МiLLi тaкıмıмızıη вaşaяıLı FiLє вєкςiSidiя.мaςLaяda SσğuккaηLı uSLuвuγLa diккaт ςєкєя,яaкiвi iLє кaLdığı тєкє тєк pσziSγσηLaяda яaкiвiηi ςσк кσLaγ şaşıятaη ,Siηiяiηє haкiм σLaмaγaη Sєят вiя σγuηćuduя, мiLLi тaкıмıмızıη єLdє єттiği вaşaяıLaяda ωσLкaηıη paγı вüγüктüя.яaкiвiηiη кüFüя єтмєSiηi γєdiяємєγip diяєк SaLdıяıя.ςσğu тσpςu σηdaη кσякaя.кσdu мu σтuятuя...
Eğer testimizi gayrı ciddi doldurmadıysanız siz Cem Yılmaz değilsiniz, olasınız da yok… Tarzınız değil. Hayatı fazla ciddiye alıyorsunuz. Dahası mizaha güvenmiyorsunuz. Kaygan, buzlu bir zemin olduğunun farkındasınız. Arada bir mecbur kalınsa da her daim böyle bir zemin üzerinde yolculuk etmenin doğru olmadığına inanıyorsunuz… Cem Yılmaz olmamanız ama gülmediğiniz anlamına gelmez. Birisinin onun yaptığı şeyleri yapması, söylediği şeyleri söylemesi, insanları güldürmesi hoşunuza gidiyor. En azından bu yük sizin omuzlarınızdan alınmış oluyor. Siz kendi uzmanlık alanınızdan gayet memnun ilerliyorsunuz. Risk almıyor, insanları kızdırmıyor, dikkatleri üzerinize çekmeden sessizce işlerinizi hallediyorsunuz. Süreç değil sonuç ilgilendiriyor sizi. Hiçbir başarınızın arkasında başkalarının sizi fark etmesi isteği yatmıyor. Aksine kendi ruhunuzu hoşnut etmek derdiniz. Başkaları sizi ilgilendirmiyor. Ne dedikleri, ne düşündükleri umurunuzda bile değil. Kendinizde gördüğünüz misyonu tamamlamak size yetiyor. Bir miktar ahlakçı olduğunuz doğru. Ama dünyaya sizin gibiler de gerekiyor…