Onu detaylarla etkiler, çok çaba harcayarak keşfettiğiniz ve hareket etmek için biraz emir beklediği yönünü keşfedip gerekli noktalarda müdahale ettiğinizde büyük bir zafer kazanırsınız. En ufak ayrıntılara takılışı, baktığında mükemmeli görüşü yüzündendir. Sizde de aynı durum söz konusu olacaktır mutlak. Eleştirilerinin sizin mükemmel halinizi görmesinden ve ufak tefek aksaklıkları sadece sizi düşündüğü için düzeltmeye çalışmasından olduğunu bilemlisiniz. Hayata entellektüel bir çerçeveden bakması duyguları anlamasına veya umursamasına engel değilir; ancak ona hislerinizi uzun uzun oturup açıklamanız gerekebilir.
Hani derler ya; ne de olsa hepimiz insanız, bazen hata yaparız. İşte siz bu lafa çok yakışıyorsunuz. Arada aklınızdan hinlikler geçmiyor değil. Şeytandır dürter! Ama bunun haricinde, ondan çalayım, bundan çırpayım, şuna kötülük yapayım gibi kasıtlarınız yok. Hatadır, yanlıştır, olur böyle vakalar deyip, üstünden kolayca geçebiliyorsunuz. Geçiniz de zaten, o kadarı hepimizin elinin kiri.
Yaptigin hataLardan pi$manLik duymuyor, ke$ke demiyorsun. Dogru yoLdasin. Cünkü sende biLiyorsun pi$manLigin ve ke$keLerin hic bir$eyi degi$tirmeyecegini.. Tam aksine bunLardan kendine ders cikarip, düz yürüyosun.. Aferriiin sana hep böyLe oL.!
Muhtemel bir 80'ler ortası insanısın ve yine gençliğin salvar model pantolonlarin giyildigi, beyaz spor ayakabilarin dillerinin disari cikartildigi, kazaklarin pantolan icine sokuldugu, saclarin arkalarinin koyun gibi uzatildigi donemin adamısın. Belki de Black Sabbat ve diğer 80'lerin muhteşem metal gruplarından etkilenip deri pantolonlarla dolaşmışsındır. 70'lerin sonundan 80'lerin başına kadar hüküm süren bir Hippi olma ihtimalin bile var.
Büyücü Gargamel, Şirinlerin baş düşmanıdır. Şeytani bir büyücü olmakla birlikte büyü yetenekleri çok kısıtlıdır, daha çok bir simyacıdır. Gargamel genellikle Şirinlerden çorba yapıp karnını doyurmak ya da Şirinleri büyüyle altına dönüştürmek için uğraşır. Siyah, eski ve yamalı bir cüppe giyer. Dişleri dökülmüştür. Çatısı samanlardan oluşan bakımsız bir kulübede, pirelerin ısırdığı kedisi Azman'la birlikte yaşar.
Samimiyetiniz övgüye deger! Teknik anlamda bir dahi ya da çok yüksek IQ'ya sahip olsanız da EQ'nuz düşük tarafta yer almaktadır. Bu konuda yapmanız gerekenler var gibi gözüküyor. Bu aralıkta bir puan aldıysanız eğer, kendinizi insanlara öfkelenirken, sıkıntılı ya da hayatta nerede olduğunuza dair bakış açınızı kaybetmiş bulabilirsiniz. Hayata ve zorluklarına hırs ve azim yerine korku ve güvensizlikle mi karşılık veriyorsunuz? Ümidinizi yitirmeyin! Duygusal zeka doğuştan belirlenmez, öğrenilebilir ve geliştirilebilir. Eğer hayatın %10'u bize ne olduğu ile ilgili ve %90'ı bunlara nasıl karşılık verdiğimiz ile ilgili ise, bu hayatımızı istediğimiz gibi oluşturma gücünün bizde olduğu anlamına gelecektir! Üzerinde çalışılması gereken alanlar: Kendinize şunları sorun: Genellikle hangi durumlar sizde gerginlik ve stres yaratıyor? Bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Hangi olumsuz düşünceler sürekli aklınızı meşgul ediyor? İhtiyaçlarınızı ve duygularınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor musunuz? Bu korkunuzun altında diğer herkesi daha çok önemsemeniz mi (daha çok diğer insanların sempatisini kazanmak için) yoksa güçlü, sessiz tipi oynamak istemeniz mi yatıyor?
Doğruya doğru, siz de hayli neşeli birisiniz. Sıkıntıya fazla gelemeyen, eğlenmeyi seven… Haliyle monoton bir yaşamı olan, hele kendini hiçe sayan biriyle yaşayamazsınız. Size hayattan her an zevk almayı bilen, olumlu, güler yüzlü bir eş lazım. Bununla birlikte sevgi dolu ve sıcakkanlı da olsun. Böyle birinin arada bir tembellik, yeri geldiğinde bencillik yapmasına göz yumabilirsiniz. Keyfi tembelliğe çevirme oranı arttığında hafiften bir ayar yaparsınız, olur biter... Size ve eşinize bol keyifli bir evlilik hayatı dileriz...
O kadar sanslisin ki bir sisenin icine koydugun imdat notu tam da en sevdigin sanatci tarafindan bulunacak! Sonra gelip kendi yatiyla o lanetli adadan elleriyle kurtaracak seni! Hani adanin diger ucunda kesfe cikmistin ya; o sirada sanatcinin yatini tanidin Ziplamaya ve bagirmaya basladin. O da hemen gelip seni kurtardi. Sansli sey seni!
Bir önceki hayatınızda profesyonel olarak ya şarkı söylüyor yada bir enstrüman çalıyordunuz ama kesinlikle müzikle uğraşıyordunuz. Şu an müzikle uğraşmıyor olsanız bile müzik kulağınız çok iyi olmalı çünkü bir önceki hayatında bu kadar takdir toplayan bir müzisyen olarak şimdiki hayatınıza da bir yansıma olmuştur. Müzikteki yeteneğiniz konusunda hakketiğiniz kadar iyi yerlere gelemediniz ama gerçekten çok mutlu bir hayat sürdünüz. Türlü şanssızlıklar peşinizi bırakmadı fakat siz bunları umursamadınız çünkü müzik, hayatınızda olduğu sürece siz hep mutlu olmasını bildiniz. En büyük üzüntünüz erken yaşta eşinizi kaybetmek oldu fakat o kadar büyük bir aşk yaşadınız ki çocuklarınızla beraber ömrünüzün sonuna kadar eşinizin anısıyla yaşamayı tercih ettiniz.
Gözalıcı güzellikte bir yeşil renge sahip olan zümrüt, en kıymetli taşlardan biridir.Bağışıklık sistemini, sinir sistemini, kalbi, ciğerleri ve böbreği kuvvetlendirir. Başarı ve doyum duygularını belirginleştirir. Yetersizlik duygusundan kurtarır ve yaşama karşı duyulan minnet duygusunu güçlendirir. Kişiye sevgi duygusu verir. Yaşama sevincini artırır. Arkadaşlık, evlilik ve aile bağlarını güçlendirir.
Sizin yaşam enerjiniz tek bir duyguya indeksli: Aşırı sorumluluk duygusu ya da yanlış yapma korkusu. Bu yüzden öyle sıkı tedbirler alıyor, kontrolü elden bırakmamak için öyle çaba sarfediyorsunuz ki, takıntılı biri haline geliyorsunuz. Sizin olduğunuz her yerde birileri suçlu konumuna düşüyor, çünkü en küçük aksaklığı affetmiyorsunuz, bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz. Hep suçlayacak bir şeyler ya da birilerini bulduğunuz için hep savcı kalacaksınız.
Salıncakta sallandıracaksınız,değil mi?Lolipop da alırsınız siz bize,e öyle ya,yala yala sallan,sallan sallan yala!100 tanesi sallandırılırsa,69.999. 900kişinin hakkı kalır ki,bu da anayasanın eşitlik ve adalet ilkesine aykırı dır.Onların ne günahı var?Hem,çoğunluğun istediği olmaz mı?Çoğunluk hakları üstün değil midir?Onların sallandırılmaya hakkı yok mu,n'etekim?!Cık cık cıkk,olmadı,size yakışmadı ki bu!Baştan alalım mı,bir daha?Memle ket,salıncak cenneti olsa..çoluk-çocuk hepsini sallandırsaaakk..dii miii?!Kızma ama birader,kendi kuyunu kazma ama birader!Keskin sirke,kendi küpüne zarar eder..Amaaa,bedava sirke baldan tatlıdır daa,ne alakaa?!
Kabul edin, yalanlarınız kimi zaman işe yarıyor, kimi zaman ise yakalanıyorsunuz. Normal şartlarda karşınızdakini kolaylıkla ikna edebilen birisiniz ama iş yalana gelince bunalıyorsunuz. Yalan bulmak söylediği yalanı yıllar sonra bile hatırlamak zorunda olmak size göre işler değil buna mesai harcamak bile size gereksiz geliyor, "doğru neyse onu söylerim, bedeli neyse de öderim" diyorsunuz çoğu zaman. Kesinlikle doğru yoldasınız, çünkü sizin de hissettiğiniz gibi yalan etik anlamda yanlış oluşunun dışında fazlasıyla beyin yoran bir yöntem ve sizin buna ekstra efor sarfetmeye vaktiniz yok.
Gereğinden fazla hareketli ilişkiler yaşıyor olabilirsiniz. Bunun nedeni sizsiniz. Şikayetçi olmasanız da uzun süreli ilişkileri idare etme zorluğu çektiğiniz doğru. Biraz da karşı tarafın temposuna göre yaşarsanız daha sağlıklı ilişkileriniz olabilir. Biraz fedakarlıktan zarar gelmeyecektir kendiniz ve partneriniz için yapmanız gereken bir şeyler olduğunun farkına vardığınızda düşünmeden yapmalı fakat karşı tarafın sizi anlayabilmesi için onu da dinlemelisiniz. Size ayak uyduramayacak kişilere rastlıyorsanız onları hızlandırmak yerine kendinizi yavaşlatmanız gerekecek bu da sizi ilişkinizden soğutacaktır.
O planlı ve başarılı bir insandır.Ailesine özellikle de abisine çok düşkündür.Dediği dediktir.Lafı ağzından çıktıktan sonra ne kadar ısrar ederseniz edin kendi bildiğinden şaşmaz.Grupta kendisi için fazla faydam yok dese de gruba çok şey katan ve grupta önemli bir yere sahip değerli bir elemandır.Ayrıca doğaçlama konusunda üstüne yoktur...
Hayatınızdaki herhangi birşeyin değişeceğini düşünmek dahi istemi yorsunuz. Herhangi bir konuda karar vermek zorunda kaldığınızda mutlaka aklına güvendiğiniz birine danışıyorsunuz ve onun aldığı kararları uyguluyorsunuz. Peki hiç hayatınızdan sıkıldığınız ve “keşke” dediğiniz olmuyor mu? Asıl korktuğunuz başaramamak mı, yoksa başkalarının ne düşündüğü mü sizi endişelendiriyor. İçinizdeki sese biraz kulak verin, yapabilecekleriniz için kendinizi frenlemeyin. “Güven herşeyden önce gelir” kavramından biraz uzaklaşın. Unutmayın eğer hiç risk almazsanız, aldığınız risk ömür boyu sıkıcı ve standart bir hayatın size beklediğidir.
Siz efendi olmayı hiç istemiyorsunuz ama bu muameleyi görüyorsunuz. Çünkü insanlarda ilk uyandırdığınız izlenim saygınlık. Sükunetiniz, ölçülülüğünüz, hoşgörünüz ve gelişmiş mizah duygunuz herkeste hayranlık uyandırıyor. Bir de insanlarla aranıza koyduğunuz o belli belirsiz mesafe var tabii.
Mizah duygusu gelişmiş ve dışa dönük olan Beş, entelektüel ve asidir. Tepkisel özelliklerini sergilediğinde, gerilimli, havai ve dönek olabilir. Elementi Hava'dır. Zihinsel ve fiziksel olarak sürekli hareket halindedirler. Mizahi, dışa dönük ve yenilikçi insanlardır. İletişimle ilgili ve zekalarını kullanabilecekleri mesleklerde başarılı olurlar. Duygudan çok mantıkla hareket ederler.
Eiffel kulesine hayransın,bir gün mutlaka sevgililer gününü yagmur altında pariste gecirmeyi hayal ediyorsun,fransızca konusan birini duydugunda kulak misafiri olmadan duramıyorsun, damak tadında hic fena degil,paris sokaklarında nezih bir cafede oturup şarabını yudumlama fıkrı harıka haksızmıyım? sen bir fransız centılmenısın yada her daim şık olabilen bir fransız kadını hayatı kalıteli yasamak istıyorsun tıpkı bir zamanlar alıstıgın gibi..
Evet sen gerçekten bilgilisin ama bence bunu herkesin içinde heryerde belli etmemelisin dışardan seni tanımayanlar ukala olduğunu düşünecektir...azcık ince düşün öle karar ver...yeri geldiğinde söyle yeri geldiğinde söyleme ki insanlara batma...öğren artık...herşeyi bilmek zorunda değilsin hadi bildin bari ispatlamaya çalışma...:D:D işin zor valla...çok şey bilmek kötü...sazan olursun evladım bu devirde:D
Elinizi attiginiz her sey ters gidiyor. Bu da sizi gerginlestiriyor. Yasadiginiz ask hizini yitirmis ve monotonlasmis durumda. Yasadiginiz olaylar bunda oldukça etkili. Üreticiliginiz durmus ve iliskiniz üzerinde baski yapiyor. Bununla beraberinde gelen maddi sikintilar yasaminiza negatif boyutlar yüklemis durumda. Tüm bunlara ragmen kisa bir süre sonra bunlari asacak ve eski mutlulugunuza döneceksiniz.
Hava insani icin iletisim cok onemlidir, ayrica bu gruba dahil olan pek cok kisi vokal ya da edebi becerilere sahiptir. Hava eline sahip kisilerin lisana karşı kabiliyeti vardır ve genellikle medyada calisirlar. Yazarlik, gazetecilik, ceviri ve yayincilik Hava ellerinin agirlikli olarak yer aldigi meslek gruplaridir. Hava eli insani her cesit makina parcasi ve teknolojik oyuncakla oynamaktan keyif alir. Bu kisiler genellikle en son teknolojiden haberdar olan bilgisayar kurdu kimselerdir.
İçinde çocukluktan beri gelen "Bakkal Amca" sevgisini sadece çocukluk olarak görenlerdensin işin aslı böyle değil.Bakkal olmak senin dünyada yapabileceğin en iyi iş.Veresiye defteri tutmak, toptancılarla pazarlık yapmak, pirincin içine çakıl taşları atmak gibi senin içinde olupta, farkına varmadığın bir meslek.