberto Carlos şu anda Türkiye'nin Fenerbahçe kulübünde oynamaktadır. Ülkesinde Palmeiras takımında yıldızı parladıktan sonra millî takıma çağrılmış, burada adının duyulmasıyla Avrupa'nın dev kulüplerinden Inter Milan'a transfer olmuştur. Daha sonra Real Madrid'e transfer olmuş ve burada 11 sene takımına hizmet etmiştir. Esas mevki olarak sol bek oynamakta, ayrıca sol kanat olarak da görev yapabilmektedir. 2006 FIFA Dünya Kupası'ndan sonra millî takımı bıraktığını açıklamıştır. Futbolculuk kariyerinin yanı sıra 2005 yılında Pepsi firmasının reklamlarında da boy göstermiştir. Roberto Carlos, 2007-2008 sezonu için sözleşmesinin bittiği Real Madrid'den ayrılarak bonservis bedeli olmaksızın Fenerbahçe ile bir yılı opsiyonlu olmak üzere üç yıllık sözleşme imzalamıştır.11 yaşındaki çocuğu Ricardo Da Silva'da Real Madrid'in altyapısında oynuyor. Fenerbahçe'deki ilk resmî karşılaşması 2007 Türkiye Süper Kupası finali olmuştur. Kupa mücadelesi 2-1'lik Fenerbahçe üstünlüğü ile sona ererken, bu kupa Carlos'un Fenerbahçe'deki ilk kupası olmuştur. Fenerbahçe'deki ilk golünü Fenerbahçe-Sivasspor maçında atmıştır.
Deyim yerindeyse tam bir fırlamadılar.Öğretmenlere yapmadıkları kalmaz.Sınıfın altını üstüne getirirler.Hemen kendine benzer birkaç arkadaş bulup bu eylemlerini okulun geneline yayarlar.Velileri okul yolunu aşındırsa bile bu arkadaşlar için tek çare müdür odasıdır.Sopayı yiyince rahatlayan arkadaşlarımız için psikolojik danışmanlar bile yetersiz kalır.Aralarından okul 1.si çıkanlar bile vardır.Şımarık olmaları kendilerini durduramaz olmalarından kaynaklanıyor olabilir.
Sizin beklediginiz ask,aslinda size cok yakın yerde sizi bekliyor sizden habersiz.Arkadaslariniz arasinda ama siz gozlerinizi acip bakmiyorsunuz bile mutlulugu uzaklarda arayarak vakit harciyorsunuz.Biran once durumun farkina varmalisiniz.Yoksa is isten gecmis olacak bizden size tavsiye....
Eiffel kulesine hayransın,bir gün mutlaka sevgililer gününü yagmur altında pariste gecirmeyi hayal ediyorsun,fransızca konusan birini duydugunda kulak misafiri olmadan duramıyorsun, damak tadında hic fena degil,paris sokaklarında nezih bir cafede oturup şarabını yudumlama fıkrı harıka haksızmıyım? sen bir fransız centılmenısın yada her daim şık olabilen bir fransız kadını hayatı kalıteli yasamak istıyorsun tıpkı bir zamanlar alıstıgın gibi..
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…