Sen Cloud Strife'sın. Cloud Final Fantasy 7 'nin baş karakteridir.Silah olarak motorsikletinin içinde bulunan kılıçları kullanır. Tifa ile aynı kasabada yetişmiş olan cloud,13 yaşındayken hayalini gerçekleştirmek için shinra bünyesindeki askerlere katılmıştır.O zamanlar idolü sephiroth olsa da,bir görev esnasında Sephiroth'un onun kasabasını yakması, idolünden nefret etmesini sağlar.Daha sonrasında arkadaşı Zack ile beraber bir takım jenova projesi deneylerine tabi tutulurlar.Cloud bu deneylerden kafası allak bullak bir şekilde çıkar ve hafızası geçmişi hatırlayamaz hale gelir.Zack ile beraber kaçtıktan sonra, Shinra askerlerinin saldırısına uğrarlar.cCoud sağ çıkar,ama Zack o kadar şanslı değildir.Cloud,Zack'ın kocaman kılıcını kendisi alır.Yaşadıklarından sonra Midgar'a bir trenle dönerken,içlerinde Tifa'nın da bulunduğu, Barett Wallace tarafından yönetilen avalanche isimli,shinra karşıtı grupla karşılaşır ve oyuncular oyuna o andan itibaren dahil olurlar... advent children'da da rol alan cloud'un ff7'deki olaylardan sonra,geostigma adında gezegenin büyük kısmını etkisi altına almış bir tür hastalığa yakalandığı belirtilmekte. Ayrıca sevdiği kız olan Aeris'ide Sephiroth tarafından kaybetmiştir. Ve Aeris Cloud'un kollarında ölmüş , ve oda onu suların derinliklerine bırakmıştır
Alparslan Türkeş ve dava arkadaşlarının kurmuş olduğu partidir... Yakın tarihinde teşkilatlanarak kominizme karşı büyük bir mücadele vermişlerdir... Ülkü Ocakları adında teşkilatlanarak siyasi partilerin teşkilatlanmasının önemi vurgulamışlardır. Türkiye'de merkez parti olmadığı halde en çok oy alan partidir. MHP'liler kendilerini milliyetçi olarak tanımlarlar ve ülkelerinin çıkarları için yapmayacakları şey yoktur...
Sizin öfke tahtanız yanmış. Keskin sirke küpüne zarar deyip onu üşüyen ellerinizi ısıtmak için bir kereliğe mahsus kullanmışsınız. Sonra da bir daha asla ihtiyaç duymamışsınız. Geçmişinizi şöyle bir karıştırın, büyük bir öfke nöbeti geçirmiş olmalısınız. Çünkü o acı ama enerji veren tattan vazgeçmek her babayiğidin harcı değil. Fakat siz onun sahibine ne kadar zarar veren bir tahta olduğunu fark etmiş ve söküp atmışsınız yerinden. Sahip olduğunuz dinginlik başkaları açısından arada bir sinir bozucu bile olabiliyor. Öfkeden boşalan yere doğru gelişen ironi ağacınız zekânızla birleşip size özgün bir kişilik kazandırıyor. Aslında her şeyi eleştiriyor, ama hiçbir şeyin sizi kızdırmasına izin vermiyorsunuz. Kabulleniyor değilsiniz dünyayı olduğu gibi. Dolayısıyla, bir “Hint fakiri” olduğunuzu iddia edemeyiz. Ama öfkenin hiçbir şeyi tamir etmeyeceğini de biliyorsunuz… Ermiş sayılmazsınız ama ermemiş de değilsiniz…
Osmanli Devletini Osman Gazi kurmustu.Fakat onu teskilâtlandiran ve büyük bir devlet haline getiren Orhan Gazi idi.Orhan Gazi sari sakalli, uzunca boylu, mavi gözlü idi. Yumusak huylu ve merhametli, fakat yerine göre hiddetli ve secaatliydi. Fakirleri sever ve ulemaya hürmet ederdi. Son derece dindar, adaletli ve tebaasina kendisini sevdirmesini çok iyi bilirdi. Bizzat halk içine girer, onlarla yemek yer ve dertlesirdi.Hareketlerinde çok hesapli davranir ve hiç telâs etmezdi. Iznik'i fethettigi zaman hiristiyanlara göstermis oldugu insanca muamele,dillere destan olmustu.Orhan Gazi'nin her yönden büyük bir insan oldugunu sadece Türkler degil, barçok yabanci tarihçiler dahi tasdik etmislerdir.Orhan Gazi daha 15 yaynda iken harplere istirak etmis ve hayatinin büyük bir kismi harp meydanlarinda geçmistir. Babasindan 6.000 km. kare olarak teslim aldigi topraklari alti misline çikararak 95.000 km. kare yapmistir.Orhan Gazi bir devlet reisi sifati ile harplerde bizzat ordularinin basinda daima bulunmustur.ilk "Sultan" lâkabi da O'nun zamaninda kullanilmistir. Yine ilk Osmanli parasi da Orhan Bey zamaninda basilmistir. Müslüman Türkler Avrupa'ya ilk defa Orhan Bey zamaninda geçmislerdir. Istanbul'un Anadolu yakasi tamamen Orhan Bey zamaninda Osmanli topraklarina katilmistir.Orhan Gazi 1360 senesinde 79 yasinda vefat etmistir.
Oktay’ın enyakın arkadaşlarından, sır tutabilen, güvenilir bir çocuk. Konu arkadaşları olduğu zaman oldukça sert olan, ama konu aşık olduğu kız olunca, hiç beklenmeyecek derecede kibarlaşabilen biri. Arkadaşları uğruna her türlü fedakarlığı yapacak kadar arkadaşlarına bağlı… Arkadaşlarına aşırı düşkün, sert, eğlenceli, neşeli, esprili…
Dediğim dedik birisin,çoğunlukla düşüncelerini başkalarının da benimsemesini istiyorsun ve bunu yaparken de kaba ve kırıcı olmaktan çekinmiyorsun.Ağır,oturaklı,fazla konuşmayan,yeri geldiğinde susmayan,ciddi kişiliğinle tanınan birisin.Kendinden olmayan insanlarla yaşamayı sevmiyorsun,kibirlisin ve kendini diğer insanlardan üstün görüyorsun.Kız erkek ilişkilerine gelince;çok kıskanç ve sertsin,kesinlikle romantizm sana göre değil değil ayrıca ilşikide senin sözün geçerli,sen maçosun.Muhtemelen kundura ayakkabı,kumaş pantolon,gömlek giyiyor,tesbih sallıyor ve yere tükürüyorsun:D..Olaylar karşısında düşüncelerin çok net,tereddüt etmiyorsun,uzlaşmacı değilsin.Kavga,çatışma,gerilim gibi kavramlar tam sana göre..İdeolojik görüşün Totaliter rejim(faşizm);halkın egemenliğinin ortadan kalktığı ve baskıcı bir toplum yapısnı benimsiyorsun,bütün insanların aynı tip olmasını istiyorsun.
Seyirci değil .........T A R A F T A R... Bayramda değil.....K A R A G Ü N D E... Moda için değil.......F O R M A için... Kupa için değil.......A R M A için... Hava için değil.......S E V D A için... 90 dakika değil......Ö M Ü R B O Y U.. Yalanla değil..........K A N I Y L A... Ayrı ayrı değil........O M U Z O M U Z A... Şerefsizce değil......O N U R L A... Utanarak değil........G U R U R L A.. Eğilerek değil..........D İ M D İ K... Sefada değil............C E F A D A... Koltukta değil...........B E T O N D A... Minderde değil..........Ç A M U R D A... Skorda değil.............V E F A D A... Bazen değil..............H E R M A Ç T A... Yuhlayan değil.......... A L K I Ş L A Y A N... Oturan değil............. Z I P L A Y A N... Köstekle değil............D E S T E K L E ... Puroyla değil.............A T K I Y L A... Çekirdekle değil.........B A Y R A K L A... Muhabbetle değil........T E Z A H Ü R A T L A Kendine değil.............C İ M B O M A... Söverek değil............ T A P A R A K... İhanetle değil............ S A D A K A T L E... Zaferde değil.............H E Z İ M E T T E... Şampiyonken değil.....H A S R E T K E N... Görüntüde değil......... Ö L Ü M Ü N E... G A L A T A S A R A Y 'a bağlı yaşayanlara.... u l t r A s l a n... denir !..
Romatizmin kalbi Paris’te atıyor, sizin kalbiniz ise Paris’te atıyor, çünkü siz romantik bir “Paris”siniz. Aşkın, romantizmin, duygusallığın olmadığı bir dünya sizin için bir anlam ifade etmiyor. Her ne yaparsanız yapın aşkla yaparsınız; işinize aşkla sarılırsınız, en basit akşam yemeğini bile aşkla yaparsınız, işin içinde aşk yoksa “ben de yokum” diyenlerdensiniz. Siz ne yaparsanız yapın içinde aşk olduğundan dolayı herkesi büyülersiniz. Elinizin değdiği her yemek başka bir tat kazanır, ucundan kenarından bulaştığınız bir iş çok sayıda insanı büyüler. O yüzden kendine has tılsımı olan bir romantik olarak Paris’te kendinizi bulursunuz. Paris de sizde kendini bulur.
Kibirli, bencil ve aşırı baskın birisi olarak görülüyorsun. İnsanlar size hayranlık duyup sizin gibi olmak isteyebilirler ama size her zaman güvenmezler ve sizinle çok yakın ilişkide olmaktan kaçınırlar. Ama bu size bir karizma katıyor. Biraz daha alçakgönüllü olmayı deneyebilirsiniz:)
Kendinizi çok yalnız hissediyorsunuz, en kalabalık ortamlarda bile kendi dünyanıza çekilip yalnızlığınızı yaşıyorsunuz. Bu kadar ıssız olmak tamamen sizin tercihiniz. Diğer insanlar sizin enerjinizi tüketiyorlar gibi hissediyorsunuz ama bu gerçekten bir yanılsama. Bazı insanlar, sohbetleriyle, problemleriyle veya tamamen farklı hayat anlayışlarıyla sizi yoruyor olabilirler ama her insandan öğrenebileceğiniz bir şeyler olduğunu unutmayın. Yaşadığınız bazı kayıplar veya üzücü bir takım olaylar sizi bu yalnlızlığa sürüklemiş olabilir ama kısa sürede bu melankolik ruh halinden çıkmalı ve insan içine karışmalısınız.
Biraz rahatına düşkünsün. Kendini olayların içine çok fazla sokmuyorsun. Her zaman küçük iyilikler yapmayı tercih ediyorsun. Bazen bîr arkadaşının problemini dinleyebiliyorsun. Haklısın, bu çoğu zaman yeterli olabilir. Ama kimi zaman insanlara karşı daha ilgili olup sorunların çözümü için çaba sarfetmen gerekebilir.
Sürekli gergin bir tavır içinde olup küçücük bir olayı büyütebilen sürekli baskın karakteri oynayan ve bu yüzden de hayattan zevk alamayan cabuk yorulup cabuk yaslananlardansınız!!!!Kendinizi ifade edemediğiniz kişilere karşı duyduğunuz öfkeleri de çoğu zaman başkalarına aktaransınız!!!Acilen doğru iletişim yollarını bulmaya ve rahat bir kafaya sahip olmaya ihtiyacınız var... bu durumlarda her olayı akısına bırakın !!!!!