Toplum ve bireylerin yaşam standartlarının, uzmanlaşmış merkezi bir planlamayla devlet tarafından geliştirilmesini isterler. Kişinin kendi iradesinin, kendisini yönetmesini daha pratik kılacağı düşüncesine şüpheyle yaklaşırlar. Siyasi Partiler: Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Emek Partisi, Türkiye Komünist Partisi.
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...
Demokrasiye önem veriyorsunuz, ekonomide devletçilik modelini destekliyorsunuz... İnsanlar arası ayrım yapacak olursanız; din, ırk veya renk sizin için önemli değil, önemli olan o insanın çalışkanlığı ve onurudur. Ayrıca, büyük bir komutansınız, savaş alanına çıktığınızda, sesiniz tüm alanda yankılandığında, herkes çakı gibi dimdik durur ve tek bir çıt dahi çıkmaz. Söylediğiniz şeyleri, verdiğiniz emirleri, ilahi emirler gibi dinler ve uygularlar; herkes size büyük bir saygı duyar.Bu yolda devam ederseniz, saygı duyulan birisi olarak anılırsınız.
Hayata karşı azıcık ilgisiz gibisin. Derdin, sadece kendi dramın. Oysa çevrene karşı şefkatli olmak seni daha mutlu edecek. Unutma, herkesin ilgiye, sevgiye İhtiyacı vardır. İnsanları dinle ve onların sorunlarıyla ilgilen; başkalarına yardımcı olmaya çalış. Zaman İçinde karşılığını fazlasıyla bulduğunu göreceksin.
Bir önceki hayatınızda tıbbi bilimler ile uğraşıyordunuz. Yaşadığınız bölge, o dönemin medeniyetinden çok uzakta kendi içinde yaşayan bir toplululuktu. Ama ayrıcalıklı bir bölgeydi çünkü masallardaki gibi mutlu insanların yaşadığı bir köy gibiydi. Savaş veya açlık gibi sıkıntılardan uzakta, kurtarılmış bir bölgede gibiyidiniz. Fakat kötü bir salgın hastalık bu mutlu topluluğun huzurunu kaçırdı, siz daha önce türlü bitkilerden içecekler yapıyordunuz ve bu özel bitkisel çaylarınızın, zaman zaman yaşadığınız halsizliklere iyi geldiğini farketmiştiniz. Bu salgın hastalıktan sonra bu çayları salgına yakalanmış insanlara içirmeye ve sonuçlarının olumlu olmaya başladığını gördünüz. Sizin sayenizde kısa bir dönemde topluluğunuzdan bir çok insan bu hastalıktan kurtuldu. Siz şu an her ne iş yapıyor olursanız olun eminiz ki ruhunuzda bir yerlerde bir kahraman var.
20. yüzyılın kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliştirmiş, kuantum mekaniği, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar sağlamıştır. Kuramsal fiziğine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.
Salıncakta sallandıracaksınız,değil mi?Lolipop da alırsınız siz bize,e öyle ya,yala yala sallan,sallan sallan yala!100 tanesi sallandırılırsa,69.999. 900kişinin hakkı kalır ki,bu da anayasanın eşitlik ve adalet ilkesine aykırı dır.Onların ne günahı var?Hem,çoğunluğun istediği olmaz mı?Çoğunluk hakları üstün değil midir?Onların sallandırılmaya hakkı yok mu,n'etekim?!Cık cık cıkk,olmadı,size yakışmadı ki bu!Baştan alalım mı,bir daha?Memle ket,salıncak cenneti olsa..çoluk-çocuk hepsini sallandırsaaakk..dii miii?!Kızma ama birader,kendi kuyunu kazma ama birader!Keskin sirke,kendi küpüne zarar eder..Amaaa,bedava sirke baldan tatlıdır daa,ne alakaa?!
Romatizmin kalbi Paris’te atıyor, sizin kalbiniz ise Paris’te atıyor, çünkü siz romantik bir “Paris”siniz. Aşkın, romantizmin, duygusallığın olmadığı bir dünya sizin için bir anlam ifade etmiyor. Her ne yaparsanız yapın aşkla yaparsınız; işinize aşkla sarılırsınız, en basit akşam yemeğini bile aşkla yaparsınız, işin içinde aşk yoksa “ben de yokum” diyenlerdensiniz. Siz ne yaparsanız yapın içinde aşk olduğundan dolayı herkesi büyülersiniz. Elinizin değdiği her yemek başka bir tat kazanır, ucundan kenarından bulaştığınız bir iş çok sayıda insanı büyüler. O yüzden kendine has tılsımı olan bir romantik olarak Paris’te kendinizi bulursunuz. Paris de sizde kendini bulur.
Sonradan olma oldugu icin haddinden fazla ezilir. Tek kivircik basgandir. Butun yil okula cebinde bagetler, elinde FDD Fizik'le gelip gitmistir. Okul takiminin kaptani olmasiyla ovunur. Agzina kufur en cok yakisan basgandir. Sarhos haliyle erdaldan yedigi tokat, jenerikliktir. Insanlarin dediklerini kafasina cok fazla takar. En sevimli, en tatlı, en cok gaf yapan, pot kiran basgandir. Basindan gecen kucuk bir insani koparabilir: "acikmistim 6 milyonum vardi, 2milyonluk tavuk doner gordum 3tane aldım" sozuyle tarihe gecmistir. Eski resmin değişmesi için ağlamıştır.
Avrupa Yakası'nda maceralar, aşklar, entrikalar ve bol kahkaha devam ediyor! Sütçüoğlu ailesinin fertleri Tahsin bey, İffet hanım, Aslı, Cem, Makbule ve Sacit, ayrıca kurtulamadıkları komşuları Burhan Altıntop, bu yıl tempolu günler yaşayacaklar. Ofiste Kubilay, Fatoş, Yaprak, Tanrıverdi, Sadettin Bey ve ayrıca derginin yarısını satın alarak ortalığı karıştıracak görgüsüz sosyetik Şahika (Binnur Kaya), hayatınızın vazgeçilmezleri olmaya devam edecekler. Sertaç ve Tacettin muhallebicide kaldırım mühendisliğini sürdürürken, kapıcı dairesinde de hareketlilikvar: Sabit Efendi ve ailesine Hediye Teyze'nin erkek kardeşi Cesur (Gürgen Öz)katılınca, apartman tadından yenmeyecek!
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz. Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz. Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz. Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte ya da ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz ya da başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Birçok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orijinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız. Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu fark eden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir. Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir. Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Evet sen gerçekten bilgilisin ama bence bunu herkesin içinde heryerde belli etmemelisin dışardan seni tanımayanlar ukala olduğunu düşünecektir...azcık ince düşün öle karar ver...yeri geldiğinde söyle yeri geldiğinde söyleme ki insanlara batma...öğren artık...herşeyi bilmek zorunda değilsin hadi bildin bari ispatlamaya çalışma...:D:D işin zor valla...çok şey bilmek kötü...sazan olursun evladım bu devirde:D
Siz gönülsüz bir kölesiniz. Ama bunun suçlusu sizsiniz. Bunda iki faktör rol oynuyor: Birincisi, o kadar hayat tembelisiniz ki... Herhangi bir konuda itiraz etmeye bile mecaliniz yok. İkincisi ise daha da önemli: Hayır diyemiyorsunuz. Sonuçta hiç istemediğiniz şeyleri yaparken buluyorsunuz kendinizi.
Sevdiklerinize yapılanlar sizin dünya karşısında radikal kararlar almanıza neden olmuş.suçlularla savaşmanız kabul edilebilr birşey ama bunun arkasına sığınarak yaptığınız işkence ve katliamlar yüzünden bir çok kahraman arasında kötü olarak görülmenize neden olmuş bence metodlarınızı biraz yumuşatın