Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Efendim size tarif gerekmiyor. Bundan bin yıl öncesine de (AROG), bin yıl sonrasına da göndersek (GORA) gene kendiniz gibi kalıyorsunuz. İnanılmaz bir uyum ve hayatta kalma becerisine sahipsiniz. Bu becerinizi kıskananlar (Mutlu Tönbekici var mı aralarında:)) size sinir oluyorlar. Cevherinizi görmezden geliyorlar. Kurallara uymayışınızı, kalıplardan taşmanızı bir türlü kabullenemiyorlar. Hiçbir şeyi kafanıza takmıyor oluşunuz her şeye kafa yoranlara fazla yorucu geliyor. Asla olamayacakları biri olduğunuzdan durmadan eleştirip duruyorlar. Varlığınız Allah’ın onlara çektiği nanik sanki… Size gelince… Ayıp yok, günah yok, tavır yok, tasa yok… Gül gibi geçinip gitmek, olanı yemek, olmayandan vazgeçmek varken ne gereği var yorgunluğun… Fetih ruhu üzerinizde eğreti duruyor. Daha çok bir Bektaşi tekkesine yakıştığınızın siz de farkındasınız. Felsefeniz, “hayatta kalacak kadar öğren, ondan bıkacak kadar değil” şeklinde özetlenebilir… Fazlasına ihtiyacı olanlar şovmen Cem Yılmaz’la idare edebilir…