Güya sinsi sinsi bakınan, sinsi sinsi yürüyen, sinsi sinsi planlar kurup o sevimsiz sarı kuşu mideye indirmeye çalışan gayet salak ama müthiş sevimli siyah beyaz kedicik. Kırmızı burnunu ısırasım gelir sık sık. Bir de 'öksürük tıksırıp hapşuruk höksürük hıksırık' şeklinde uydurma bi öksürmesi vardır ki, hastasıyım...
Beyaz Show'da Tarkan'ı Görmek İstiyor. Tanıtımı; arkan 17 Ekim 1972 yılında Almanya'nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu ve 13 yaşında babası Ali Tevetoğlu'nun aldığı kararla Karamürsel'de Klasik Türk Müziği eğitimi almaya başladı. Önce liseyi Karamürsel Lisesi'nde bitirdikten sonra Karamürsel Musiki Cemiyeti ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti'nde genç yaşta müziğin temellerini özümsemiş oldu.
Herşey Spor/Sanat a olan yatkınlığınızı değerlendirebilmeye kalmış durumda dostum daha ne bekliyorsun sen yeteneklerinle doğmuşsun tek yapman gereken sahneye adımını atmak veeee şhow başlasın demek aslında şimdiden arkadaşların senden imzalı bi foto almaları gerek gelecekte çok karizma eder :)))
Sizin ruhunuzda sanatçılık var. Bir manzara seyretmektense bazen size gerçeküstü bir manzara resmine bakmak daha fazla keyif verir çünkü sanat çoğu zaman gerçekten daha kusursuzdur. Genellikle hayalinizde bir karakter yaratırsınız ve önce ona aşık olursunuz sonra da gerçek hayattan biriyle karşılaştığınızda hayalinizdekine ne kadar benzeyip benzemediğine bakarasınız. Bu yüzden çoğu kez olduğundan başka gözüken kişiler size çekici gelir çünkü bu türdeki kişiler sizin hayalinizdeki kişiyi azçok algılarlar ve kendilerini ona benzer bir karakter olarak gösterirler. "Tanıdığımı sanmıştım" lafı sizin genelde ilişkilerinizin bitiminde kullandığınız bir sözdür. Sizin gibi sanatçı ruhlu ve sevmeye açık birinin kalbini kazanmak her ne kadar kolay olsa da bunu sürekli kılabilecek kişi hayalinizdeki mükkemel sevgiliyi unutturup size gerçekliğin güzelliğini gösterebilecek kişidir. Bu kişiyi tanıdığınızda onu hatalarıyla sevmeyi öğreneceksiniz.
Sizinkisi akıllı olup bu dünyanın kahrını çekeceğime, deli olayım dünya benim kahrımı çeksin şeklinde yapılmış gayet bilinçli bir tercih. Olaylara, durumlara baktığınız mesafe, pek çok şeyi sıradan akıllılardan daha iyi görmenizi sağlıyor. Deliliğin verdiği cesaretle gözünüzü budaktan, sözünüzü dosttan da sakınmıyorsunuz. Lakin ısrarcı da değilsiniz. Bildiğinizi söylüyor, üzerinize düşeni yapıyor, çoğu zaman kimsenin cesaret edemediği atraksiyonlar geliştiriyor, fakat başkalarını düşüncelerinizin ve eylemlerinizin doğruluğuna inandırmak için de enerji harcamıyorsunuz. Kişiliğinizin en sevdiğiniz tarafı da yaratıcılığınız. Dünya sizin oyun alanınız. Arada bir çuvalladığınız oluyor. Ama takılmıyorsunuz. Nasılsa delisiniz…
Olum bu adi ustunde...43 sene sonra aramizda olmayacaksiniz buna uzulmedik degil.Ama elden gelen bisey yok.Bu kalan yillarinizi doya doya mesut sekilde gecirmeye bakin yoksa olum saatiniz geldiginizde keske diyeceginiz bir cok sey geride kalcak.Aklinizda olan seyleri biran once yapmaya koyulun....