1923 yılında James Jageson tarafından icat edilmemiş olsaydı bugüne kadar beklenir miydi bilemiyoruz ama kesin siz icat ederdiniz. Televizyon sizin en büyük kaçış ve rahatlama yolunuz. Ne olursa olsun izlemekten zevk alıyorsunuz. Televizyonun hemen herkesi rahatlattığını ve yoğun bir günün ardından kafa boşaltmaya büyük yardımı olduğunu biliyoruz, fakat unutmamakta fayda var: Televizyon başında geçirdiğimiz zaman içerisinde dışarıda akan kocaman bir hayat var.
Konfor deyince canını çıkartıyorsunuz. Gidip olabilecek en yüksek gökdelende, en yüksek güvenlik donanımıyla, en güzel manzaraya bakan daireyi seçtiniz. Her şeyin en güzelini değil ama en sağlamını, konforlusunu ve pahalısını istiyorsunuz. Güzellik bütün bu değerlerden sonra geliyor ve estetik probleminin diğerlerine oranla daha kolay çözülebileceğine inanıyorsunuz.
Sizin yaptığınız işten en büyük beklentiniz size saygınlık ve toplum içinde itibar kazandırması. Bu yüzden başarıyı önemsiyorsunuz, ama para daha ikincil bir düzeyde kalıyor. Çok paralı ama toplumda saygı görmeyecek, kendinizi muteber görmeyeceğiniz bir iş yapmaktansa, çok daha az paraya herkesin gözünde değerinizi bulabileceğiniz bir iş yapmayı tercih edersiniz. Kimilerine demode gibi gelse de, aradığınız saygınlık kariyerinizde emin adımlarla yürümenizin de garantisi…
Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında daha anlamlı ve değerli aşamalar kat etmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen ya da ebeveyn gibi insanların yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz. Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk taslayabilirsiniz.. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz ya da otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir. İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü her zaman fark edemeyebilirler. Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda ya da sarhoş olduğunuzda kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları içindir. Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.
Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanakli, kirmizi - beyaz tenli, kirik burunlu, kollari adaleli ve kuvvetli bir padisahti. Devrinin en büyük ulemasindan birisi idi. Yedi tane yabanci lisan bilirdi. Âlim, sâir ve sanatkârlari toplar ve onlarla sohbetten çok hoslanirdi. Gayet sogukkanli ve cesurdu. Essiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacagi isler hususunda, en yakinlarina bile hiç birsey sizdirmazdi.Fatih Sultan Mehmed'in ömrü seferlerle geçti. Yikilmaz diye bilinen Bizans'i yikti. Istanbul'u fethetti.Ayasofya kilisesini câmiye çevirdi.İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur.Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır.Fatih, Müslüman Türk Milletine yapmis oldugu büyük hizmetlerle, dünyanin en büyük hükümdarlarindan birisi oldugunu isbat etmistir. Istanbul gibi, cihanin bir incisi olan, bu muhtesem beldeyi Türk Milletine kazandirmistir. Yapmis oldugu çalismalar ile, memleketinde büyük çapta bir imar hareketini gerçeklestirmistir.
İnsansın sen!! En alasından bi adet homosapiens'sin! Benim vampir olmaya ihtiyacım yok diyorsun..Haklısın. Sen çeşit çeşit yemeğinle ve faniliğinle mutlusun dostum :D Mahluklar içinde en tehlikelisi insan olamayan insandır zaten, kan emiciler de kim?! Ama şunu da unutma en zoru insan olmaktır ve nesli tükenmek üzere, aman dikkat :)
O kadar iyisin ki! sen tam bir meleksin... hani derler ya bi kanadı eksik diye, aynen öyle. ailene her zaman doğruyu söyleyip arkadaşların için hep iyi şeyler düşünüyorsun. Çünkü onlar iyi olduğunda sen de iyi oluyorsun. Herhangi yanlış bir şey yaptığında bile dürüstlükten ödün vermiyor, bu dürüstlüğün sayesinde de her türlü durumu kolaylıkla atlatıyorsun. Ayrıca çevrendekiler de bu saflığından dolayı sana çok güveniyorlar. Bu da uzun vadeli ve başarılı arkadaşlıklar kurmanı sağlıyor. Tebrik eder şeytana uymamanı dileriz...
" Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür! Ve bir orman gibi; kardeşçesine..." Özgürlüğün ve inançların için yaşıyorsun... Sevgin ve karşı duyduklarının en ufak bir zaafiyeti yok! Sevmezsin alengriyi, dolanı, laf salatalarını... Yalın, açık ve bir hikeye gibisin... Ya da öyle yaşamak istersin... Bedel ödemeyi göze alarak...
Tango,aşk tutku,ihtiras...Bol bol kırmızı et yenen,sarap içilen futbol izlenen ülke,buenos aires dediğimde ne hissediyorsun sanki birseylermi cagrıstırdım? yoksa bir zamanlar o sokaklardamı yürüyordun? evet sen tam bir latin atesisin!dans müzik aşk ve karmasanın icinde huzur.. iste tamda istedigin buydu cocukken cıplak ayaklarınla arjantin sokaklarında oyunlar oynuyordun, inanamıyorsan bir kez daha düsün gözlerini kapa ve bir önceki cocuklugunu hayal et..
Bu kan grubu taşıyan herkes gücü, dayanıklılığı, kendine güveni, cesareti, sezgiyi ve Allah vergisi bir iyimserliği genetik hafızalarında taşırlar. Melodik mizaç özelliğine sahiptirler. Bunlar yaşamın tadını en iyi çıkaran, dünya nimetlerinden en geniş biçimde yararlanan kişilerdir. Hayati bir melodi gibi yaşar ve kavrarlar. İçinde bulundukları ortama çok iyi uyum gösterirler. Tüm insanlarla ve bütün varlıklarla anlaşırlar. Onlara ters düşmeden, olumlu ilişkiler kurmayı başararak yaşarlar. Bu engin uyum düzeni içinde, önlerine sunulan olanaklardan rahatlıkla yararlanırlar. Amaçladıkları sonuca, büyük uğraşlara kalkışmadan, kolayca ulaşırlar. Onların bu başarılarındaki en büyük etken, dış dünyayla, sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalarıdır. Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler. Herhangi birine çok değişik ve ters gelebilecek bir ortam düşünelim. Onlar bu ortam içinde dağılıp şaşırmaz, ürküp sinmez, bir köşeye çekilip donup kalmazlar. Hemen uyum gösterirler. Sivri ve uç düşünceleri, aykırı fikir ve eğilimleri yoktur. Sağlıklı bir bünye ve iyimserlikle desteklenmiş liderlik özellikleri (güç, etki, güvenirlik) ve başarı için gerekli güdüler size kalan 0 grubu mirasıdır.0 Grubu Kadını Mutfak masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek, toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder. 0 Grubu Erkeği Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez. Son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık sık hediye almayı sever.
Amacına ulaşmak için elinden gelen her şeyi yaparlar fakat gösterişten uzak dururlar. Lüks ve gösterişli yaşamı sevmelerine rağmen, bunu gösteriş için değil kendilerini başarılı ve iyi hissetmek için yaparlar. Cinselliğe aşırı düşkündürler, ihtiraslı ve çok kıskançtırlar. Arkadaşlarının güvenini kolayca elde ederler çünkü sır tutmasını bilirler fakat arkadaşlarına karşı da kuşkucudurlar. Bu yüzden düşüncelerini paylaşmaktan çekinirler. Sezgileri oldukça kuvvetlidir. Fiziksel olduğu kadar manevi açıdan da güçlüdürler.
Fındık: (Olaganüstü) Çekici, anlayisli, insanlari nasil etkileyecegini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girisken hatta dövüsken biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk degisir. Kaprisli bir asiktir. Ama dürüst ve esine toleransli davranir. Kusursuz bir yargi yetenegi vardir.
FEDAKAR:sevdin insanlar için fedakarlıklar yapıyosun hatta gereğinden fazla onları güşünüyor elinden geleni mutlak yapıyosun.ama dikkat et bazen bişeyler yapayım derken eskisinden bile kötü olabilir biraz konturol et duygunu..