Özgürlük anıtını yada times meydanını gördügünde içinde mutlulukla karısık tuhaf bir duygu hissediyormusun? new yorka bakarken iste yasamak istedigim sehir diyormusun? hiphop r&b favori muziginmi? los angeles,chicago,miami hayallerini süsleyen tatil mekanlarımı? o halde sen yolunu kaybetmis bir amerikalısın,hollywood filmlerini neden bu kadar seviyorsun hic düsündünmü...
Siz hayata iyimser gözlükle bakan, asil yaradılışlı, herkesi dost kabul eden,arkadaş canlısı,sıcak kanlı ve samimi birisiniz. Olduğunuz gibi görünmekten hoşlanıyorsunuz ve insanlara çabuk inanıyorsunuz. Mert olup onları incitmekten kaçınıyorsunuz. Haksızlık yapmak sizin için dünyadaki en son iş sayılır. Başka insanlardan da böyle olmalarını beklersiniz. Hareketli, neşeli ve nüktedansınız. Bulunduğunuz ortama çabucak uyarsınız. Espriler yaptığınız gibi beğenmediğiniz şeyleri de alaya alabilirsiniz. Genel olarak sözcüklerinizde acıtmayan ama insanlara dokunduran espriler yer alır. Hıncınızı sözcüklerle almayı istersiniz. Çift karakterli ve değişken yapınız sizi iki çeşit insan yapabilir. Birincisi duygusal ve içine dönük birisidir. Çekingen ve duyarlıdır. İkincisi ise cesur,ateşli,tedbirsiz
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Parlatıp da satamayacağınız herhangi bir ürün ya da hizmet yok. Bir şeyi parlatmak için öyle simlere, altın tozlarına vs. ihtiyaç da duymuyorsunuz… Neşeniz yetiyor. İnsanların mala mülke değil, gülmeye ihtiyacı olduğunu erken zamanda keşfettiniz. Kimseler tutamadı sizi. Aldınız hızınızı gittiniz… Önünüzde daha uzuuuuuun da bir yol var. Neşeniz bazen işinizi, insanları, ilişkilerinizi ciddiye almadığınız kanaatine neden oluyor. Hiç de öyle değil. Ekmek kapınızı da, ahbaplarınızı da, hatta bahçenizdeki börtü böceği de önemsiyorsunuz. Zaten bu yüzden uğraşıyorsunuz herkesin gözünün içi gülsün diye. Onlara hayatı akla gelmedik yönlerini gösteriyorsunuz. Zekânızla bin dereden su getirip keyiflerini yerine getiriyorsunuz. Arada taşlayıp, tapanlayıp kendilerine gelmelerini sağlıyorsunuz. Gene de yaranamadığınız, malınızı satamadığınız zamanlar olmuyor değil. Eh, siz zaten en çok kendinize gülüyorsunuz.
Siz umudunuzu yasamak istediginiz aski nefes alip verdiginiz sehirde aramakla zaman kaybediyorsunuz.Cunku hayatinizin aski sizinle ayni havayi solumuyor ayni sehirde sizinle yasamiyor.Siz artik kendinizi onu bulmak icin sartlandirin.Yoksa bosa zamaninizi harciyacaksiniz boyle.Uzaklarda aradiginiz ask bulmaya ve olesiye yasamaya calisin...
Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz. Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek sağlıyorsunuz. Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz. Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir ya da kendi diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz. Aşırı ciddi olduğunuzda ya da fazla rahat hissettiğinizde kişisel gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacaklarını bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır. Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz ya da kişisel hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz hayallerinize uyum göstermek zorundadır. Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz demektir.