Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Tehlike ve heyecan ihtiyaci duyan Ates eline sahip kisiler fiziksel olarak aktif ve surekli hareket halindedir. Canlilik acisindan oldukca zengin olan bu kisilerin cogu enerjisini spora kanalize ederek rekor kiran sonuclara ulasir. Cunku onlar sinirlarini zorlayan, kazalara ve yaralanmalara karsi hassas kisilerdir. Goz kamastiran sahne isiklari altinda dunyanin en mutlu kisisi olan Ates eli disa donuk bir ustunluge sahiptir. Bu kisiler neseli bir yapiya sahiptir ve sinirsiz yasama arzularini kolayca insanlara bulastirirlar. Disa donuk ve eglenceyi seven bu kisiler davetlerin vazgecilmez dinamizmi ve ruhudurlar.
Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Timur, yedi senede İran’ı hâkimiyeti altına aldı. Azerbaycan, Irak-ı Acem ve Irak-ı Arab’ı ele geçirdi. Yine 1371 ve 1379 yıllarında yaptığı seferlerle Harezm’i kendine bağladı. Timur, 1389’a kadar beş sefer yaparak Uygurları itaat altına aldı. Mülteci Altınordu Prensi Toktamış’a yardım edip, destekleyerek Altınordu hükümdarı yaptı. Toktamış Han, Emir Timur'a ihânet edince, 1390 ve 1391’de onu iki kere mağlup etti. İtil Irmağı doğusuna hâkim oldu. Daha sonra Hindistan üzerine de sefer açıp, 1399’da Kuzey Hindistan’ı zaptetti. Yaptığı bütün savaşları kazanan Emir Timur, 1400'de Ermenistan ve Gürcistanı,1401-1402’de Suriye’yi aldı. Halep ve Şam'ı da aldıktan sonra Memlüklüleri bozguna uğrattı ve 1401 Haziranında Bağdat'ı ele geçirdi. Daha sonra Yıldırım Bayezid ile yaptığı 1402 Ankara Savaşı sonunda bazı Osmanlı topraklarını hâkimiyeti altına aldı ve Osmanlıda 12 yıl sürecek Fetret Devri'nin başlamasına neden oldu. Böylece Çin’e ve Delhi’ye kadar bütün Asya’yı, Irak, Suriye ve İzmir’e kadar Anadolu’yu aldı.