Yüzünüzde huzurlu bir gülümseme, gözlerinizde ışıltılı bakışlar, vücudunuz en rahat konumunda, arkanıza yaslanmış, neredeyse uzun oturuyorsunuz bizim nazarımızda. O ne rahatlık, o ne gevşeklik kuzum! Sinirlernizi aldırmış olmalısınız. Sizin kimyanızı bozmak, sinirlerinizi zıplatmak mümkün değil gibi görünüyor. Bize soracak olursanız en iyisini yapıyorsunuz. Keskin sirke küpüne zarar olduğundan, siz bu halinizle sadece çevrenizdekileri değil, kendinizi de koruyorsunuz.
İnatçı,bildiğinden şaşmayan,dayanıklı ve istediğini en sonunda elde eden birisiniz. Bazen sizin için renkler ya beyaz ya da siyahtır ! Kıskanç, hatta kinci birisiniz. Hedefiniz her şeyde derinleşmek ve sonunda zirveye ulaşmaktır. Ama her şey olursa olur diye kabul edilemez o da başka tabi ! Siz başkalarının göremediği çok farklı ve gizli noktaları görebilirsiniz. Bunları birbiri ile bağdaştırıp başka boyutlar elde edebilirsiniz. Analiz etmek, araştırmak sizi farklı noktalara taşır. Asla elindeki ile yetinmeyen birisi olursunuz. Hangi konuyu ve hangi alanı seçerseniz seçin sonunda başarıyı yakalayacaksınız. zaten başarılı olmak isteği sizde tam bir hırs kasırgası şeklindedir. Ancak, bu kasırga terse dönüp size de zarar verebilir ! Kimsenin sizi geçmesine izin vermezsiniz. Zirvede kalmak sizin için çok önemlidir.
Enstrumanlarla çok ilgilenmiyorsunuz ama müziğin içidensiniz ve güvendiğiniz şey sesiniz. Kendi başınıza sevdiğiniz bir şarkıya eşlik ederken, ya da müzik yapmayı seven diğer arkadaşlarınızla birlikte söylerken sesinizin iyi olduğunu hissediyorsunuz. Yine de unutmayın ki sesinizi de her enstruman gibi eğitim sayesinde daha iyi kullanabilirsiniz. Sesinizi eğitmek ve daha etkileyici şarkı söyleyebilmek istiyorsanız: www.gaeabaykus.com
KELEBEK ETKİSİ- BUTTERFLY EFFECT Konu: Çocukluğundan gelen korkunç hatıralarıyla mücadele etmek zorunda kalan genç bir adam zaman içinde geçmişe yolculuk yapabildiğini ve olayları değiştirebildiğini keşfeder. Ne var ki her değişiklik hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını büyük ölçüde etkilemektedir. Üstelik de çoğu zaman beklenenin tam aksine!
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Hayat boyu sanık konumundasınız. Neden mi? Çünkü hem sorumluluk almayı sevmiyorsunuz, hem de maymun iştahlısınız. Duygularınız ve içgüdüleriniz mantığınızdan önde gidiyor. Sonuç mu, yarım kalmış birçok şey, boşa zaman kaybı vs... Birilerine karşı "Ama"larla başlayan cümlelerle kendinizi savunmak zorunda kalıyorsunuz hep. Yaramaz bir çocuktan farkınız yoksa, bu sizi sanık konumuna sokar. Keşke köşelerde tek ayak üzerinde dursanız, ama öyle olmuyor. Yaptıklarınızın bedelini, yani cezayı sizin için endişelenen sevenleriniz ödüyor.
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Siz tam anlamıyla bir “İstanbul”sunuz.Eğer İstanbul’da doğduysanız bu sizin için adeta bir şans demek, çünkü zaten başka bir şehirde mutlu olmazmışsınız gibi bir duruşunuz var. İstanbul hiç bir zaman öngörülemeyen karakterdedir, gizemli, cazibeli, büyüleyicidir, tıpkı sizin gibi. Hem geçmişinin izlerini taşır hem bugünü tüm realitesiyle yaşatır. Kim neyi görmek istiyorsa İstanbul’da onu görür. Tanımak, tanımlamak zaman alır.Tüm bunlar da size has özellikler değil mi? Siz nereye giderseniz gidin denizinin kokusuyla, sokaklarının sesiyle, mavi rengiyle İstanbul sizi geri çağırır ve siz bu çağrıyı kulak ardı edemezsiniz. Çünkü siz zaten "İstanbul"sunuz.