Alparslan Türkeş ve dava arkadaşlarının kurmuş olduğu partidir... Yakın tarihinde teşkilatlanarak kominizme karşı büyük bir mücadele vermişlerdir... Ülkü Ocakları adında teşkilatlanarak siyasi partilerin teşkilatlanmasının önemi vurgulamışlardır. Türkiye'de merkez parti olmadığı halde en çok oy alan partidir. MHP'liler kendilerini milliyetçi olarak tanımlarlar ve ülkelerinin çıkarları için yapmayacakları şey yoktur...
Sosyalizmin içindeki “devrim” sorununu kabullenmeyerek, eşitsizliğin ve kapitalizmin, ancak demokratik yollarla iktidara gelinerek bertaraf edileceğini savunurlar. Her ne kadar ana tanım bu ise de, günümüz sosyal demokratlarını, sosyal liberallerden ayırmak oldukça güçtür. Sosyal demokrasi de tıpkı sosyal liberalizm gibi orta yola yakın ancak temeli farklı bir akımdır. Ancak temeli sosyalizm olduğu için, uzun vadeli amacı mutlak eşitliğin sağlanmasıdır. Bu da, sosyalizme gelen eleştirilerin olduğu gibi demokratik sosyalizme de uygulanabileceğini gösterir. Sosyalist amaçları gerçekleştirmek konusunda sadece süreci biraz uzatmışlardır. Ancak tıpkı sosyal liberaller gibi, bu akımın söylemleri ve eylemleri de böyle bir eleştiriye zaman zaman uymamaktadır. Tanım zaman zaman değişmektedir. Sosyalizmin, mutlak eşitlik anlamına gelmeyebileceğini iddia eden sosyalist akımlar varsa da, bu görüşler yine tekrar Ortodoks sosyalistlerce revizyonizm olarak görülür, ve (yine tıpkı sosyal liberallere uygulandığı gibi) uzun vadede kapitalizmden bir farkı olamayacağına kadar gider.
Dünya tarihine veya aile tarihinize damganızı vuracaksınız, burası kesin. Sizin için, insanlar; ırkınızdan olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrılır. Irkınızdan olanları sever, korur; olmayanlardan nefret edersiniz. Devletçi bir ekonomi modeli izlersiniz, orduyu güçlü tutarsınız, malum siz böyle olduğunuz sürece, her an savaş çıkabilir. Alın size Adolf hitler'den imzalı bir resim :)
Hak, hukuk, eşitlik gibi kavramlar sizin için çok önemli. Her türlü Atatürkçü düşünceyi benimsiyor ve savunuyorsunuz. Ülkenizi daha aydınlık seviyelerde görmek için çok çaba sarfettiğiniz gözlerden kaçmıyor. Fakat AKP hakkındaki düşünceleriniz sadece lafta kalmış gibi gözüküyor. Ünlü düşünürlerden Jean Paul Sartre şöyle der: "Bir davaya bağlanmak, söz değil; eylemdir!" En azından ülkenizi sadece sevmekle yetinmeyip, yapılan haksızlıklara karşı olan mücadelelerde aktif rol üstlenmeniz gerekmektedir.
Bürokratik, hantal ve baskıcı olmak yerine, güçlü, fakat aynı zamanda müşfik ve insanî; -Hukukun üstünlüğünü ve adaleti her alanda hâkim kılmak için yapılanmış demokratik; -Varlık gayesini millete hizmet esasından alan, verimli ve etkin işleyen; -Her şeye müdahale eden bir devlet değil, gerektiği kadar müdahale eden, koordinasyon sağlayıp, yönlendirebilen ve etkin denetim yapan; -İstikrarı ve gelirin dengeli dağılımını sağlayarak, sosyal dengeleri gözeten rasyonel ve sorumlu; -Müreffeh bir hayat sürdürmek kadar, geleceğe güvenle bakabilmenin de önemli olduğu gerçeğinden hareketle, bütün vatandaşlarını sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alan; -Yardıma muhtaç yaşlısını, kimsesizini, yoksulunu, özürlüsünü gözetip kollayan; -Vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin kaliteli hizmet sunmayı amaç edinen; -Vatandaşlarının hayat kalitesini yükseltmek amacıyla çevreyi koruyan ve iyileştiren bir devletin teşekkül ettirilmesidir.
Sizin için Türk milleti tüm milletlerden üstün olmalı. Türk'ü diğer tüm milletlerden daha üst bir seviyede ve daha kutsal görüyorsunuz. Diğer milletlerin altında ezilmemeyi savunuyorsunuz. Türk milleti sizin için efsanevi bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Türk'ün Türk'ten başka dostunun olmadığını düşünüyorsunuz ve Türk milleti diğer uluslarla birlikte olmadan tek başına kaderini daha iyi çizebileceğine inanıyorsunuz.