Çalışkan olmanın yanı sıra fedakar olmanın elbette sana bazı bedelleri olacaktır ama sen zaten çook büyük kazançlar peşinde değildin mutlu bi yuvan o eski dostlarınla her akşam koyu muhabbetler edebileceğin bi mekan senin için fazlasıyla yeterliydi ama keşke hayat sen gibiler için biraz merhametli davransaydı o zaman sevdiğine de kavuşabilirdin gene de sen etrafın tarafından oldukça sevilen birisin buda sana sevgilinin hasretine dayanabilecek gücü ve kuvveti veriyor zengin ve mutlu yaşayamadın belki ama tebrikler namuslu ve şerefli biri olarak öleceksin :))
Evlilik kurumunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu nedenle evlenip evlenmeyeceğinizden emin değilsiniz. Bir yanınız bu kuruma kötü gözle bakmamaktan yana. Öte yandan hayat yolu çetrefilli... Yalnız yürümek kolay değil. Paylaşmadıkça da zevki yok. Size evlilik üzerine kafa yormuş biri gerekiyor. Olabilecek her türlü aksiliği öngörsün. Birikimiyle entelektüel beklentilerinize cevap versin. Onunla her türlü konuda konuşup fikir alışverişinde bulunabilin. Bilgi ve görgüsü ile çevresindeki herkesin saygısını kazansın. Ayrıca en iyi dostunuz olsun... Mutluluklar dileriz…
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Altı rakamı, etkileyici, romantik, tensel ve sevecendir. Eğer dengesi bozulursa, kendine dönük ve talepkâr olabilir. Elementi Ateş'tir. Sevecen, romantik ve sosyal insanlardır. Gösterişli ve titizdirler. Para konusunda aşırı uçlardadırlar. Kaba ve gürültücü insanlardan hoşlanmayan bu insanlar tam birer salon insanıdırlar.
Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz. Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz. Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini görebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz. Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz. Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz. Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz demektir. Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz. Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki 'ben' bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki 'ben'i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
İlkbahar, butun agaclarin, canlilarin uyandigi bir mevsimdir. Senenin dort mevsiminin en sevimlilerindendir. Kis mevsimindeki soguklardan cikan insanlar tarafindan, sevgi ile karsilanir. ilkbahar, hayatin bir silkinisi ve uyanisidir.ilkbaharda soguk bir mevsimden, ilik bir hava icerisine girilmektedir. Bu esnada gecislere cok dikkat etmeli, kis giyeceklerini hemen cikarip atmamali, yavas yavas vucut isisini degistirmeyecek sekilde elbiseler giyilmelidir.