Sen Nero'sun. Devil May Cry 4 serisinde karşımıza çıkan baş karakterdir. Kendisi bir yaratık avcısıdır. Silah olarak Red Queen adında, bir motosiklete gaz verirmiş gibi kılıcın kabzasını da o şekilde döndürerek güç verdiği ,iri kıyım bir kılıç, Blue Rose adında Magnumu andıran ama çift atar büyük bir silah ve Devil Bringer adındaki mavi ışıklar saçan sağ kolunu kullanmaktadır. Tabiki onunda her genç gibi başında bir aşk vardır.
Türkiye tarihindeki tüm suçları sen ve senin gibiler işledi!büyük osmanlı ve ortadoğu projeleri gibi ulvi planlara utanmazca engel olmaya çalışıp ülkeni içine kapatmaya çalıştın.kul olmaktan utanıp millet ve birey olmaya çalıştın ağa şeyh halife padişah gibi yüce kavramlara küfür ettin.bu dünyada yerin hapis öbür dünyadaysa yedi kat cehennemdir.
Sizin yaşam enerjiniz tek bir duyguya indeksli: Aşırı sorumluluk duygusu ya da yanlış yapma korkusu. Bu yüzden öyle sıkı tedbirler alıyor, kontrolü elden bırakmamak için öyle çaba sarfediyorsunuz ki, takıntılı biri haline geliyorsunuz. Sizin olduğunuz her yerde birileri suçlu konumuna düşüyor, çünkü en küçük aksaklığı affetmiyorsunuz, bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz. Hep suçlayacak bir şeyler ya da birilerini bulduğunuz için hep savcı kalacaksınız.
Kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.Özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Eiffel kulesine hayransın,bir gün mutlaka sevgililer gününü yagmur altında pariste gecirmeyi hayal ediyorsun,fransızca konusan birini duydugunda kulak misafiri olmadan duramıyorsun, damak tadında hic fena degil,paris sokaklarında nezih bir cafede oturup şarabını yudumlama fıkrı harıka haksızmıyım? sen bir fransız centılmenısın yada her daim şık olabilen bir fransız kadını hayatı kalıteli yasamak istıyorsun tıpkı bir zamanlar alıstıgın gibi..